Takımın sol bek oyuncusu Ramazan Kâhya’nın ortasına sağ taraftan gelip gol vuruşunu yapan Onur Kalafat, sadece stattaki taraftarları değil, Yeni Malatyaspor’a gönül veren herkesi rahatlattı diyebiliriz. Böyle bir başlık atmamın sebebi de iç sahada beklerimizin yeterince hücuma çıkmamasına rağmen atılan golün bu iki oyuncu tarafından paylaşılmasıdır.
Ligde dokuzuncu haftayı geride bırakırken takımların durumu da yavaş yavaş netleşiyor. Pendik ve Ümraniye, Yeni Malatyaspor ile beraber zirve yarışında öne çıkan takımlar olarak göze çarpıyor. Hatta şu anda daha avantajlı durumda diyebiliriz. Zira birer hafta dinlenen bu iki takımdan Pendik 21 puanla liderliğini korurken, Ümraniye’nin ise Yeni Malatyaspor gibi 19 puanı bulunuyor.
İlk dört haftadan sonra istikrarı bozulan, vites büyültüp küçülten takımımızın bay haftasına girerken böylesine bir galibiyete ihtiyacı vardı. Tabiî ki üç puan çok önemliydi. Lakin kazanırken de saha içerisindeki bazı zafiyetleri görmeden geçemeyiz. Futbolcuların kendi kalitelerinde oynamalarını, şampiyon adayı bir takım gibi sahada mücadele etmelerini beklerken, tıpkı 1461 Trabzon maçının ilk yarısındaki oyunu tekrarlayıp taraftarları hayal kırıklığına uğratmaları doğru değildir.
Şunu unutmayalım ki; kazanmak istiyorsak, maçın başından itibaren oyunu rakip sahada oynayıp golü bulmamız gerekir. Yoksa; kenarları işlemeyen, orta sahada organize olamayan, hücumda çoğalamayan ve rakibe baskı yapıp hataya zorlamayan bir takımın yeterli pozisyona girmesi de düşünülemez. Bu ilk yarı tıpkı geçen hafta içeride oynanılan 1461 Trabzon maçının yarı devresi gibiydi. Kenardan yapılan değişikliklerin olumlu şekilde sahaya yansıması, tempoyu yükseltip rakip alanda oynamamız farklı bir Yeni Malatyaspor ortaya çıkardı. Ayrıca futbolcularımızın kendilerine güvenmesi, boşa çıkarak, çabuk oynayarak rakibe üstünlük sağlamaları, nihayetinde golü de getirmiş oldu.
Elinde geniş bir kadrosu olan Yeni Malatyaspor’un fazla mazeretlere sığınmadan rakipleri ile nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynaması gerekir. Ayrıca tuhafıma giden bir şey daha var. Eksiğimiz çok diyorsak, on birde başlamayıp sonradan girip maçı çeviren oyunculara da ayrı bir parantez açmalıyız diye düşünüyorum. Müsabakaların ikinci yarıların da oyuncularımızın göstermiş olduğu istek, arzu ve kazanma hırsı her zaman yeterli olmayabilir. Bunu da belirtmek isterim.
Mustafa Hoca’nın maç sonrası yaptığı demeçte temel nokta da budur. İlk yarıyı kabul etmediği ve hedefi olan bir takımın iyi oyununu 90 dakikaya yaymasıdır. Aldığımız kritik galibiyetten sonra BAY geçeceğimiz bu hafta takımın toparlanması, sakat oyuncuların düzelmesi adına da önemlidir.
BAL’da mücadele eden takımlarımızdan 44 Malatyaspor deplasmanda Elbistan’ı 1–0 ile geçerken, Yeşilyurtspor ise evinde başka bir K.Maraş ekibi Pazarcık ile 1–1 berabere kaldı. Teknik heyet değişikliğinden sonra çıkışa geçen 44 Malatyaspor son oynadığı üç maçtan dokuz puanla ayrıldı. Sezonu ilk sırada bitiren takımın profesyonel lige çıkacağı grupta takımımızın fazla puan kaybı yaşamaması gerekiyor. Puansız geçen 3 haftadan sonra geçen Pazar galibiyetle tanışan Yeşilyurtspor’a gelince, aldığı bu beraberlikle puanını dörde yükseltmiş oldu.