BAL neden VAR?

Abone Ol

İlk kez 2010 – 2011 sezonunda aktif hale getirilen Bölgesel Amatör Lig’de bu yılsonunda 6. Sene geride kalmış olacak.
Profesyonel liglerin hem sporcu hem de hakem açısından geçiş sürecini atlatabilmesi için düşünülen Bölgesel Amatör Lig, maalesef statü ve planlamalardan dolayı artık amacından çıkmış bir vaziyet aldı. Bu ligin kurulması sürecinde TFF’ de söz sahibi olan insanlarla sürekli istişarelerde bulundum. O dönem profesyonel ligde takımı olmayan 25 il vardı. Amaçlardan biri de bu şehir takımlarını profesyonel liglere çıkarmaktı.
O dönem büyük destek verdiğim bu ligin artık misyonunu tamamladığını düşünüyorum.
Neden mi?
*Hayatı boyunca futbolla tek buluşma noktası televizyonun kumandasından ibaret, cebinde hasbelkader birkaç kuruş birikmişi olan kompleksli tipler kulüp yöneticisi olmaya başlamış...
*65 yaşına kadar gelmiş, geçmişinde temiz hiçbir başarı elde edememiş, kirli şampiyonlukların, defolu ilişkilerin ürünü olan bazı ezik antrenörler, hala kendini ispat için paslı tel örgülerin, naylon yedek kulübelerin, asfalt sahaların kenarında nöbet tutar hale gelmiş..!
*Bu ligdeki takımları bırakın, kendi illerindeki takımlarda bile her sezon oradan oraya sıçrayan, kim çok para veriyorsa o kulübün yolunu tutan, futbolu kendi dünyasında bitirmiş ne kadar erken emekli futbolcu varsa bu lige doluşmuş...(İstisnalar hariç)
*Hakemlik kariyeri boyunca üst liglerde yer alamamış, yaşı geçmişken, ‘BAL tutan parmağını yalar’ hesabı ‘sen de birkaç maç burada görev yap da 3 – 5 kuruş para kazan’ mantığıyla hakemler buralara doldurulmuş. Genç, gelecek vaat eden hakemlere de; futbolun önce bir insan oyunu olduğu öğretilmeden kurallar öğretilmiş. Sezonda milyonlar harcayan kulüplerin emeği, onların inisiyatifine sunulmuş...
*Belediyeler gibi güçlü kurum takımlarını yönetenler bazı yerlerde hokkabazlardan seçilmiş. Belediye Başkanları; ‘satranca, tenise, voleybola diğer branşlara para harcıyoruz’ diye kandırılıp bütçe alınmış, futbola 500 bin lira verilip kebaplar yedirilmiş, diğer branşlara çökelekli ekmekler verilmiş...
*Liglerin son 5 haftasına şampiyonluk hedefi olan 2 – 3 takımla girilmiş, küme düşme potasında 3 takım yarışmış, geriye hedefsiz kalan 8 – 9 kulüp her türlü alengirli işlerin içine girmiş. Temiz kalan, kenarda duran kulüpler hep kaybetmiş!
*Yetenekli bir oyuncu bulunduğunda, statüdeki boşluklardan yararlanılıp ya parası yatırılmış alınmış ya da daha fazla parayı veren ve amatörden BAL’a çıkma hedefi olan kulüp rakibi gördüğü takımı parçalamak için 3 – 4 oyuncuyu takımından koparmış.
*Kulüplere; antrenman sahası, tesis binası, antrenör sözleşmeleri, futbolcu mukaveleleri gibi konularda U21 Ligleri kadar bile baskı yapılmamış, boşluklar hep kötü niyetle kullanılmış.
Tüm bunların sonunda şimdi şu bizim Malatya takımlarının 6 yılda Türk ve Malatya Futboluna ne verdiklerini sorgulayalım?
-6 yılda bir tane genç oyuncu bu ligden sıçrama yapıp Yeni Malatyaspor ya da ülkenin bir başka orta düzey takımında forma giyebildi mi?
-6 yılda BAL takımlarımız Malatya amatörüne kalıcı bir tesis, saha, proje yapabildi mi?
-6 yılda genç, ufku açık, kişisel gelişimini tamamlamış, bir tane sıfırdan ‘kaleci antrenörü, yardımcı antrenör, teknik direktör’ yetiştirebildik mi?
-6 yılda kulüp yönetimini, spor idareciliğinin profesyonel yaklaşımlarını en ince ayrıntısına kadar bilen ve az parayla çok iş yapan kurumsal bir spor adamı kazandırabildik mi?
-6 yılda bu ligden bir şampiyon çıkarabildik mi?
Tüm bunların yanında; ‘Malatya’da antrenör yok deyip, il dışından hoca ihraç edenleri, kendisini mahkemeye veren antrenörleri yeniden göreve getirenleri, parası biten kulüpleri yetim gibi ortada bırakıp, taburelerde amatör maç izleyerek kulüp dilenen antrenörleri, Malatyalılara küfür eden kaleciyi baş tacı yapanları, bir başka ‘Malatya takımı düşsün de gelecek sezon rahat edelim’ zihniyetini, ‘benim olduğum yere şaibeli antrenör giremez’ deyip, şimdi o antrenöre 19 puan barajını geçmesi için kamp yaptıran, davulu sırtında tokmağı başkasının elinde başkanları da bu 6 yıl içinde gördük mü?
-Gördük!
E bu durumda BAL neden var?