DOSTLUĞUN KİMYASI HASIMLIKLA TEST EDİLİR
Hayatın en kıymetli armağanlarından biri dostluktur. Lakin bu kelime, içi boşaltıldığında yalnızca bir alışkanlık ilişkisine dönüşür. Gerçek dostluk, keyifli zamanları birlikte geçirmekten ibaret değildir. Asıl anlamını; zor zamanlarda, karanlık gecelerde, seni herkes terk ettiğinde omzuna dokunan elde bulur
Büyük şair ve düşünür İsmet Özel’in, “Hasmı olmayanın dostu olduğuna inanmayın. Çünkü dostluğun dostluk olduğu birlikte keyif sürüldüğünde değil, iki zatın bütün dünyaya karşı sırt sırta verişinden anlaşılır” sözü tam da bu hakikate işaret eder. Gerçek dostluk, omuz omuza verip dünyaya karşı durabilme cesaretidir. Dostluk, ilanla değil, imtihanla ispatlanır. Sıcak çay sohbetleri değil, soğuk kış günlerinde verilen sadakat kararları dostluğu tanımlar.
GİZLİ HASIMLAR, SAHTE DOSTLUKLAR
Hayatın her alanında karşımıza çıkar: Seni sürekli öven ama yokluğunda seni eleştirenler… Sana “yanındayım” deyip en küçük sıkıntında arkasına bile bakmadan kaçanlar… Bazen dost gibi davranan gizli hasımlar, kalpten değil, hesaptan hareket eder. Onların cümleleri samimiyet değil, strateji kokar. Ve sen, dost sandığın kalabalıkların içinde yalnız kalırsın.
Günlük hayatta bunun sayısız örneği vardır. Bir arkadaş grubu düşünün, aranızdan biri düştüğünde herkes susar. Hiç kimse haksızlığa uğrayanın tarafında durmaz. O an anlarsın; senin dostun yok, senin çıkarına ortak olanlar varmış. Ve o gün susan herkes, gizli bir hasma dönüşmüştür.
KİMİNLE SIRT SIRTA DURABİLİRSİN?
Dost, seninle birlikte herkesin karşısında durandır. Sırf senin haklılığını gördüğü için kendi konforundan vazgeçebilendir. Herkes seni suçlarken, tek bir kelimeyle seni savunandır. O kelimeyi söylediği anda bütün sistemin gözünde “öteki” olur ama sana olan sadakatinden vazgeçmez.
Bugün siyasette, meslek dünyasında, sosyal çevrede bu tür dostluklar neredeyse yok denecek kadar az. İnsanlar artık doğruyu savunmaktan çok, zarar görmemeyi tercih ediyor. Hâl böyle olunca dostluklar değil, menfaat birliktelikleri hüküm sürüyor.
AÇIKLIK, NETLİK VE ŞEFFAFLIK: SAĞLAM KARAKTERİN İMZASI
Gerçek dostluk, açıklıktan doğar. Saklı düşünceler, gizli hesaplar, dolambaçlı laflar sağlam bir dostluğun düşmanıdır. Net olan, gizli hesap yapmaz. Kalbindekini söylerken kırılmaktan korkmaz. Çünkü kırılmak dostlukta utanılacak bir şey değil, hatta bazen gereklidir. Zira sahici ilişkiler, yüzleşme ve samimiyetle büyür.
İsmet Özel’in “Gizli hasım, gizli dost şahsiyette sahtelik işaretidir” sözü, bu çağın insanına büyük bir ayna tutmaktadır. Ne dostlukta samimiyet, ne düşmanlıkta mertlik kalmıştır. Herkes her şey gibi olmaya çalışırken aslında hiç kimse olamamaktadır. Dostluk da bu kargaşada kaybolur gider.
SADAKAT, DOSTLUĞUN İMTİHANIDIR
Dostluk bir bakıştır, bir duruştur, bir tercihtir. Keyifli günlerde omzuna yaslanan çok olur; ama fırtınada yanında sadece sadakatle bakan kalır. İnsan, hayatında birçok dostla tanışır ama gerçek dostunu genellikle bir kriz anında tanır. Çünkü krizler, kimlerin gönülden kimlerin görüntüden yanında olduğunu açığa çıkarır.
Dostluk, “Ben seninleyim” demekle değil; “Herkes karşında olsa da ben seninleyim” diyebilmektir. Sadakat, bedel ödemeyi göze almakla mümkündür. Hasmın karşısında bile yalnız bırakmayan bir dost, dünyada sahip olunabilecek en büyük zenginliktir. Kimi zaman bu sadakat susturur, kimi zaman yalnızlaştırır ama asla aldatmaz. Gerçek dost, seni savunurken zarar görmeyi bile göze alandır.
Ve unutulmamalıdır:
Kalbin yükünü taşıyanlar omzuna değil, kaderine ortak olanlardır.
“Gerçek dostluk, düşmanların gözünü üzerine çekecek kadar sağlam bir sadakattir.”
SAYGILARIMLA!