Gündem

Aydın: Parka bakıyorsun milyarlarca lira tutmuş; park park değil!

Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin mali ve idari işlemlerine dair Sayıştay Başkanlığı'nın yayınladığı raporda, yeni hizmete sunulan 100. Yıl Kent Parkı Yapım İşi'nin uygulama projeleri ve teknik şartnamelerinde ciddi hata ve eksiklikler bulunduğu tespit edilmesiyle ilgili konuşan MGTC Başkanı Mehmet Aydın, “Binaya bakıyorsun, milyarlarca tutmuş; bina bina değil. Parka bakıyorsun, milyarlarca lira tutmuş; park park değil” dedi.

Abone Ol

Her hafta BUSABAH TV YouTube kanalınca canlı olarak yayınlanan “Bakış Açısı” programı yine dolu dolu geçti. Moderatörlüğünü Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut'un üstlendiği yayına, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın ile BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi M. Umut Bozkurtoğlu konuk oldu.

Malatya'nın Merkez Çarşı Projesi ve yeni açılan 100. Yıl Kent Parkı'ndaki sorunlar, BUSABAH TV'de "Bakış Açısı" programında masaya yatırıldı. MGTC Başkanı Mehmet Aydın Merkez çarşı projesine dikkat çekerek, "Maalesef bu toplumun o insanlara gücü yetmedi" dedi. Programda ayrıca Sayıştay'ın Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin Kent Parkı'ndaki usulsüzlük tespitleri ve Topsöğüt Konutları'nın depremdeki dayanıklılığı tartışıldı.

“ALBENİSİ OLMAYAN YAPILAR GÖRÜYORUZ”

Malatya Çarşı Merkezi’nde yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi M. Umut Bozkurtoğlu, çalışmaların tamamlanmasının ardından sadece bir beton yığını ile karşı karşıya kalınacağına değinerek,

“Bugün tesadüfen yurt dışında çalışan bir inşaat mühendisiyle görüştüm. Şehir merkeziyle alakalı değerlendirirken ben de birçok örnek verdim. Dedim ki, “Teşbihte hata olmaz. Bakın, çok ilginç bir şey konuşacağız. Teşbihte hata olmaz. Ama ben bu yapıların birçoğunu gördüğümde, Rus komünist rejiminin yaptığı evler, dükkanlar aklıma geliyor” dedim. O da, “Sen bu sözü nereden duydun?” diye sordu. “Öyle yorum yaptım” dedim. O da, “Malatya çarşısı, komünist bir çarşı” dedi. Öyle deyince daha da meraklandım. “Komünist çarşı ne demek?” diye sordum. “Komünizmin izlerini taşıyor bu yapılar, hepsi aynı hizada, küçük küçük dükkanlar, küçük balkonlar, 100 yıllık bir hata yaptık” dedi. Bu, o inşaat mühendisinin yorumuydu. “Bu yapı ne sizin yaş grubunuza ne de genç kuşağa hitap ediyor” dedi. O zaman sordum: “Bu çarşı kimin çarşısı?” Değeri yüksek yerlerdeki yapılara baktığımızda şu anda çok kalitesiz, albenisi olmayan yapılar görüyoruz. Öte yandan, emlak değeri düşük olan yerlerde ciddi bir değer artışı var. Peki, bunlar için ne söyleyeceksiniz? İlk başta da “kul hakkı” olarak nitelendirdi. İkincisi ise, bu şehirdeki mülkiyet sahiplerine yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olduğunu söyledi. Ve inanın, yarın burası tamamlansın; TOKİ çalışanları, özel firmalar oradan çekilsin, ciddi söylüyorum, hayalet bir beton yığınıyla karşı karşıya kalacağız. Ruhu çekilmiş, hiçbir anlam ifade etmeyen bir şehir görüntüsüyle karşılaşacağız”

dedi.

“BU TOPLUMUN O İNSANLARA GÜCÜ YETMEDİ”

Malatya merkezinde yeni inşa edilen ticaret alanıyla ilgili konuşan Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın, “Maalesef bu toplumun ve siyasilerin, yerellerin o insanlara gücü yetmedi” diyerek şu şekilde konuştu:

“Bir çarşımızın geçmişine bakalım. 1969 yılında bir yangın çıktı. Çarşı yanıyor, kül oluyor. Ondan sonra çarşı yapılanıyor ama hep kaçak yapılanıyor. Deprem olduğu zaman çarşının üçte birinin esnafının ruhsatı yoktu. Kuyumcuların çoğunun ruhsatı yok; kaçak yapmışlar. Bulmuşlar o dönem demek ki karışmamışlar. Çarşıyı uzatmışlar, büyümüşler, iki kat çıkmışlar, yanına çıkmışlar. Şimdi biraz da bunu bilmek lazım. Biz talep ettik bu çarşıyı. Bize yapmadılar. Biz talep ettik. Ne, nasıl talep ettik? Kuyumcular Odası'nın başkanını ve odasının başını çekti ve insanları provoke ederek, oradaki esnafı, “Hepimiz yerimizde istiyoruz” diye yönlendirdiler. Aslında o dönem siyasilere falan hep konuşuyorduk; eski adliye binasına katarak, Fuzuli'ye bir yay çizilip çarşı genişletilecekti. İlk proje öyleydi. Gelip burada çalıştılar. O yüzden İkizce'ye yaptılar zaten. İkizce de bir yanlıştı. Bunun sorumlusu birinci kuyumcular odasıdır, bunu herkes biliyor. Mimarlar Odası Başkanı çıktı, konuştu; adamı tehdit ettiler. Yunus başkanı da tehdit ettiler. Şimdi, tabii iktidarda da ağırlıkları var; onları da koydular araya. Velhasıl, işte o çarşı oldu. Kuyumcular Odası sayesinde iyi oldu veya kötü oldu, bilmem. Öyle bir proje çıktı. Maalesef bu toplumun ve siyasilerin, yerellerin o insanlara gücü yetmedi. Onlar AK Parti'de, Ankara'da daha güçlü bağlantılara sahipti.”

