‘Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’

Abone Ol

Bizler üç beş yıllık bir ülke değiliz. Köklerimiz binlerce yıl öncesine dayanıyor. Bizler hep bir olduk, birlik olduk ve bu coğrafyada hep birbirimize tutunarak yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. Güzelim Anadolu’nun kapılarını bu millete açan cennet mekan Sultan Alparslan ile başlayan ve daha sonra üç kıtaya yayılan onlarca etnik unsuru bünyesinde barındıran Osmanlı İmparatorluğunu biz bu kardeşlik ruhu ile kurduk ve yücelttik.

Şimdi üç beş tane sırtlan diyor ki; biz ayrıyız bizim toprağımız, kültürümüz, insanımız ayrı. Kendi kolluk kuvvetlerimiz olmalı, polisimiz, yargımız olmalı. Şöyle bir geriye bakıyorum da 2002 sonrasında bu devlet ne vermedi ki Doğu halkına, neleri eksik kaldı?

Vali sırtında beyaz eşya taşıdı, deprem oldu bir ülke varını yoğunu seferber etti. Tabiri caizse bu devlet Doğu’nun makus talihini değiştirdi. Hava limanından otoyollara, hastanelerden okullara tepeden tırnağa her şeyi yeniledi. Her şeyden önemlisi insan olduğunu hatırlattı. Artık bu saatten sonra yöre ve bölge halkı ya tamamen PKK’ya ve uzantısı olan HDP’ye sırtını dönecek ya da aynı gemide boğulacaklar, başka yolu yok.

Eğer bu millet 2 günde 32 vatan evladını toprağa veriyorsa her şeyini verir. Artık bölge halkı her şeyin farkına varmalı sokaklarına hendek kazanlar, tuzak kuranlar aynı yörenin insanı. Polis merkezine gündüz 11.00 sıralarında PKK’lılar saldırıyor, bir polis memurunu şehit ediyor. Polis karşılık verip iki tane terörist öldürüyor, yöre halkı polise tepki gösteriyor. O zaman kusura bakmayacaksın aynı kurşun seni de deler geçer. Doğusuyla batısıyla bu vatan hepimizin ve inanın hepimiz birbirimize sarıldığımız sürece bu vatan yaşanabilir bir hale gelecek. Masum çocukların gözü önünde aracı tarayıp polis babasını şehit ederek, eşinin yanında askeri şehit ederek siz bu ülkeden bir şey koparamazsınız, kimseyi de korkutamazsınız.

Bizler işittik ve iman ettik, “Allah yolunda öldürülenlere 'Ölüler' demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.” Bize bundan daha kutlu bir yol yok!

Bundan birkaç gün önce sahile vuran özellikle Suriyeli bir çocuk bütün dünyayı derinden sarsmıştı. O çocuk neden o gün o sahile vurdu? Çünkü babası onu iç savaş yaşanan ülkesinden ölümden kurtarmak için buralara kadar getirmişti. Şimdi soruyorum Kürt kardeşim sen bugün askerine, polisine sahip çıkmazsan PKK’yı desteklersen sende yarın başka ülkelere kaçmak zorunda kalacaksın. Aynı sonu sende yaşayacaksın, çünkü yaşadığın topraklarda taş üstünde taş omuz üstünde baş kalmayacak.

Artık silkelen ve kendine gel. Bırak artık bu PKK denen aşağılık, kan emici örgütü. Eğer sen bugün bu mesafeyi koymazsan bugün sana uzanan devletin şefkat eli yarın yumruk olarak suratına iner.

Bu vatan kolay kazanılmadı. Bu millet bu topraklar için çok bedeller ödedi ve ödemeye devam ediyor. Etrafımız kan ve gözyaşıyla her gün bir kez daha yoğruluyor. Uyanalım artık devletimize hiç olmadığı kadar sahip çıkalım.

Mehmet Akif Ersoy’ un şu sözü her şeyin özeti aslında: “Girmeden bir millete tefrika, düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”

Haykıralım dostlar susmayalım. Bu ülkeyi Suriye’ye Irak’a çevirmeye kalkanlara bu milletin parçalanmayacağını bir kez daha gösterelim.

Aziz ve kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet, geride bıraktıkları yetim ve ailelerine sonsuz sabır diliyorum. Rabbim şefaatlerinden mahrum bırakmasın…