Bize de "Kelebek" lazım

Abone Ol

Bazen bu köşede size yazabilecek bir konu bile bulamıyorum. Bazen de gündem yoğunluğundan ne yazacağımı şaşırıyorum. İşte bu yazıda o yazılardan biri…

İki hafta önce televizyon başında "Altın Kelebek" ödül gecesini izledim pür dikkat. Verilen ödüller, ödül alan isimlerin heyecanı, konuşmaları ve tahminlerimin çoğunun tutmasına odaklanarak izledim geceyi.

Sonra da kendi kendime dedim ki bizim neden bir ödül törenimiz yok?

2015 yılının son günlerini yaşarken çok önemli kurumlar yılın "en"lerine ödüllerini teslim ediyorlar. Malatya için de çok geç kalınmış değil aslında.

Malatya'da iyi işlere imza atan, büyük aşkla işini yapan medya ve siyaset sektöründen çok isim var ödül almayı hak eden.

Örneğin yılın en iyi gazetesi, en iyi siyasetçisi, en iyi sabah programı, en iyi haber muhabiri, en iyi haber kameramanı, en iyi sporcusu, onur ödülü derken bu liste istediğimiz kadar uzar gider…

Malatya Valiliği Basın Müdürlüğü, Basın İlan Kurumu yetkilileri bu işe bir el atıp bence en iyisini yaparlar. Kimsenin müdahale etmeyeceği, torpilin, art niyetin, kin ve nefretin geri planda bırakılacağı, küskün isimlerin saf dışı kalmayacağı sadece hak edenin, işini iyi yapanın ödüllendirileceği bir organizasyon iyi gelecek bizim sektöre.

Çünkü bizler uzun yıllardır işimizi sadece sevdiğimiz için yapıyoruz ve tahmin bile edemeyeceğiniz zor şartlarda çalışan meslektaşlarım, büyüklerim var.

Üstelik bizler öyle zannedildiği gibi uçuk rakamlar alarak yapmıyoruz bu işi, işte tam da bu yüzden emeklerimizin karşılığını küçük bir heykelcikle taçlandırmak herkesi mutlu edecek.

Birkaç aylık derneklerin düğün salonlarında verdiği ödüllerden bahsetmiyorum, tüm Malatya camiasını toplayacak, ödül verenin, ödül alanın bol olduğu, saygı ve hoşgörünün ön planda olduğu resmi bir geceden bahsediyorum.

Bana destek çıkacak, hak veren, kamçılanmak isteyen birçok arkadaşımın olduğundan emin bir şekilde yazıyorum bu yazıyı.

Prosedürünü tam olarak bilmiyorum ama her kurumdan bir temsilci seçilir, plan, program hazırlanır, adaylar belirlenir, oylamaya sunulur ve sade bir tören düzenlenerek bizim "Altın Kelebek"ler teslim edilir.

"O'na ödül vermeyin yoksa gelmem, şu şunun akrabası ödül vermek zorundayız, buna ödül vermezsek ayıp olur, o adam gelmesin, benim husumetim var o ödül almasın" kaygılarından, kirli oyunlardan, küçük hesaplardan, alışılmış düzenden uzak durularak yeterince adil ve tarafsız hazırlanan bu ödül töreni belki bir ilk olacak ama eminim ki resmiyet kazanarak her sene gelenek hâline getirilecek.

Fena mı?

Tatlı rekabete de sebep olacak aramızda…