Bir Türk’ü tutturduk

Abone Ol

Bu hafta köşemde Azerbaycanlı bir Türk kardeşimizi ağırlıyorum. Türk Dünyası ile ilgili yaptığımız sohbetten umarım sizlerde en az benim kadar keyif alırsınız.

Öncelikle hoş geldin Vüsal. Biraz kendinden bahseder misin? İsmin ile başlayalım istersen?

Vüsal Alişanov 1999 da Azerbaycan’da doğdum.

İsmin Vüsal ancak Türkiye’de Ünsal diyorlar. Yadırgıyor musun bu durumu?

Aslında başlarda yadırgıyordum ancak Türkiye Türkçesinde telaffuzun zor olması yavaş yavaş beni Ünsal yaptı. Ben de bu duruma alıştım diyebilirim.

’TÜRKİYE’Yİ ÇOCUKLUK ARKADAŞIMDAN DİNLEYİP GELDİM.’’

Azerbaycan’dan ayrılıp Türkiye’ye yerleşme sürecinden biraz bahseder misin?

Profesyonel judo sporcusuydum. 16 yaşında bir sakatlık geçirdim. Doktorlar Spora devam edemeyeceğimi yoksa kalıcı sakatlık yaşayacağımı söylediler ve sporu bıraktım. Eğitim hayatıma ağırlık vermeye karar verdim. Çocukluk arkadaşım Türkiye’de okumuştu ve onun Türkiye’yi hayranlıkla anlatışı bende de bir merak uyandırdı ve Türkiye’ye gelmeye karar verdim. Ailem Azerbaycan’da okumamı isteseler de ben Türkiye’de tahsil görme konusunda ailemi zor da olsa ikna ettim.

Ayrılmaya karar verdiğinde birkaç ülke içinden mi Türkiye’yi seçtin?

Azerbaycan’dan ayrılmaya karar verirken aklımdan Türkiye’den başka bir ülke geçmedi.

Daha önce Türkiye’ye gelmiş miydin?

Türkiye’ye daha önce hiç gelmedim.

Türkiye’ye gelmeden önce nasıl bir Türkiye hayal ediyordun? Umduğunu bulabildin mi?

Aslında ben İzmir’i daha doğrusu Batı Anadolu’yu dinleyerek ve araştırarak geldim. Yaşam standartlarının Azerbaycan’dan farklı olmadığından emin olarak geldim. Önce Malatya İnönü Üniversitesine gelip Türkçe eğitimi aldım. Sonra Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünü kazandım. Hala buradaki eğitimime devam ediyorum.

Türkiye’de seni en çok şaşırtan şey neydi?

Dediğim gibi Batı Anadolu yaşantısı ile Azerbaycan arasında bir fark yoktu ama ben Türkiye’de eğitim hayatıma Türkiye’nin doğusunda başladım. Doğudaki dağlar çok fazlaydı ve ben buna hiç alışkın değildim. İlk izlenimimde ‘’ben nereye geldim’’ diye sordum. Mütedeyyin insanların yoğunlukta olduğunu gözlemledim. Türkiye’de kadınların tütün ürünlerine olan ilgisi Azerbaycan’dan çok fazla. Bakü dışında nüfusun yoğun olduğu bir şehir bulamazsınız Azerbaycan’da. Ancak burada gezdiğim bütün illerde il nüfus oranları çok yüksek.

Hangi illeri gezme fırsatı bulabildin?

Trabzon, rize, samsun, Giresun, malatya, Kahramanmaraş, sivas, Şanlıurfa, Kırşehir, Kırıkkale.

‘’FARKLI İNSANLARIN ANADOLU’DA SAĞLADIĞI BÜTÜNLÜK HAYRAN OLUNACAK DÜZEYDE.’’

En çok ilgini çeken şehir hangisi oldu?

Şanlıurfa’nın farklı bir demografik yapısı vardı. Büyüleyici bir şehirdi. Mağara evlerini uzun uzun inceledim. Dil konusunda da ilginç bir şekilde Azerbaycan Türkçesine yakın ifadelerle karşılaştım. Ancak burada belirtmek isterim. Kırsal kesimde konuşulan dil Azerbaycan Türkçesine çok yakındı ve bu beni içten içe mutlu ediyordu. İller arası kültürel farklılıklarda ayrı bir ilgi çekici konuydu. Birbirine benzemeyen insanların Anadolu’da sağladığı bütünlük hayran olunacak düzeyde.

