AZ BİRAZ, “BEN”

Abone Ol

Bazen düşünürsün ve o iyi anlatamadığın yazıyı bi daha okursun. Olmadı bi daha gözden geçirirsin.

Eleştirel bi gözle bakmaya ve yazdığın paragrafları uzatmaya çalışırsın.

Ufak ufak kelimeler yerleştirirsin o daha önce yayımlanmış yazına…

Hatta sonuca yani son paragrafa bi sonuç daha eklersin.

En sonunda o eklemeler yaptığın yazının yenilenmiş halini okursun.

Beğenmezsin.

Tekrar okursun.

Yine beğenmezsin.

Yoğurt yiyiş tarzını değiştirirsen, yoğurdu hiç yememe ihtimalin yüksektir.

***

Masa Tenisi ile tanışmam orta bire denk gelir. Ortaokula başladığım ilk ders zili sonunda görmüştüm. 1993 yılıydı ve çok heyecanlanmıştım. Ben bu oyunu oynamalıyım, demiştim daha ilk tanıştığım o fileli masayla.

O ders yılının sonuna geldiğimiz zaman iyi oynayamadığı anlamıştım. Çünkü ders araları çok kısaydı ve öğlen arasında da futbol oynuyordum. Yaz tatili sırasında iki arkadaş ile bir masa tenisi yaptık. Fileleri ve raketleri satın aldık. Üç ay boyunca her gün oynadık ta ki okul açılıncaya kadar.

Okulun başladığı ilk gün hüsrana uğradım.

Üç aydır antrenman yapıyordum. Malatya okullar arası yapılacak olan masa tenisi turnuvasına katılmak istiyordum. Fakat okulun başladığı ilk gün en az on kişiye yenildim.

Oynayamıyordum.

Sebebini okul çıkışından sonra öğrendim. Bizim kendi imkânlarımızla yaptığımız masa tenisinin boyu okulun masa tenisi boyundan daha yüksekti. Aradaki fark en az on beş santimdi. Üç ay boyunca alıştığım masa tenisi boyu bir anda 15 santim düşmüştü. Hatta masanın uzunluğu dahi farklıydı.

Eski seviye gelmem en az üç ayımı aldı. Her gün her teneffüs arası ve öğlen tatili sırasında oynadığım tek oyun masa tenisiydi.

Standardı belli olan bir oyunun şekli ile oynamıştık bilmeden.

Standardı belli olmayan bir düzlemde kendi standardımı korumaya çalışıyorum.

Doğru mu yapıyorum, bilmiyorum.

Günde ortalama 600 makale basılıyor Türkiye’de. Malatya’yı da eklediğin zaman bir hayli yazı stili var diyebiliriz.

Özgün (orijinal) olmaya çalışmakla beraber bir “kalıbımız” vardır. İyi midir kötü müdür, bilemem.