Günümüz anne babalarının en sık duyulan cümlelerinden biri;
“Ben görmedim. Çocuğum görsün.”
İlk bakışta fedakarlık gibi duran bu düşünce, aslında derin bir
Sorgulamayı hak ediyor.
Çünkü mesele sadece bir şeyi görmek, bir yere gitmek,
Ya da imkana sahip olmak değil; mesele,
Çocuğun gerçekten buna hazır olup olmadığı ve bunun
Kime yaradığı …
Birçok anne-baba, kendi çocuklarında eksik kalanları
telafi etmek ister.
Gidemedikleri kurslar, yaşayamadıkları deneyimler,
Sahip olamadıkları eşyalar…
Hepsi çocukları üzerinden tamamlanmaya çalışılır.
Ancak burada gözden kaçan önemli bir nokta var.
Çocuk, ebeveynin yarım kalmış hikayesini
Tamamlamak zorunda değildir.
Her çocuk,
Kendi hikayesine yazma hakkına sahiptir.
Bu yaklaşım bazen çocuk üzerinde fark edilmeden
Bir baskıya dönüşür.
Çocuk, kendi isteklerinden çok ailesinin
Beklentilerini karşılamaya çalışır.
Bir süre sonra “ bana ne istiyorum.”
Daha sık duyduğumuz cümleler olacaktır.
Oysa sağlıklı ebeveynlik, çocuğa imkân sunarken
Onun bireyselliğini korumayı gerektir.
“Ben görmedim.”
Yerine
“Sen ne görmek istiyorsun?”
Diye sormak, belki de en büyük farkı yaratır.
Çünkü mesele eksikleri kapatmak değil,
Yeni ve özgün bir yol açmaktır.
Unutmamak gerekir ki çocuklar,
Bizim hayallerimizin taşıyıcısı değil;
Kendi hayallerinin kurucusudur.
Bazen en büyük iyilik,
onlara kendi yollarını seçme özgürlüğünü vermektir.
SEVGİYLE…