Bir haftalık panorama

Abone Ol

Aman Allah’ım nasıl hareketli bir hafta idi anlamadım.

İmralı görüşmeleri, Feto ve 28 Şubat operasyonları, Ukrayna ve Rusya barış görüşmeleri, Ak Parti Büyük Kongresi, Erdoğan-Zelenky, Trump-Zelensky, Zelensky-Starmer, Londra Liderler zirvesi görüşmeleri bakalım daha neler yaşayacağız.

İMRALI ÇAĞRISI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim'de PKK lideri Abdullah Öcalan’a, örgütü lağvetmesi koşuluyla, "Umut hakkı için başvurması ve TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması" için çağrı yapması, Türkiye'de büyük yankı uyandırdı. MHP’liler, Bahçeli’nin çağrısını “milat” olarak nitelendiriyor. Siyasi partilerde çağrıyla ilgili farklı değerlendirmeler de yapılıyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, 31 Ekim 2024 günü TBMM’de DEM Partili yöneticilerle el sıkışmasıyla başlayan Ekim ayı, yeni müzakere süreci tartışmalarıyla birlikte siyasette sürpriz gelişmelere sahne oldu.

Bahçeli’nin tarihi çağrısına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üst perdeden destek verdi.

Dem partili yetkililerce bir heyet oluşturuldu. İçinde Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Türk’ün olduğu heyet İmralı ve akabinde Kuzey Irak  ve Suriye de görüşmeler gerçekleştirdi.

Geldiğimiz nihai noktada Abdullah Öcalan,  "ömrünü tamamladığını" söylediği örgüte silah bırakması ve kendini feshetmesi çağrısı yaptı. Örgüt de bu çağrıdan iki gün sonra ateşkes ilan etti.

Süreç ile ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Edirne Kapalı Cezaevi'nde bulunan  HDP  eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Bahçeli sürece katkı sunması ile ilgili Selahattin Demirtaş’a teşekkür etti.

MHP Lideri Devlet Bahçeli çıtayı daha yukarıya çıkararak Dem Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve Mardin Büyükşehir Belediye eski başkanı Ahmet Türk ile görüştü.

Süreç tam bir barış ve bahar havasında devam ediyor.

PKK yürütme komitesi çağrıya tamamen katılmakla beraber bazı şart ve çekinceleri de sıralıyor.

‘’Fakat başarı için demokratik siyaset ve hukuki zemininde uygun olması gerektiğinin altını çizmek istiyoruz.’’

‘’Kongre toplamak için hazır olduklarını ancak bunun gerçekleşebilmesi için uygun güvenlikli ortamın oluşması ve kongrenin başarısı için de Öcalan’ın bizzat yönlendirmesi ve yürütmesinin gerektiğini’’ belirtiyor.

Sayın Bahçeli 22 Ekim 2024 günü başlattığı sürecin arkasında ve takipçisi olacağını, bu ısrarlı tutumu ile her gün bir çıkış ile kamuoyunu şaşırtıyor.

Temennimiz bu sürecin sekteye uğramadan nihai sonuca varması…

Velev ki, süreç yönetilemedi ve 2013 yılında başlatılan barış süreci ile aynı akıbeti yaşadı.

Ben yine de Bahçeli’nin başlattığı süreci kıymetli görürüm. Bahçeli ön almış durumda… Örgütün argümanlarını yok etmiş olfdu ki, bu çok kıymetli…

Süreç ile ilgili Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan; ‘’Ya silah bırakacaklar ya da silahları ile gömülecekler’’ sözü daha sert olarak anlaşıldı.

Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile ilgili PKK terör örgütü kongreyi toplayıp silah bırakacaklarını,

Kendilerini feshedeceklerini açıkladılar.

Sayın Bahçeli tarafından başlatılan süreç;

Başarılı olacak mı?

Örgüt tamamen kendini feshedip  silah bırakacak mı?

3. Dünya savaşı hazırlıkları yapılıyor iken süreç baltalanırsa Türkiye kendini nasıl konumlandıracak?

Örgütün Suriye kanadı olan YPG/PYD kanadı buna ne kadar oyacak?

ABD örgüte verdiği destekler ve silahlar için nasıl bir yol izleyecek?

Feto ve 28 Şubat zihniyeti hala temizlenmemiş iken başarı şartı nedir?

