Baba

Koca bir dağ misali… O dağın yüceliği ve gücünden yola çıkılarak “koca” unvanını alan adam…

Abone Ol

Koca bir dağ misali…

O dağın yüceliği ve gücünden yola çıkılarak “koca” unvanını alan adam…

E tabi o yüce dağ gibi koca olan adama, her halini güzelleştiren bir de bembeyaz, tertemiz “kar” gerekli. Bütün letafetiyle, kusurları kapatıcı özelliği ile o dağın “karı” olan kadın…

Bu güzel benzetmeden ötürüdür ki evli olan erkek ve kadına “karı-koca” denmiş dilimizde. Yani koca dağ gibi olan erkek ve o erkeğe bembeyaz, tertemiz görüntü kazandıran, kar gibi temiz kadın…

Bu yüceliğinin, kocalığının hakkını veren dağ gibi erkeklere ne mutlu…

Kar’ına bağır açan, onu sahiplenip ona kol kanat geren, kar’ının o tertemiz görüntüsünün bozulmaması için aylarca sabırla hareketsiz bekleyen koca adamlara selam olsun.

Bir de babalık rolü var o koca dağların. Eşiyle kendilerine ait bir hayatları varken o hayatın rotasını artık tamamen en tatlı meyveleri olan evlatlarına çeviren hakiki “baba”lara müjdeler olsun.

Baba, kanatlarının altına alandır. Önce ailesine, sonra vatanına ve milletine güzel evlat yetiştiren öğretmendir.

Ben gün boyu çalışıp yoruluyorum, çocuklarla da anneleri ilgilensin demeyendir baba.

Bütün gün stres altındayım, eve gelince biraz televizyon seyretmek, biraz sosyal medyada dolaşmak, uzanıp dinlenmek benim hakkımdır diye düşünmeyip eşine, çocuklarına, evdeki diğer sorumluluklarına zaman ayırandır baba.

Kız çocuklarının ilk aşkı, erkek çocuklarının ilk örnek aldıkları kişidir baba. Bu nedenle kız çocuğuna tertemiz aşkın ne olduğunu, onun annesine gösterdiği ilgiyle ortaya koymak; erkek çocuğuna da ideal bir kocanın ve babanın nasıl olması gerektiğini davranışlarıyla ortaya koymak, bir babanın asla ihmal etmemesi gereken görevlerindendir.

“Baba çalışıp para kazanır, anne ise ev işlerini yapıp eşine ve çocuklarına hizmet eder!” gibi yerleşik yanlış düşünceleri ortadan kaldıralım artık. Bu yaşam tarzı ne Türk töresiyle ne de İslam kültürüyle bağdaşır. Sadece Doğu’nun ataerkil toplum düzeninde yer alan bu hatalı hayat biçimini değiştirme zamanı gelmedi mi?

Erkek, elbette bir işte çalışıp geçim için gerekli kazancı sağlayacaktır. Elbette kadın da çocuklarının bakımını yapıp evinin düzenini devam ettirecektir. Ancak bu iş taksimatının kanunla yazılmış gibi keskin çizgileri yoktur. Yeri geldiğinde kadın da erkek gibi meşru bir işte çalışıp geçime destek olur, tıpkı erkeğin ev işlerine destek olabileceği gibi.

Hani eski Türk töresinde kadın at binip kılıç sallar, ok atıp cenk eder, kilim dokuyup pazarda satar, devlet yönetiminde bile söz sahibi olurdu ya, onun gibi…

Hani Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (ASM) evinin işlerinde eşlerine her zaman yardımcı olurdu ya, onun gibi…

Ev işinde hanımına yardım eden erkeklere verilen “kılıbık” sıfatı, yan gelip yatmayı seven pısırık erkeklerin bir uydurmasıdır sadece. Onlar, eşiyle mutfakta yan yana yemek yaparken birer fincan kahve yudumlamanın ve aynı anda tatlı tatlı sohbet etmenin zevkini nereden bilecekler ki…

Hem ayrıca ne kadın erkeğin hizmetçisidir ne de erkek kadının… Evlilik bir paylaşımdır ve bu paylaşımda herkes elini taşın altına koymak zorundadır. Kadın da erkek de birbirlerine ikramlarda bulunabilir ama hiçbiri ötekinin özel hizmetlerini mecburiyetten dolayı yapmak zorunda değildir.

Baba olmak, eş olmak gerçekten büyük fedakârlıklar gerektirir. Lakin fedakârlık ölçüsünde de güzelleşir hayat.

Haydi be koca baba, biraz hakkın olan dinlenme saatlerinden özveride bulunma vaktidir şimdi.

Kalk ve çocuklarına saygıyı öğret. Ama kızarak, bağırarak değil.

Onlara kaliteli insan olmayı, küçükleri, zayıfları ezmemeyi; bilakis onlara el uzatmayı öğret.

Hayvanlara iyi davranmayı öğret onlara ve mümkünse evde bir hayvan beslemelerini sağla, sağla ki şefkat ve paylaşma hisleri gelişsin.

Helal kazancın önemini kavrat çocuklarına. Az ama helal kazancın, çok ama haram kazançtan daha fazla ve güzel olduğunu; bu durumda bir babanın evine, eşine, çocuklarına yaptığı bütün harcamaların ona sadaka sevabı kazandıracağını bilsin yavruların.

Kadınlara iyi davranmanın önemini, eşine iyi davranarak öğret çocuklarına.

Aile saadetinin en büyük mutluluk olduğunu, senin ailenle geçirdiğin zamanla ve onlara gösterdiğin ilgiyle anlasınlar.

Ne kadar yorgun olunursa olunsun her gün birkaç sayfa da olsa kitap okumak gerektiğini, senin ve annelerinin elindeki kitapla kavrasınlar.

Allah’a şükranlarımızı sunmanın gerekli olduğunu senin ve eşinin evde kılacağınız namazla, tutacağınız oruçla, yapacağınız dini sohbetle öğrensinler.

Özetle Sevgili Baba,

Şöyle “baba gibi baba” olalım mı çocuklarımıza, ne dersin?