BIRAKIN HAYAL ETMEYİ TASAVVUR BİLE EDEMEZDİK

Abone Ol

Futbolda geçen 10 yılı aşkın sürede diplerde gezinip, çektiğimiz onca ıstırap nihayet sona erdi.

Belki efsane Malatyaspor’a kısmet olmadı ve belki birilerinin içine tam sinmedi ama beklediğimiz diriliş nihayet gerçekleşti.

Yok, bu öyle yiğidi düştüğü yerden kaldıracağını söyleyenlerin yiğide asıl öldürücü darbeyi yine kendilerinin vurduğu yapay bir diriliş değildi! Bu, şehrin dinamiklerinin olağan bir şekilde kendi kendine harekete geçmesiyle başlayan bir diriliş oldu.

3 ya da 5 yıl önce tahmin bile edemeyeceğimiz bir noktaya doğru hareket halinde oluşumuzu bazıları normal gibi görse de aslında hiç de normal olmadığı bilinen bir gerçek. Çünkü öyle bir düştük ki, bir daha bırakın oradan çıkmayı, nefes almamız bile mucizeydi!

Geçenlerde Nurettin Soykan Tesisleri’nde takımın antrenmanını izlerken düşündüm aslında yukarıda yazdıklarımı.

Parasızlık, çaresizlik, akılsızlık, iş bilmezlik gibi, hepsinin aynı anda, aynı süreçte bir araya geldiği bir memleketin takımının karanlığa gömüldüğü o tesislerde, bu kez umut vaat eden fotoğraf karelerine şahit olduk.

Nerden nereye… Süper Lig’desin, tesislerin o biçim, başında iyi -kötü bir yönetim var ve en önemlisi de arkanda dağ gibi duran bir şehir…

Valla hayal gibi ama gerçek. Bir zamanlar bunların hepsi bize o kadar çok uzaktı ki, bırakın hayal etmeyi tasavvur bile edemezdik.

Şimdi nerden girdin bu mevzuya diyeceksiniz.

Şuradan… Malatya bir şehrin kalkınması noktasında büyük önem taşıyan dinamiklerini hiç olmadığı kadar iyi çalıştırır bir duruma geldi.

Bu fırsat belki de yüz yılda bir gelecek bir fırsat. Ben derim ki bunu sonuna kadar kullanalım ve kalıcı hale gelmesi için elimizdeki tüm olanakları kullanalım. Nasıl mı olacak? Olumlu eleştiriyle, birlik beraberlikle, elimizden gelen çabayı sergileyerek…