Bu mesleğe ilk başladığımda bana sahip çıkan, destek olan, acemiliğimi en kolay şekilde atlatmam için elinden geleni yapan ve gölgesini her daim hissettiren adam Mevlüt Aslanoğlu.
Herkesin dilinde ‘baba’ diye duyduğum o adam evet, bir milletvekili olabilirdi ama her şeyden önce babaydı, işte bu nedenle herkese kol kanat gerip yüzlerce insanın da babası olmuştu.
Bende hep farklı duygular, tecrübeler ve anılar bırakmıştır Mevlüt abi. Hayatımda hakkını ne yapsam da ödeyemeyeceğim isimlerdendir. Ne mutlu ki rahmetlik dedemin yanı başında mezarı ve her fırsatta mezarı başında dua etmeyi nasip ediyor Rabbim. Akıllarımızda sürekli Meclis’te kayısı için ağlarken, emeklinin hakkını savunurken, Meclis’in ortasında bağdaş kurup otururken, halay çekerken, türkü söylerken, köy okulları için iş adamlarından yardım isterken ve en çok da köy yollarını aşındırırken canlanıyor.
Oğlundan, kızından ve sonra aileye dahil olan gelininden, torunlarından ışıldayan gözleriyle bahsederken bulurduk son zamanlarda onu. Ailesini tanıyınca hak verdim açıkçası. Oğlu Erdem, “Mevlüt abinin gölgesi olsa ancak bu kadar benzerdi” dedirtti bana. Ailenin içine girdikçe, bireylerini tek tek tanıdıkça iyiliğin, yardımseverliğin ve güler yüzün aile için bir tesadüf değil yaşam tarzı olduğunu fark ettim. Mevlüt abimin vefat haberini nasıl gözyaşları içinde öğrendiysem, Erdem Aslanoğlu’nun CHP milletvekili adaylığını da tam tersi büyük bir keyifle karşıladım. Hedef 12’den vurulmuştu ve tam yerinde bir karardı. “Oh be” dedim içimden, biri gider biri gelir ve hizmet hep baki kalır dedim, Mevlüt abi yeniden hayata dönmüş gibi “oh” çektim açıkçası. Öyle boş, “aman babamın adını kullanır bir yerlere gelirim” gayesinde de hiç değil.
Çekirdekten siyasetin artı ve eksilerini öğrenmiş, Malatya aşkı hep babasıyla aralarına girmiş yine de babasının her ziyaretine, her anına refakatçi olmuştur. Üniversite mezunu, genç ve uzun zamandır turizm sektöründe faal olan bir iş adamıdır. Memlekete de uzak değil tam tersine bizim gelenek ve göreneklerimize herkesten daha fazla bağlıdır. Bütün hepsi bir tarafa o, Mevlüt Aslanoğlu’nun oğludur, öğrencisidir. Bizim, hepimizin rahmetli Aslanoğlu’na bir vefa borcumuz var, onun geriye bıraktıklarına sahip çıkmak boynumuzun borcu hissi var, hakkını emeğini inkar edecek lüksümüz yok. Malatya Erdem’e, Erdem’de Malatyalılara emanet. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da aynı düşünceler içinde olacak ki listeye son dokunuşu yaparak Erdem Aslanoğlu adını Malatya listesine aldı.
Adaylık sürecinde ve Meclis’e giderse Meclis sıralarında omzundaki yük herkesten fazla olacak Aslanoğlu’nun çünkü o babasının adını yaşatacak ve ona layık olmak için herkes bir çalışıyorsa o beş çalışacak.
Siyaset elbette ki saltanat yeri değil, babadan oğla geçecek bir makamda değil ancak mevzu Malatya’ya hizmetse babadan oğla değil, dededen toruna bile kalabilir. Hele bir de o ismin altında Aslanoğlu imzası var ise Meclis’e giden her yol o isme mubahtır. Tüm siyasi parti listelerindeki en güzel ve en anlamlı harekettir bu son dokunuş. Ve ilginçtir ki Malatya’nın tüm vekil adaylarının, siyasi kulislerin konuşup, adaylığına sevindiği isimdir 2. sıra milletvekili adayı Erdem Aslanoğlu.
Neticede hatır var, ahde vefa var, Mevlüt abinin emeği var. Bu adaylık sandığa nasıl mı yansır?
Fısıltı gazetelerine göre “Sürece renk katar, hareket katar en önemlisi de sandıkta CHP seçmenini bir araya toplar. Partinin 7 Haziran seçimindeki kayan oyları, kayıp oyları hatır-gönül uğruna, Aslanoğlu anısına aynı çatı altında birleşir.” Siyasetin kulislerinde bu şekilde yorumlanan adaylık herkese hayırlı uğurlu olsun ve dilerim ki bu süreç Meclis’te son bulsun ve o kürsü de Aslanoğlu soyadı bir kez daha can bulsun, yankılansın.
Söylemeden de geçemeyeceğim, aday tanıtım toplantısında kadın partililerin fotoğraf çektirmek için birbiriyle yarışması, Malatya milletvekili adayları içerisinde gördüğümüz göreceğimiz en genç ve en karizmatik aday olduğunu da hatırlatmış oldu. Seçmen hep 45 yaş üstü vekiller görmeye alıştığı için genç isim gündeme gelince hem zihne hem göze hitap etti, tam oldu.