Oldum olası sevgililer, anneler ve babalar günü gibi günlere karşıyım. Kimi ne zaman ve nasıl seveceğimi günler belirlememeli.
Üstelik olan var olmayan var.
Geçtiğimiz pazar günü de malum 14 Şubat Sevgililer Günü’ydü.
Aman Allah’ım sosyal medya çiçek, kalp, romantik sözlerden geçilmiyor. Çarşı desen yine aynı.
Önce bir bakınca “amannn ne gereği var lüzumsuz” desem de gördüğüm manzaralar heyecanlandırdı beni.
7’den 70’e herkes günün anlamının farkındaydı herhalde çünkü çocukların elinde çiçekler, yaşlı amcalar, teyzeler el ele yürüyüşte, bir telaş bir hareketlilik var anlatamam.
Ne güzel ama sevgi yine galip geldi ve bir günde olsa insanın içinden yaşama sevinci geri cana geldi.
Günü birlik sevgi olur mu?
Elbette olmaz ama 14 Şubat vesile olmuş, eskimeye yüz tutan aşklar tekrar can bulmuş.
İnsanın kalbi bu şekildeyken piyasayı sormayın bile.
Başta çiçekliler olmak üzere bütün esnafın ağzı kulaklarında. Üzerine ölü toprağı serpilmiş ekonomi sanki yeniden doğmuştu.
Esnafı da mutlu görünce iyice keyfim yerine geldi.
Sinema salonları, AVM, restorantlar, kafeler cıvıl cıvıldı.
Hal böyle olunca, herkes derdini tasasını bir köşeye bırakıp kendini aşkın kollarını teslim edince izlediğim manzarada şahaneydi.
Doyamadım bakmaya, elinde çiçeğiyle geçenleri saymaya, sevginin yaşı olmaz dercesine el ele kol kola gezen amcaları teyzelere alkış tutmaya doyamadım.
Eminim şimdi “sen ne yaptın”? diye soranlar vardır bana.
10 sene oldu eşimle beraber bir yola gireli ve her 14 Şubat olduğu gibi bu 14 Şubat’ta bir önem arz etmedi bizim için.
Biz oğlumuzla beraber çocuk müzikalini izlemeyi tercih ettik.
Anne-baba olunca Sevgililer Günü tamamen yalan oluyor, aklınızda olsun…