Amerika otuz yıl önce Irak’a girmeden Iraklıklara beşer dolar dağıtmıştı.
Halkı Saddam Hüseyin den kurtulmak için umut olarak Amerika’yı bağıra çağıra ülkelerini işgal etmeye çağırdılar.
Yoksul ve kalabalık nüfusu olan ailelere yüzer dolar verdiler gizliden gizliye.
Çoğu kez de açıktan dağıttılar.
Halk doları avucunda görünce heyecanlandı Conileri kucaklayarak öpmeye başladılar.
Zevkten dört köşe olmuşlardı.
Derken Saddam idam edildi, Irak işgal edildi ve sonra Iraklı genç kadınlara genç kızlara Amerikan askerleri tecavüz etmeye başladı.
Karşı çıkan Iraklı erkekleri çırılçıplak soyarak köpeklere saldırtarak üstlerine çıkarak asker pozu verdiler.
Iraklı muhalifler kucak açarak ve naralarla zılgıtlarla çağırdıkları Amerika’nın kendilerine zulüm ettiklerin gördüklerinde iş işten geçmiş ülke canlı bombalarla birbirine kırdırılırken parçalanmış…
Amerika söylediği yalanlarla istediğini almış ne kadar değerli tarihi kitap, heykel, para, altın varsa hepsini ülkesine taşımıştı.
Ve sözde Irak’a demokrasi getirmişti.
Irak şimdi başına vuruyor ve Saddam Hüseyin günlerini arıyor.
* * *
Şu bir gerçek ki Amerika ve Avrupa ve tabi ki İsrail Erdoğan dan son derece rahatsızlar.
Bunu da açık açık söylüyorlar.
Özellikle Amerika, tam bağımsız ve gelişen, büyüyen, ilerleyen ve modern bir ülke konumuna getirdiği için Erdoğan dan kurtulmak için yollar arıyor.
“Erdoğan gitmeli” diyor ABD başkanı Bıden.
“Dostlarımızı destekleyeceğiz” diyor.
Dostlar!
Otuz yıl önce oğul Busch’ta aynısını söylemişti Saddam için.
Ve Bıden “Muhalefete destek evreceğiz” diyor, Erdoğan’ı seçimde alt etmek için.
Otuz yıl sonra Irak’ın, Suriye’nin ardından Türkiye’yi de alt etmek istiyorlar.
Seçim zamanında Amerikalılar gelip oy kullanamayacaklarına göre…
Ekonomide sıkıntılar olduğuna göre…
Halk pahalılıktan şikayetçi olduğuna göre öyleyse ver bir doları, ceplerini düşünen düşüncesiz satılmışları bir şekilde satın al ve Erdoğan’ı alt et.
“Olmaz yahu “ demeyin.
Seçim zamanı yaklaşırken ortaya atılan korku algılarına dikkat.
Irak, Saddam ve Suriye Esat sonra Türkiye ve Erdoğan.
Anlayın artık…