Belediye mantığı

Abone Ol

Bazen bazı gelişmeleri görünce inanın mantıksal bir açıklama ararsın…

Acaba hangi mantıkla yapıldı veya yapılmadı diye kafanda tasarlarsın…

Eleştiri getirmeden önce empati kurmaya çalışırsın…

Her türlü beyin jimnastiğinden sonra yine mantığa sığdıramazsın bazı gelişmeleri…

Askerlikte mantık aranmaz diye bir kalıp vardır ve bu kalıbı askerlik yapan her er kişi bilir!

Fakat belediyelerin yaptığı uygulamalarda mantık bekliyorsun ve ona göre değerlendiriyorsun.

Çünkü yaptığın hizmetin “Allah razı olsun” kısmı eksik kalırsa o hizmetin çocukluğuna inmek gerekir. Taa en başa inmek gerekir.

Düşünün lütfen, “kapalı semt pazarı” başlıklı bir icraatın sonunda herkesin memnun olacağı bir durumun sonucu “Allah belasını versin”e dönüşmesi kolay iş değildir.

Meşhur İpek Caddesi’ne kurulan Cuma Pazarı esnafı için kapalı semt pazarı yapıldı. Ne kadar güzel bir hizmet değil mi?

Olayın mantığı çok açık; yağmurda çamurda esnafın durumu vahimdi ve o bölgede yaşayan halkın “pazar” yüzünden sıkıntısı da mevcuttu. Daha modern bir kapalı semt pazarı fikri çok doğru ve akıllıca bir fikirdi.

Fakat bu kadar güzel bir icraatın sonrası inanın bizim belediyeciliğimize has bir durumdur.

O semtte mevcut 252 esnaf varken sen kalkıp 177 esnaf yerlik yer yaparsan ve en önemlisi 177 esnafı kafana göre belirlersen yaptığın kapalı semt pazarının bir anlamı olmaz.

75 esnaf daha iki hafta önce öğrendi o kapalı semt pazarında olmayacağını… İki yıldan fazladır inşaatı sürüyordu.

Bu kadar güzel bir icraatın sonunda bu kadar mantıksız bir hal alması tamamen bize has bir durumdur.

Bir örnek daha vereyim…

Malatya, Büyükşehir olduktan sonra çoğu ilçemize belediye otobüsleri gönderiyor.

Çok güzel bir hizmettir.

İnsanlar Akçadağ’a, Yazıhan’a veya Kale’ye daha az bir parayla belediyeden hizmet alıyorlar.

Bunlar bir belediyenin hizmet kalitesini direkt etkileyen ve yansımasının hemen yaşandığı icraatlardır.

Geçen gün öğrendim Venk köyü ile ilgili yaşanılan sıkıntıyı…

Aslında Çamurlu Mahallesi’ne bağlı gözüken Venk Sokağı diye geçiyor ama ahali Venk köyü diye bilir.

2015 yılının son ayında merkeze bu kadar yakın olan bir köyün sıfır taşımacılık ile hayatına devam etmesi inanın çok gariptir.

Belgesellik bir konudur.

40 kilometreye otobüs gönderen akıl üç kilometreye niye otobüs göndermez inanın mantığım almıyor.

Zaten belediye otobüsleri Venk köyüne 3-4 kilometre yakınına kadar gidiyor. Otobüslerin 3 kilometre daha gitmesi MOTAŞ’ı iflas mı ettirir?

Her sabah ve her akşam 50-60 vatandaş o yolları yürüyerek geçiyor.

Öğrencisi, çalışanı, çalışmak için iş arayanı…

Her gün o yolları yürüyerek aşındırıyorlar.

Bu sorun arz-talep ile ilgili bir sorun değildir.

Sorun tamamen insani bir sorundur.

Nasıl 75 esnafın tezgâhı bir gün içinde yok olmuşsa burada da 60 insanın sıkıntısı az görülüyor.

O altmış insanın beş yüz altmış olması gerekiyordu galiba…