Türkiye genelinde olduğu gibi Malatya’da da avukat sayısındaki kontrolsüz artış, mesleğin geleceğini tehdit ediyor. Sorunun vahametini ortaya koyan Malatya Baro Başkanı Onur Demez, busabahmalatya.com’a konuşarak bir “işsiz avukat ordusu” oluştuğuna dikkat çekti ve yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
Çok kutsal bir mesleğe sahip olduklarını dile getiren Malatya Baro Başkanı Onur Demez, öncelikle bu mesleği icra etmekten gurur duyduğumu ifade etti.
Avukatların çoğunun evinde oturduğuna dikkat çeken Demez,
“Son yıllarda hukuk fakültesi sayılarının, kontenjanlarının giderek artması, avukat sayısında ciddi bir artış olmasına neden oldu. Tabii ki bu artış sadece avukat sayısının fazlalaşmasıyla kalmayıp işsiz bir avukat ordusunu da beraberinde getirdi. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) sınavı yapıldı. Artık avukatlarımız HMGS ile alınıyor, evet kabulümüzdür. Bu konudan dolayı da memnuniyetinizi ifade etmek istiyorum. Ancak bugüne kadar ki verilen mezunlar yaklaşık 200 bin civarında bir hukukçuyla bugün baş başayız. Önemli olan hukukçu yetiştirmek değil, önemli olan yetiştirdiğimiz bu hukukçulara bir iş imkânı, bir kapı açmak gerekiyor. Maalesef şu an Malatya'da çok ciddi sayıda avukatımız evinde oturuyor. Sadece Malatya'da değil, Türkiye'de işsiz bir avukat ordusu var. Üzülerek söylüyorum ki bugün meslektaşlarımız, avukatlarımız Baro kaydını sildirerek farklı mesleklere başvuruda bulunuyorlar. Elbette bütün meslekler, kutsal değerlidir ancak bir avukatın avukatlık mesleğinin dışında başka bir iş yapması bizim kabul ettiğimiz bir durum değildir”
ifadelerini kullandı.
“650 AVUKATIMIZ BÜROSUZ KALDI”
Depremlerin avukatlara çok büyük zararı olduğunu hatırlatan Demez,
“Türkiye genelinde bu kadar büyük bir işsiz avukat ordusu varken Malatya'nın da kendi içerisinde apayrı bir özel durumu söz konusu. Biz 6 Şubat depreminde 650 avukatımız bürosuz kaldı. Şehirden edilen göç sonrasında meslektaşlarımız ekonomik olarak çok ciddi bir sıkıntıya düştü. Size iddia ediyorum ki Malatya'daki avukatlarımızın ekonomisi Türkiye'de en kötü durumda olan illerden bir tanesi. Depremin bize çok büyük bir zararı oldu”
diye konuştu.
“Elbette ki meslektaşlarımız vatandaşlarımıza avukatlık hizmeti veriyor ancak vatandaşlarımız da ekonomik olarak ciddi bir problem içerisinde olduklarından artık avukat ücretlerini karşılayamaz duruma geldiler” ifadelerini kullanan Demez,
“Sadece avukat ücreti değil artan harçlar, mahkeme masraflarının çok ciddi rakamlara ulaşmış olması insanları açacak davalarından vazgeçirtir duruma geldi. Bugün Malatya'da hala konteyner kentte 120 civarında avukatımız konteynerde, evinde, sosyal tesisteki ortak alanlarımızda mesleğini icra ediyor. Malatya'da bin 150 avukatımız varken bugün Malatya'da 100-150 civarında bir avukatlık bürosu var. Bakın bu bile bu durumun ne denli acı olduğunun göstergesi. Bin 150 avukatın olduğu ilde 100-150 civarında bir avukatlık ofisinin olması gerçekten avukatların ne derece zor şartlarda çalıştığını gösteriyor”
şeklinde konuştu.
“AVUKATIN SESİ KESİLİRSE VATANDAŞIN DA SESİ KESİLİR”
Avukatlığın sıradan bir meslek olmadığını kaydeden Demez şunları dile getirdi:
“Her mesleğin kendi içerisinde güzel bir tarafı vardır elbette. Ben avukatlık mesleği için sıradan bir meslek tabirini doğru bulmuyorum ancak avukatlık mesleğinin gerçek değerini kaybettiğini söylemek istiyorum. Yani avukatlık mesleği son yıllarda gelmiş olduğu ekonomik sıkıntılardan kaynaklı insanların adalete ulaşmasındaki en büyük aracı olan avukatların mevcut durumlarından kaynaklı adalete olan inancın da düşmesine sebebiyet veriyor. Bugün yargı biriminin bir ayağı olan avukatlık mesleği savunma mekanizmasının bu durumda olması kabul edilecek bir durum değil. Savunma mekanizması güçsüz olursa, adalet de vatandaş da güçsüz olur. Avukatın sesi kesilirse vatandaşın da sesi kesilir. Avukatın nefesi kesilirse vatandaşın da nefesi kesilir. Bu nedenle aslında avukatlık mesleği çok daha iyi yerlere, eski durumuna getirilebilir. Ancak bunun için birtakım dokunuşlara ihtiyaç var. Bu dokunuşlar da devletimiz, Bakanlığımız tarafından bir kısım küçük çalışmalarla yerine getirebilir. Örneğin tapuda, noterde yapılan işlemler bu gibi yerlerde artık her ailenin, her bireyin bir avukatı olması gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.”