Artık kandırılmıyorlar: Kürtler barışı seçti, kullanılmayı reddetti

Abone Ol

BİR MÜZİĞİN DİLİYLE GELEN HAKİKAT: ŞİVAN PERWER’DEN BARIŞA BİR AĞIT

Dünya çapında tanınan Kürt sanatçı Şivan Perwer’in yaptığı son açıklama, sadece bir sanatçının duygularını değil; bir halkın yıllar sonra geçirdiği büyük zihinsel dönüşümün yansımasıdır. “Kürdistan 100 yıl önceki Kürdistan gibi değil” diyen Perwer, müziğiyle ses verdiği bu çağrıda, geçmişin sancılı hayallerinden bugünün gerçekçi barış vizyonuna doğru bir geçişin haberini vermektedir. Sanatçı, şarkıların barış için söylenmesi gerektiğini ifade ederken, aslında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Şivan Perwer’in “Şimdi tüm halklarla barışçıl bir yaşam için birlikte çabalamanın zamanıdır” sözleri, sadece bir temenni değil, aynı zamanda bir itiraftır. Kürt halkının artık silahla, provokasyonla, emperyal güçlerin yönlendirmesiyle bir yere varılamayacağını gördüğünün, bölgesel kaosun aktörü değil, çözümün parçası olmayı tercih ettiğinin göstergesidir. Bu çıkış, bugüne dek kandırılan, kışkırtılan ve kullanılmak istenen bir halkın yeniden özüne dönüşüdür.

ÇÖZÜM YENİDEN GÜNDEMDE: BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISI KARDEŞLİK UMUDUNU BÜYÜTTÜ

Son günlerde Türkiye siyasetinde tarihi bir dönemeç daha yaşandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı dikkat çekici çağrı, Türkiye’de uzun süredir özlenen ve umutla beklenen “yeni çözüm süreci” fikrini tekrar gündeme taşıdı. Bahçeli’nin, Kürt meselesinin artık dış güçlerin oyuncağı olmaktan çıkarılması ve kardeşlik hukukuyla çözülmesi gerektiğine dair sözleri, özellikle bölge halkı arasında büyük bir karşılık buldu. Bu çağrı sadece bir siyasi açıklama değil; devlet aklının yeniden devreye girdiğinin işareti olarak yorumlandı.

Kürt sanatçılarının bu sürece verdiği destek de göz ardı edilemez. Şivan Perwer ve Ciwan Haco gibi isimlerin “barışın sesi” olarak öne çıkması, Bahçeli’nin çağrısıyla paralel bir barış dalgasının halk arasında da karşılık bulduğunu göstermektedir. Bu durum, artık devletin ve halkın ortak noktada buluştuğu bir barış zeminine dönüşmekte olduğunu kanıtlamaktadır.

KÜRT SANATÇILAR BARIŞI SEÇİYOR: CİWAN HACO’NUN DURUŞU

Bu sürecin en güçlü destekçilerinden biri de Ciwan Haco’dur. O da tıpkı Şivan Perwer gibi, yıllarca halkına umut ve kimlik taşıyan bir figür olmuş, ancak son dönemlerde yaptığı açıklamalarla artık kavganın değil uzlaşının, ayrılığın değil ortak geleceğin sesini yükseltmiştir. Haco, verdiği röportajlarda Kürt halkının dış güçlerin piyonu olmaktan bıktığını, artık kendi ayakları üzerinde, barış içinde yaşamak istediğini net bir şekilde ifade etmektedir.

Ciwan Haco’nun mesajları da Şivan Perwer’in sözleriyle örtüşmektedir: Kürt halkı artık kullanıldığının, kandırıldığının farkındadır. Amerika’nın “özgürlük” vaadiyle Ortadoğu’daki çıkar hesaplarını kurguladığı, İsrail’in ise bölgesel dengeleri sarsmak için Kürtleri araçsallaştırdığı gerçeği geç de olsa anlaşılmıştır. Bu sanatçılar, müziğin ötesinde birer akıl ve sağduyu temsilcisine dönüşerek, Kürt gençlerine yanlış hayaller değil, yaşanabilir bir gelecek miras bırakmanın derdindedir.

BİR YÜZYILLIK KANDIRMACANIN SONU: KÜRTLER ARTIK ALET OLMUYOR

Geçmişte Kürtlere verilen sözler çoğunlukla vaat edilen “devlet kurma” hayali üzerinden şekillendirilmişti. Ancak bugün artık bu senaryoların ne kadar yapay, ne kadar emperyalist hesaplara hizmet ettiğini Kürt halkı açıkça görüyor. Amerika’nın Irak ve Suriye’de kurduğu oyunlar, İsrail’in Orta Doğu’daki böl-parçala-yönet stratejisi, bu halkı özgürleştirmemiş; tam tersine daha çok kan ve gözyaşına mahkûm etmiştir. Ne yazık ki geçmişte birçok Kürt genci, bu hayaller uğruna hayatını kaybetti, ocaklar söndü, şehirler yakıldı.

Bugün gelinen noktada artık o yanlış rüyadan uyanış başlamıştır. Artık “kandırılan Kürt” yerine, “uyanmış ve barışı seçmiş Kürt” vardır. Akıl ve feraset sahibi Kürtler, çözümün Türklerle, Araplarla, komşu halklarla birlikte yaşamaktan geçtiğini görmekte, sınırları çizilmiş yapay devletçiklerin değil; ortak yaşama kültürünün gelecek vadettiğini bilmektedir. Barış, sadece bir seçenek değil, mecburiyettir. Ve bu mecburiyet Kürt halkının selametinedir.

TÜRKİYE’DE BARIŞ, ORTADOĞU’DA DENGE DEMEKTİR

Şivan Perwer ve Ciwan Haco gibi sanatçılar, sadece kendi halklarına değil; Türk halkına da önemli bir mesaj vermektedir: Kürt halkı barıştan yanadır. Kavga, çatışma, ayrılık, dış güçlerin kurguladığı yıkıcı hayaller artık eskimiş, modası geçmiş projelerdir. Türkiye’de Türklerle birlikte, aynı sokakları, aynı dertleri, aynı hayalleri paylaşarak yaşamak, bugün Kürt halkının da güçlü şekilde sahiplendiği bir gelecek vizyonudur. Bu; bir teslimiyet değil, aklın ve hikmetin gereğidir. Çünkü bir kez daha görülmüştür ki, Amerika’nın çıkarı varsa dostluğu yoktur; İsrail’in planı varsa barışı yoktur.

Bugün Kürt halkının verdiği mesaj nettir: Kandırılmayacağız, kullanılmayacağız, kardeşliğimizi sattırmayacağız. Türkiye’nin içinde Türk-Kürt barışı güçlendikçe, bu coğrafyaya barış da adalet de gelir. Barışı destekleyen her Kürt sesi, emperyalizme karşı atılan bir tokat gibidir. Bu sürecin artarak devam etmesi, sadece Türkiye’nin değil; Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın da selametidir.

Kürt halkı özüne dönüyor, özde kardeşliğe sarılıyor. Bugün atılan bu sağduyulu adımlar, yarın millet olma bilincini pekiştirecek, sınırlar değil, kalpler birleşecektir.

UNUTMAYIN,

“Barışı seçen Kürt kardeşimiz, kandırılmayı reddeder; kardeşliği büyüten halk, emperyalizmi yener.”

SAYGILARIMLA!