Bir taşla 10 kuş!

Abone Ol

Bizler her ne kadar Yeni Malatyaspor’un bu sezon küme düşme gibi bir ihtimali yok desek de bunun matematiksel olarak sağlanması için bazı karşılaşmaların önemi büyük oluyor.

Karabük maçı da Malatya için bu önemi taşıyordu.

Mücadelenin hakkını vererek 3 puan aldı Yeni Malatyaspor. Küme düşmesi kesinleşmese de artık havlu atmış Karabükspor mağlubiyetlere teslim olmuş. Doria’nın golünden sonra skor 5 – 6 olurdu ama zevk yapmayla, duygusallığı ön planda tuttu Malatyasporlu oyuncular.

Maçtan sonra bu konuyla ilgili konuşan Erol Bulut bana göre çok haklıydı. Son 15 dakika mahalle maçına döndü. Bu noktada taraftarın tepkisi de, hocanın eleştirisi de, sahadaki oyuncunun ruh hali de normal.

Küme düşmeyi kabullenmiş bir takıma karşı iyi motive olmuş, kadro tercihi konusunda uygun maçı seçmiş ve ona göre riskler almış Erol Bulut, bir taşla 10 kuş birden vurdu. Hem bazı oyuncularını hem de 3 puanı kazandı.

Günün iyilerine gelince...

Bu hafta bonkör davrandım.

3 isimli, 3 mevkili Rahman Buğra Çağıran ile başlayalım.

Oynadığı bütün maçlarda takımına katkı sağlamaya çalışan Rahman Buğra’nın bu müsabakada da yıldızının parladığını gördük. Belli ki iyi çalışıyor ve oynadığı hiçbir mevkii yadırgamıyor. Karadeniz insanının inatçı yapısını oyun kimliğine yansıtmış bence iyi de yapmış. Yolu çok ama çok açık...

Bu sezonun beni en çok yanıltan oyuncusu Murat Yıldırım. Açık konuşmak gerekirse bir alt ligden Bursaspor’a sıçrama yaptığında herkes ondan çok şey bekliyordu. Sonra yine TFF 1. Lig’e döndüğünde artık bu ligin oyuncusu olduğu algısı oluşmuştu. Murat’ın bu inişli-çıkışlı grafiği Malatyaspor’la yerini istikrara dönüştürdü. Onu izlerken tribünde yoruluyorum. Şu performansıyla Malatya şehrine uzun yıllar katkı sunacağa benziyor.

Adem Büyük Malatyaspor’a çok şey katıyor. Bir defa takımın en kreatif oyuncusu. Karabük müsabakası gösterdi ki Adem futbolu özlemiş. Öne çıkışlarda top ayağına değmese hücum şekillenmiyor. Malatya’yı sahiplenişi ve saha içersindeki liderliği takdire şayan. Son dakikadaki pozisyon belki akılda kaldı ama direkten dönen müthiş füzesi gol olsa bugün Quaresma’yı değil Adem’i konuşacaktık.

Doria’nın yalnızca 10 hafta sonra gideceğini bilmek bile üzüyor insanı. Bu kadar kısa sürede bu kadar uyum sağlayan başka bir oyuncu bulamazsınız. Kalitesini konuşmaya gerek yok! Hem dengeli hem de teknik özellikleri yüksek bir stoper. Sadık ile beraber iyi bir ikili olurlar. Keşke kulübün oyuncusu olsa da Sadık ile beraber bu takımın omurgasını oluştursalar. Attığı gol de Doria’nın Malatya’yı küçümsemeden sahiplenişinin armağanı.

Bunca methiyeden sonra ne gerek vardı bunu yazmaya diyeceksiniz biliyorum.

Erol hoca Azubuike’yi düşen formundan dolayı kulübeye çekti.

Belli ki ona ceza vermek istemiş.

Hem de ne ceza ama.

Azu kenarda otururken, bana göre BAL Ligi futbolcusu bile olmayan Sadio Diallo sahaya 11’de çıktı.

Azu’ya bundan daha güzel bir ceza verilemezdi.

Neyse ki Erol hoca cezayı Azu’ya verdiğini hatırladı ve şehre bedel ödetmemek için Sadio’yu ikinci yarı oyundan aldı. Allah aşkına oyunun hangi bölümünde gördünüz adamı?

Sadio ve Dia Yeni Malatyaspor’un kadrolu bankamatik futbolcusu.

5 kuruş vermeden servet kazanıyorlar.

Şans oyunları oynayan birinin hiç olmazsa kazanması için kupona para yatırması lazım.

Bunlarda o da yok.

Hep kazanıyorlar ve hiç vermiyorlar!