“KALİTESİZ BETON YAPIYORSA YARIN ÖLÜMLERE NEDEN OLACAK”

Malatya’daki beton firmalarının aldığı cezaları yetersiz olduğunu ifade eden Aydın,

“Bu kadar şeye rağmen bunu kalitesiz yapıyorsa bu firmalar, kapatın. Gerçekten kapatın. Ve bu üçüncü, dördüncü ceza. Belki o denetlemeden önce ne kadar beton gitti, şimdi döküldü, değil mi? Ya siz niye insanların hayatını tehlikeye atıyorsunuz, kapatacaksın. Bir daha sen bu işi yapmayacaksın diyeceksin. Gerçekten ve bunu yargılatacaksın. Arabadan iniyorsun da tartışıyorsa, içeri atıyorlar. Adam kalitesiz beton yapıyorsa yarın ölümlere neden olacak, bunu içeri atacaksın”

diye konuştu.

“BİZLER HAYATTAYSAK BİZİ ALLAH KORUMUŞ”

6 Şubat depremlerinde ağır hasara uğrayan ve geçtiğimiz haftalarda bazı bloklarının yıkımına başlandığı Yeşil Topsöğüt Konutları hakkında da konuşan Başkan Aydın,

“Bizi nasıl o binalar korumuş, ona hayret ediyorlar. Bakın gerçekten, ben bunu bir hocanın ağzından duydum. Diyor ki: " Yani normalde o binaların yıkılmış olması lazım". Yani bizim sağ çıkmamamız lazım, bu kadar yanlışa rağmen bizler hayattaysak bizi Allah korumuş. Bak, bunun cevabı o. Yani "ağır hasarlı bina görevini yaptı" falan değil. O binaların aslında görevini yapmaması lazımdı. Bizim altında kalmamız lazımdı. Allah korudu bizi”

diyerek şu şekilde devam etti:

“Yüzakında bir müteahhitten daire almışlar, binanın altından yan tarafa bir çocuk kreşi açmışlar. Duvarı yıkıp bizim siteye de kapı yapmışlar. Ve bunu yaptıran da eski Eczacılar Odası Başkanı Bülent Köse. O da daireleri varmış, "yıkın" demiş deprem sonrası. Ben buradan yetkililere sesleniyorum bir an önce gidin onları artık içeri mi atıyorsunuz? Komple her şeylerini mi iptal ediyorsunuz? Ama bir şey yapın!”

“PARKA BAKIYORSUN, MİLYARLARCA LİRA TUTMUŞ; PARK PARK DEĞİL”

Sayıştay Başkanlığı tarafından Malatya Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılında yapmış olduğu usulsüzlükler ortaya çıkartıldı. Yapılan incelemelerde 100. Yıl Kent Parkı Yapım İşine ait uygulama projeleri ve teknik şartnamelerde çeşitli hata ve eksiklikler bulunduğu, ancak bu hatalar nedeniyle yüklenici firmalara herhangi bir yaptırım uygulanmadığı tespit edildi. Bu konuyla ilgili açıklamalarda bulunarak,

“Bir şey doğru yapılmamış ve bütün kalitesiz malzeme kullanılmış. O müteahhit onu yapmış da Belediye niye gereğini yapmamış? Niye gerçek anlamda denetlememiş? Belediyede mühendisler mi yokmuş? Niye dışarıdan danışmanlık almışsın, denetlettirmişsin? Bak, görevini yapanlar ne güzel yapıyor, değil mi? Bunu iyi denetle. Gel kardeşim buraya, sök bunları, kır bunları, yeniden yapacaksın diye. Bilmem ne ağacı demişler; her yere çınar ekmişler. O parkı, bak, Sayıştay bile demiş ki: "Bunlara rağmen teslim alıyorsanız, suç işlemişsiniz.” Binaya bakıyorsun, milyarlarca tutmuş; bina bina değil. Parka bakıyorsun, milyarlarca lira tutmuş; park park değil. Dönüyorsun, belediye borçlu. Öbür belediye borçlu. Her şey, bütün kurum ve kuruluşlar borçlu. Ortada bir enkaz var; sadece binaların yıkılmasıyla değil. Malatya, koca bütün kuruluşlarıyla borçlu. Bu şehir, üniversitesiyle, ticaret odasıyla, basınıyla, STK'larıyla, dernekleriyle, insanıyla hep birlikte ayağa kalkar. Hepsi güçlendiği zaman güçlü bir şehir olur. Ama maalesef, bedel ödenecek mi? Vallahi ödenmeyecek”

şeklinde ifadelere yer verdi.

“MALATYA MİLLİYETÇİSİ OLUN”

Yüzüncü Yıl Parkı ile ilgili konuşan Bozkurtoğlu ise,

“Daha neler çıkacak Selahattin Gürkan dönemiyle ilgili? Bakın, daha yerde birçok şey çıkacak. Yazık, günahtır. O Selahattin Gürkan şakşakçılarına da şunu söylemek lazım: Bu kadar problem çıktığı zaman bir Malatya milliyetçisi olun. Malatya'nın menfaatini savunarak iki satır, birileri yazı yazdı mı? Yazmadı. Ve şu anda Selahattin Bey nerede? Ankara'da yaşıyor”

dedi.