Bak şu Davut’a!

Abone Ol

Geçen hafta yazımda BESYO Müdürü Davut Özbağ’ın sporun ‘S’ sinden anlamadığını yazmıştım. Hafta içersinde sosyal medyada yayınladığı fotoğraflarını görünce haksızlık yaptığımı anladım.(!)
Meğerse ne marifetleri varmış bizimkinin de haberimiz yokmuş...(!)
Adam 1980’li yıllarda Gaziantep’de futbol oynamış hem de nerede biliyor musunuz, Atletik Mekik’te! Üstüne üstlük şortlu fotoğrafı da var. Zaten şortlu fotoğrafın varsa gerisi teferruattır. İster havuzda, ister plajda ister halı sahada isterse de hamamda... Nerde olduğu da oynadığı da hiç önemli değil.
Yazının Atletik kısmını görünce çok heyecanlandım. Acaba ‘Athletic Bilbao’, ‘Wigan Atletic’, ‘Atletico Madrid mi’ dedim... Daha sonra ‘Mekik’ bölümünü görünce, boşuna mekik dokuyorsun Davut dedim! Gerçi BESYO sınavlarında ‘mekik koşusu’ da var aslında yaptığı işle uyumlu bir kulüp.
Bu kadar kariyerin var senin, neden başkalarını çağırırsın ki kariyer günlerine? Aslında senin kariyer günleri yapıp, kendini de davet etmen lazım ki o müthiş toprak saha deneyimlerinden öğrencilerin de faydalanabilsin. Hatta kendine de bir plaket yaptırt, ver ki benim gibi, kariyerini sorgulayan biri olursa 2045 yılında da onu paylaşasın.
Zaten antrenmanlı olduğun için kariyer günlerini de zorlanmandan kendin yapabilirsin. Tıpkı kendi kendini tekrar atattırdığın gibi. Oh ne güzel dünya, kendin pişir kendin ye!
Bir özür borcum var Davut’a!
Pardon 80’li yıllarda Atletik Mekik’te futbol oynayan ‘eski futbolcu’, kusura bakma ‘BESYO Müdürü’, af edersin ‘rektör yardımcısı’, sürçü lisan eylediysek af fola ‘Profesör Davut’
Meğerse adamın 10 parmağında 10 marifet varmış. Cahilliğime ver. Liseyi ailemin torpiliyle zorla bitirdim.(Eğitimci bir ailenin çocuğu olduğum için) Sen koca profesörsün bağışlarsın.(!)
19 Mayıs’ta rektörü temsilen resepsiyona katılmış. Vah Malatyam vah... Tarihi ve bugünü başarılarla dolu olan memleketim, ülkemize 2 cumhurbaşkanı yüzlerce beyin armağan eden cennet şehrim. Koca üniversitede bir Malatyalı yok muydu da elin Gazianteplisi’ni oraya gönderdiniz?
İşte durumun vahameti ortada. Düşünebiliyor musunuz ey ahali. Türk sporunun temel eğitimlerden birini veren BESYO gibi akademik bir birimin başında, kendisi hakkında yapılan eleştirilere şortlu resimle, sandık altlarında saklanmış takdir belgeleriyle facebooktan cevap vermeye çalışan sosyal medya ergeni var.
Neyin ezikliğini, kompleksini yaşıyorsun arkadaş!
Malatya İnönü Üniversitesi’ne rektör yardımcılığın ve BESYO müdürlüğün görevinde ne yaptın, hangi kalıcı tesisi inşa ettin, hangi çapta kaç bin kişilik organizasyonlar yaptın, sporla ilgili uluslar arası kaç bilimsel konferans, seminer düzenledin? Malatya’daki amatör takımların bilimsel antrene oluşuna, profesyonel futbola, salon sporlarına, ferdi branşlara ne kadar kaynak aktardın ve hangi istihdamı sağladın?
Varsa böyle bir marifetin çık bunları anlat!
Bana, beklemekten sararmış takdir belgeleriyle gelme Davut Efendi!
Gerçi haftaya da Üniversite Futbol takımını nasıl amatörde şampiyon yaptığını anlatırsın. Baştan sona filmin nasıl biteceğini dört gözle bekliyorum. Söylediğin her açıklamanın takipçisiyim. ‘BAL’a çıktığınızda dışarıdan oyuncu almadan üniversitenin kaynaklarıyla 3. Lig’e çıkma sözün’ vardı.
Buradan peşinen yazıyorum, hele bir adam alın üniversite dışından ya da başka bir memleketten nasıl dizeceğim boğazına o lafları göreceksin o zaman!
Fahrettin abim...
Adana Demirspor’un Malatya’dan ayrılmasıyla başlayan gerilimde, şehrimizi sert açıklamalarla suçlayan Yılmaz Vural ile ilgili gerekli tepki zaten kamuoyu tarafından verildi. TFF Bölge Müdürü Fahrettin Eserdi hakkında yapılan açıklamayı hayretler içinde dinledim. Hayatını Malatya’da spora adamış birine camiamızın daha fazla sahip çıkması geriyor. Bu şehrin iyi ve kötü her gününde elini taşın altına sokmuş bir isim Fahrettin abim. Benim için özel bir yeri olan değerli abimin hak etmediği bir durumla karşı karşıya kalmasına üzüldüm. Kim ne derse desin, sen bu şehir için önemli bir değersin.
Sıkma canını sevgili abim, köpekler istedi diye atlar ölmez!