Bütün bu sorular cevabını zamanla almış olur,  barış ve huzur dolu bir kardeşlik ile küresel güçlere meydan okuyan bir Türkiye inşa edilir beklentisi hasıl olur inşallah…

ABD ve AB HAMLELERİ

Ukrayna- Rusya savaşı nedeniyle ABD Ukrayna’ya büyük yardımlar gönderdi. Trump iktidar olunca ‘’ben bu savaşı bitireceğim’’  deyip  Rus lider Putin ile anlaşarak yardımlar karşılığında değerli madenlerine göz dikti.

Zelensky’e itibar suikastı tiyatrosunu izledik. Zelensky ise tiyatroculuk yeteneği ile önceden bilerek tasarlanmış çıkışlar ile Trump’ı egale etmeye çalıştı. ‘’sizin okyanus manzaranız gün gelecek değişecek’’ mesajı verdi.

ABD’den ayrılır ayrılmaz küresel güç sahiplerine koştu. İngiltere, oradan savaş kazanmış bir lider edası ile karşılandı. Tüm AB ülkeleri Zelensky’e destek açıklaması yaparak ABD ve AB savaşı başlatmış oldular.

Sonu nereye evrilecek derseniz iş 3. Dünya savaşına kadar gidecek  ve Ukrayna’yı Osmanlı İmparatorluğu’nda olduğu gibi pay edecekler.

Zeelensky’nin Türkiye ve ABD ziyaretleri bize mükemmel bir devlet aklımızı gün yüzüne çıkardı. Geçmişi 249 yıllık olan ABD devlet aklı ile geçmişi M:Ö: 1050 yılına kadar giden Türkiye devlet aklı ortaya çıktı.

Biri ziyarete gelen devlet başkanına çocuk muamelesl yaparken bir diğeri köklü devlet geleneği aklı ile misafirini şemsiyesi altına aldı.

Zelensky’nin Biden gibi küreselcilerden vazgeçmediği anlaşıldı. Kendisine bu aklı verenlerin küreselciler olma ihtimali yüksek…

Tahminim o dur ki, Zelensky Putin’e hakaretlerde bulunduğundan Trump  o tepkileri vermiş…

Elbisen yok mu gibi çıkışlar…

Trump kral Salman gibilerine takım elbise sormuyor. Herkese parası kadar değer veriyor.

Oval ofiste Zelensky’e baskı ve itibar suikastı yapıldığı su götürmez, aynı Oval Ofis’te Zeelensky de küresel güçlerin üflemesi ile çıkışlarda bulundu. Son nokta olarak Zelensky anlaşmaları imzalamaya hazırım açıklaması yaptı.

TEŞKİLATLAR DA NELER OLUYOR?

Ak Parti 23 Şubat 2025 günü Büyük Kongresini gerçekleştirdi. Büyük katılım ve destek ile…

A takımının % 75’ni yeniledi. Rahmetli Özal’ın ‘’dört kutbu birleştireceğim’’ mantığı ile yeni isimler A takımına dahil edildi.

Bütün bunlar yaşanırken yerelde teşkilatlar ne yapıyor, nasıl çalışıyorlar, kuruluş ruhuna uygun teşkilatçılık yapılıyorlar mı, Reis’in çağrılarına ne kadar uyuluyor?

… Gibi soruların cevapları net verilirse umarım hakikat ortaya çıkar.

23 Şubat günü yaşanan bir hadiseye çeşitli sorular sorarak vurgu yapıp en uzun yazımı sonlandırmak istiyorum.

23 Şubat günü yapılmış olan Ak Parti Olağan Büyük Kongresine giden teşkilatlar ne kadar katılım sağladı?

Bu teşkilatlardan hangisi Ankara’dan saat 09.00 da geri dönüş yaptı?

Reis saat 11:30 da konuşma yapacakken neden Ankara’yı erken terk ettiler?

Bu teşkilatlar saat 11.00 civarı nerde yemekler yediler?

Aynı teşkilat veya teşkilatlar, genel merkezce aranmalarına rağmen neden geri dönmediler?

Kongrenin yapıldığı saatlerde oy kullanacak olanların hangi AVM de gezdiklerini bilmelerine rağmen genel merkez veya il teşkilatları neden suskun?

Bu teşkilat veya teşkilatlara neden hala istifa çağrısı yapılmıyor?

Yerel seçimlerde söylemi tamamen rakip adayına yarayan teşkilat var mı?

Yerel seçim çalışmalarında karşı taraf adayı ile danışıklı dövüş yapan  teşkilatlar var mı?

Halkı etnisite üzerinden ötekileştiren teşkilatlar neden hala görevdeler?

Bu ve benzeri soruların cevapları ve gereği elzemdir.

Herkese hayırlı ramazanlar…