ANTİ FUTBOL

Abone Ol

Şimdi yine birileri çıkıp, yok Yeni Malatyaspor şanslıydı, yok rakip kötüydü falan deyip alınan galibiyeti itibarsızlaştırmak için beyhude bir çabaya girişecektir.

Gerçi siz o birilerinin kim olduğunu artık çok iyi biliyorsunuz…

Adam yerine konulmayanlar, eskisi gibi yolunu bulamayanlar, ilgi çekmek isteyenler!

Daha net tarif vermek isterdim ama şimdilik bu kadarı bile onları afişe etmeye yeter.

Gelelim maça…

Türk futbolunun 9 kere kovalanıp, 10 kere göreve gelen mahalle bakkalı Mesut Bakkal ve onun zihniyetindeki eski kafalıların oynattığı ve artık demode olmuş negatif futbolun çağdaş futbol karşısında nasıl kaybettiğini izledik aslında geçen haftaki 90 dakikada.

Bir takım düşünün kendi sahasında oynuyor ve şiddetle kazanmaya ihtiyacı var, ama maç başladıktan sonra bunu rakip yarı alana geçmeden yapmak istiyor.

İnanın müsabakayı izlerken utandım.

O an dünyanın herhangi bir ülkesinden bir futbol sever tesadüfen yayıncı kuruluşu açıp bizim maçı izlese, kesin “Bu maçta şike var’ yorumunu yapardı.

‘3’üncü bölgede bırak oynasın, ikinci bölgeye gelirse Allah kerimdir’ anlayışı!

Ne oldu peki, taze teknik adam Erol Bulut düştü mü Bakkal Mesut’un bu ucuz tuzağına?

Düşmedi, düşmemekle birlikte güzel de bir ders verdi…

Dedi ki, futbolda artık 90 dakika savunmaya çekilip, 1 tane atar üzerine yatarım anlayışı bitti.

Ya ne yaptı peki Erol Hoca, ısrarla kanatlardaki yetenekli ayaklar Adem ve Pereira ile rakibi hataya zorladı ve en önemlisi Bakkal Mesut’un ucuz oyununa düşmedi… Kimi zaman takım halinde savunma, kimi zaman kompakt olarak hücumu düşündü.

***

Futbolda kazanan her zaman haklıdır. Bu meret öyle bir oyun ki, çalışmayana ya da hak etmeyene katiyen yüz vermez. Alınan sonuçlar doğrultusunda Erol Hoca ve pek tabi Yeni Malatyaspor doğru yolda ilerliyor.

Her ne kadar da bizim memlekette takımın ve taze hocanın başarısını çekemeyenler, ‘tesadüf, rakip kötüydü’ türünden yorumlarla kıskançlıklarından çatlasa da, ortada kazanılmış maçlar ve de alınmış puanlar var.

Takımın sportif direktörü Ali Ravcı’nın da söylediği gibi; tarih iyi futbol oynayanları değil, kazananları yazar.

***

Başakşehir maçıyla ilgili de iki-üç kelime edecek olursak, ben derim ki zor ama neden olmasın.

Yanında yetiştiği ve ayakkabı numarasını bile ezbere bildiği Abdullah Avcı’yı kendi silahıyla vurmasına kimse şaşmamalı Erol Hoca’nın.

Futbol günümüzde artık koşmak ve de mücadele etmek değil sadece, futbol aynı zamanda satranç hamlesi ustalığı gerektiren bir akıl oyunu özünde.

Bu da bize Pazar günü sahada bir taktik savaşının olacağının haberini veriyor şimdiden.