Annenin sesi

Abone Ol

Her Anneler Günü’nde bizim için bir şeyler yazılıyor.
Fedakarlığımızdan, sevgimizden, sabrımızdan bahsediliyor.
Güzel cümleler kuruluyor, fotoğraflar paylaşılıyor, “iyi ki varsın” deniliyor.
Biz hepsini görüyoruz. Her kelime içimize dokunuyor.
Ama bugün bir kez de biz konuşalım istedik.
Çünkü annelik hakkında çok şey söyleniyor ama annelerin içinde neler biriktiği çoğu zaman suskun kalıyor.

Bazı duygular vardır, yıllar geçse de değişmez.
Bir annenin sesi de böyledir…
Bazen bir cümlede, bazen sessiz bir bakışta, bazen de kimsenin fark etmediği küçük bir endişede yaşar.
Çünkü anneler çoğu zaman konuşmadan sever, anlatmadan taşır, görünmeden eksilir.
Ve en çok da güçlü sanıldıkları yerde yorulurlar.

Kimse bilmiyor mesela…
Birçok anne gece herkes uyuduktan sonra günün içinden geçer yeniden.
Söylediği bir cümleye takılır.
Çocuğunun bakışındaki en küçük değişimi bile zihninde tekrar eder.
Bir şey mi oldu?
Fark etmeden kırdım mı?
Daha sakin olabilir miydim?
Bunlar dışarıdan görünmez. Ama bir annenin içinden hiç eksilmez.
Çünkü annelik sadece büyütmek değildir.
Bir insanın hayatına dokunmanın ağırlığını her gün yeniden taşımaktır.
Bir çocuğun dünyaya bakışında,
İnsanlara güveninde,
Sevgiyi nasıl öğrendiğinde,
Hatta susmayı nasıl öğrendiğinde bile senin izinin olduğunu bilerek yaşamaktır.

Bu yüzden annelik biten bir şey değildir.
Zaman geçer, çocuk büyür, ev değiştirir yetişkin olur kendi hayatını kurar hayat farklılaşır…
Ama bir anne için evlat hiçbir yaşta tam olarak “büyümüş” sayılmaz.
İçindeki o his değişmez; sadece şekil değiştirir.
Bir bakarsın çocuğun için endişe olur, bir bakarsın sessiz bir dua.
Çünkü annelik biraz da mesafesi olmayan bir bağlılıktır.

Birçok anne yorulduğunu söylemez.
Söylese bile geçiştirir.
Çünkü alışmıştır; güçlü görünmeye, idare etmeye, devam etmeye…
Kendi kırgınlığını erteler, başkasının huzurunu öne alır.
Kendi ihtiyacını küçültür, başkasının ihtiyacını büyütür.
Ve zamanla anneler şunu öğrenir:
Her şey görünmez.
Ama her şey hissedilir.
Belki de en çok burada yorulurlar.

Çünkü annelik, sadece sevmek değil;
o sevgiyi her gün yeniden taşımaktır.
Ve belki de en sessiz gerçek şudur:
Bir anne, kimse fark etmese bile, hayatı boyunca birilerini büyütürken kendini hep içeride büyütmeye devam eder.

Belki de biz anneleri, sadece “anne” olarak değil,
kırılmış, yorulmuş, ama yine de sevmekten hiçbir zaman vazgeçmemiş
bir insan olarak görebilmektir.
Çünkü bir annenin en büyük ihtiyacı, hatırlanmak değil…
Görülmektir.