Değerli okurlarım, öncelikle geçirdiğimiz kurban bayramının ülkemize ve Müslüman alemine barış, huzur ve esenlikler getirmesini dilerim. Sizlerin de geçmiş kurban bayramınızı tebrik eder, yaptığınız ibadetlerin Allah(C.C.) katında kabul olmasını dilerim.
Yeni Malatyaspor UEFA Avrupa Ligi’ndeki üçüncü maçında maalesef tel tel döküldü. İlk maçta sarı-kırmızılı takımımızdan çok da kalite diyeceğimiz bir rakip karşımızda yoktu. Kendi kalitesi içerisinde, kalesini savunan, koşan, disiplini yüksek, kaptığı toplarla hızlı ve çok adamla çıkan bir takım vardı.
Bizde tam tersi görüntü hakimdi. Maalesef biz kötü oynadık. Bir kupa müsabakasının ilk maçı rakip sahada nasıl oynanmalı? Sorusuna verilecek cevapların tam aksini yaptık.
Bu maçtan avantajlı bir skor elde etmek için oluşturulmuş ne bir strateji, ne de oyun oynarken bir oyun planımız vardı. Sorumluluk almayan, kendine ve takım arkadaşına güveni olmayan, yardımlaşmayan, futbol savunma prensiplerinden bihaber görüntü içindeydik.
Bu görüntüyü yenmenin tek yolu oyunu geriden kurup topa sahip olup oyunu, zamanı ve rakibi kontrol altında tutmaktı.
Oysa acele ve acemice topu biran önce ileri taşıma gayreti ve yapılan pas hataları sonucu, yediğimiz birçok kontratak tehlikeli oldu ve skoru bu şekilde yakaladılar. Birçok karşı karşıya gol pozisyonunu iyi ki Farnolle önledi de bu sayede daha kötü bir sonuç oluşmadı.
Tabi ki bu maçın ikinci ayağı var. Futbol her türlü mucizeye açık bir spor dalı. Hiç bir zaman umutsuz olunmamalı ve vazgeçilmemeli.
Çünkü vazgeçtiğinde yenilmiş olursun. Bu maç Yeni Malatyaspor için bir eleme turunun ötesinde bir anlam kazandı diye düşünüyorum.
İlk maçta oluşan kötü duyguların atılması ve kaybedilen öz güvenin tekrar kazanılması için bir fırsattır.
2. ön eleme turunda Olimpija Ljubljana ile karşı karşıya geldiğimiz ilk maç içinde bir çok eleştirim olmuştu.
Fakat ikinci maçta deplasmanda oynamasına rağmen iyi bir maç çıkartarak övgülerimizi aldı.
Umarım bu maç için de benzer şeyler söyleriz. İkinci maçta Partizan takımını elemeyi başarırız.
YEȘİLYURTSPOR CEPHESİ
3. Lig temsilcimiz Yeşilyurt Belediyespor’un sürekli ayakta kalmasının tek yolunun iyi bir altyapı geçtiğini söylemiştim.
Bu yönde girişimlerin olmaması kendileri ve Malatya futbolu için kayıptır.
Masrafının büyük bir bölümünün federasyonca karşılandığı Bölgesel Gelişim Liglerine katılmamak izah edilir bir durum değildir.
Malatya futbolunun geleceğini kurtarma ve şekillendirme görevini üslenen yöneticilerin bu konuyu bir daha düşünmelerini bekliyoruz.
Esen kalın…