Türkiye’ye geldiğin için hiç pişman oldun mu?

Hayır, kesinlikle hiç pişman olmadım. Zaten Anayurdumda gibi hissediyorum Türkiye’de kendimi.

Ailenle ilgili bize nelerden bahsetmek istersin?

Aile büyüklerimin hepsi iyi derecede Rusça konuşur. Ancak ben Rusça bilmiyorum.

‘’AİLE BÜYÜKLERİM ÇOK İYİ RUSÇA KONUŞTUKLARI HALDE BENİM ÖĞRENMEMİ İSTEMEDİLER’’

Çok ilginç bunu biraz açar mısın?

Ailem Türk milliyetçisidir. Rusça öğrenmemi istemediler. Türkiye’ye geliş sürecimde de annemden ziyade babamın büyük desteği oldu. Türk’e ve Türkçeye verdiği değerden kaynaklandığını düşünüyorum.

Mesela Türkiye değil de Türkistan’a ya da diğer Türk devletlerine gitmeye karar versen de babandan aynı desteği bulabilir miydin?

Kesinlikle evet.

‘’KONU TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ İSE TÜRKİYE BAŞI ÇEKİYOR.’’

Sence Türkiye’yi diğer Türk Devletlerinden ayıran bir özellik var mı?

Türkiye’nin diğer Türk Devletlerine nazaran asimile olmayan bir demografik yapısı var. Sovyet Rusya’nın etkileri diğer ülkelerde bariz bir şekilde gözlemlenebiliyor. Açıkçası eğer konu Türk Milliyetçiliği ise Türkiye başı çekiyor diyebilirim.

Son zamanlarda biliyorsun Türk Birliği kuruldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsun?

Geç kalınmış bir karar olarak değerlendiriyorum. Bugüne kadar gecikmesini Rusya’ya bağlıyorum. Rusya’nın diğer Türk devletleri üzerindeki baskıcı politikaları maalesef bu süreci hep erteledi.

‘’KARABAĞ SAVAŞI TÜRK DEVLETLERİNE GÜVEN TELKİN ETTİ.’’

Peki ne değişti?

Türk devletleri son otuz yılda bağımsızlığını kazanmaya başladı. Türkiye’nin özellikle Karabağ savaşında Azerbaycana vermiş olduğu destek diğer ülkelere de güven telkin etti. Bu da birliğin kurulması sürecini hızlandırmış olabilir diye değerlendiriyorum.

‘’TİCARET YOLLARINI TÜRKLER KONTROL EDECEK.’’

Önümüzdeki yüzyıl Türk dünyasını nerede görüyorsun?

Çin’den Avrupa’ya uzanan ticaret yollarını Türk Birliğinin kontrol edeceğini öngörüyorum. Bu süreç Birlikte yer alan bütün devletlerin hızla büyümesini sağlayacaktır. Yüzyıla endekslemek pek doğru olmaz yüzyıllar boyunca Türklerin bölgesel güç olacağını düşünüyorum.

Sosyal medyanın gücüne çok inanıyorum. Türk gençliğinin uyanmasında büyük bir rolü var. Dayatılan bilgilerle algı operasyonlarıyla yönlendirilen bir gençlik değil, araştıran bir Türk gençliğinin uyanışından söz edebilirim. Rusya’nın ötekileştirme politikalarının birer birer yıkıldığını önümüzdeki süreçte göreceğiz.

Uygur Türklerinin Çinin baskıcı politikaları ile yıldırılmaya çalışılması ile ilgili neler söyleyeceksin?

Bu mesele Türk dünyasının kara lekesi bence. Ancak Türk birliğinin yükselmesi bu problemi de kendiliğinden çözüme kavuşturacaktır.

Milliyetçi bir Türk genci olarak akranlarına bir çağrı yapacak olsan neler söylersin?

Türk Tarihini araştırmalarını tavsiye ederim. 600-700 yıl önceye bile gitsek potansiyelimizi görebiliriz. Araştırıcılar aynı ağacın dalları olduğumuza şahitlik edecekler. Okudukça ve araştırdıkça büyük uyanışın birer neferi olacaklarından hiç şüphem yoktur.