Bu köşeden kalemim yettiğince, yorum gücüm nispetinde yazmaya, sizlerle dertleşmeye çalışıyorum.
Geçenlerde hatırlarsanız sizinle bir konuda dertleşmiştim… Demiştim ki; “Yazdığım yazılardan dolayı gelen tepkileri bir noktaya kadar anlarım ama kalkıp o yanlışı fütursuzca, inatla devam ettiren yöneticiye ifrit olurum.
Üstüne basarak bir kez daha vurguluyorum: Bu konudan şikâyetçi değilim… Sonuçta yazdığım konular birilerini ilgilendiren konular. Yeri geldiğinde konunun muhatabı yöneticisi de arayacak, vatandaş da arayacak.
Buna benim de, benim gibi yazıp konuşan herkesin de diyecek sözü olmamalı.
Benim sözüm, yazılanlara içerlenip danışmanına aratan, ısrarla, inatla yanlıştan dönmeyen müstakbel yönetenlere.
E ne yapalım, adam kimseyi takmayıp, dediğim dedik vurdumduymazlığına devam ederse, biz de yazmaya devam ederiz.
Sayın çok bilen, 1 günde jet hızıyla genel sekreter yardımcılığı görevine atanan Zeki Sarılar’la başlayalım isterseniz…
Güzel abim, yapıyorsun, ediyorsun da lütfen, rica ediyorum, yapacağın şeyleri önceden bizlerle de paylaş ki en azından “bu da nerden çıktı” şaşkınlığı yaşamayalım. Bir bakıyoruz kafamızın üzerinde garip garip elektrik telleri geçiyor… Soruyoruz, trambüs hattı deniyor... Daha buna alışmadan bir bakıyoruz, o da ne, dev bir demir yığını çevre yolunu sarıp sarmalamış… Soruyoruz, çevreyolu alt geçit düzenlemesi deniyor.
Güzel hoş, projeler üretip bir şeyler yapma çabanızı takdir ediyorum ancak bu projeler ne projesi, ne için yapılıyor, kim yapıyor lütfen bir zahmet bunu bu şehirde yaşayanlarla da paylaşın.
Sonuçta bizim için yapılıyor öyle değil mi? Yok bizim için yapılmıyorsa o zaman başka… İstediğiniz yere istediğiniz şeyi dikip, istediğiniz projeyi hayata geçirmek en tabi hakkınız!
Daha önce de yazdım, yine yazıyorum… Bence Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Çakır başarılı bir belediye başkanı… Göreve geldikten sonra yaptıklarına bakarak da bunu anlayabilirsiniz. Sayın Çakır döneminde yapılan hizmetlerin birçoğunun Malatya Belediyesi tarihinde ilk kez yapıldığı, rakamlarla da açık ve net ortada.
Ama ne yazık ki bu hizmetlerinin birçoğu bizzat Başkan’ın en yakınındaki kişi tarafından gölgeleniyor. Sayın Sarılar, Başkan Çakır’ın çalışmalarına sekte vurmak için elinden geleni yapıyor. Nerde bir aykırı, kabul görmez proje var, hemen Malatya’ya uygulamaya çalışıyor. İşte Kernek, işte çevreyolu alt geçit düzenlemesi, işte güya güzelleştirilirken ruhları alınan sokaklar…
Sayın Başkan’ım yol yakınken Zeki Sarılar yanlışından dönün… Proje birimizin ortak fikriyle ortaya çıkan projeleri hayata geçirin lütfen. Aksi halde yaptığınız güzel işlerin hepsi kaybolup gider.
DÜŞÜŞ NORMAL!
Yeni Malatyaspor’da son haftalarda belirgin bir düşüş var, evet kabul ama bence bu düşüş geçici bir süreç.
Sezon başı kurulan kadro itibariyle Yeni Malatyaspor’un hem ligde, hem de kupada gidebilecek kalite ve derinlikte bir takım olduğunu söylemiştik. Bu düşüncem bugün itibariyle de devam ediyor ancak gelişen olumsuzluklardan dolayı açıkçası biraz ürkerek söylüyorum artık bunu.
Ligde de kupada da gideriz ancak birisini çok ciddiye almamalıyız diye düşünüyorum artık...
Peki niye böyle düşünüyorum, anlatayım hemen… Bir kere takımda önemli pozisyonlarda oynayan birkaç futbolcunun zamansız sakatlığı ahengi bozdu.
Orta alanla forvet hattını birleştirme görevini yapan Serkan Çalık geçirdiği sakatlıktan sonra kendini bir türlü toparlayamadı. Tarsus maçında ritminin ne kadar bozuk olduğuna hep birlikte şahit olduk. Bir diğer önemli pozisyonunun sakatlık geçiren adamı da Ali Sakal… Bu futbolcunun oynadığı maçlardaki Yeni Malatyaspor ile oynamadığı maçlardaki Yeni Malatyaspor’un beyazla siyah gibi ayrıldığını futbolu biraz bilen herkes anlar. Bu sakatlıklara bir de Koray gibi savunmada yeri geldiğinde Ersin Veli’nin de eksiklerini kapatan bir oyuncunun sakatlığı eklenince, şuan ki düşüş de kaçınılmaz oldu.
Tabi sadece sakatlıklar da değil düşüşün nedeni… Bazı futbolcular son haftalarda saha içerisinde Sultan Ahmet’i görmeye gelmiş turistler gibi dolaşıp duruyor. Herkesin kolaylıkla tahmin edeceği gibi en başta tabi ki Caner… Caner bu haliyle değil on biri, on sekizi bile hak etmiyor.
Aydın ve Ramazan da son haftalarda takıma yeteri kadar destek sunamıyorlar.
Bence Mustafa Hoca’nın artık Eren Görür ve Osman Fırat’ı da kullanması lazım. Eren son maçta ne kadar hazır olduğunu gösterdi. Osman Fırat ise hocasının vereceği görevi her zaman için eksiksiz yapabilecek bir futbolcu. Sonradan girdiği Ümraniye maçında attığı gol ve performansıyla adeta ben de varım dedi.
Kupadaki Samsun maçına gelecek olursak…
Şu saatten sonra kupa maçı angarya olarak görülmeli artık bence… Yoksa sakatların düzelmesi ve takımın tekrar eski haline gelmesi zaman alabilir.