Ankara'da bir Malatyalı

Abone Ol

Malatyalı olduğumdan her daim gurur duymuşumdur ancak bu gurur bazen iki katına çıkıyor.

Hangi durumlarda mı?

Malatya dışında her yerde, başka bir şehirde, başka bir ülkede Malatyalı görünce ve başarılı isimlerin Malatyalı olduğunu öğrenince…

İşte şimdi sizlere o başarılı isimlerden bir tanesini anlatacağım ve hikayesini sizlerle paylaşacağım izninizle.

Eşim Serdar Barut'tan her fırsatta ismini duyduğum ve kendisini çok merak ettiğim Yazıhan Fethiyeli Ali İlhan ile tanışmadan önce merakım gitgide büyüdü. Malatyalı milletvekilinin danışmanlığını yapan ve TBMM'de adından söz ettirmeyi başaran Ali İlhan'ı başarılı yapan en büyük neden ise bence azmi.

İlhan çocuk yaşta bir rahatsızlık geçirmiş ve görme duyusunu kaybetmiş. İşte hayat aslında o zaman başlamış. Birçok insana örnek olacak bu hikaye eminim sizler ide etkileyecek.

Görme engeliyle hayata kaldığı yerden devam eden İlhan'ı bu engel yıldıramamış ve eğitim hayatını büyük başarılarla tamamlamış. Hayatı boyunca yurt içi ve yurt dışı seyahatlerine önem vermiş, bu ziyaretlerde ilk amacı ise 'engelliler için ne yapabilirim?' olmuş.

Yurt dışında gördüğü imkanlardan Türkiye'deki engellilerde faydalansın diye Ankara'da, Meclis'te engellilerin gözü kulağı olmuş. Yaptığı çalışmalar hem ses getirmiş hem de Türkiye'de bir ilk olmuş. Örneğin 'rehber köpek' projesine destek vererek görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak için büyük adım atmış.

Tabi bunları yaparken kendi hayatına da yön vermiş. Piyano çalıyor, şarkı söylüyor, köşe yazarlığı yapıyor, seyahatlerine devam ediyor, milletvekili danışmanlığını başarıyla yürütüyor ve bunları yaparken Türkiye ve dünya gündeminin nabzına da hakim oluyor.

Ankara'da derdine derman arayan her Malatyalının çalınacak kapısı haline gelmiş. Geniş çevresiyle de çözülmeyen sorun bırakmamış.

İşte ben tüm bunları kendisini tanıyan isimlerden dinledim ve mayıs ayında kendisiyle tanışma fırsatı buldum.

Mecliste kendisini ziyaret ettiğimde gıyabında az bile konuşulduğunu anladım.Bizimle fazlasıyla ilgilenerek beni yeterince mahcup etti fakatyanında Meclisin koridorlarında yürürkenayrı bir gurur duyduğumu da ifade etmek zorundayım.

Genel Başkan yardımcıları, Meclis Komisyon başkanları, Meclis çalışanları, sekreterler, danışmanlar herkesin selamı ve ilgisiyle gezdik Mecliste.

Meclis asansörlerinde görme engelliler için yapılmış sesli diyafon sistemi dikkatimi çekti ve hemen o sırada asansörde bulunan başka bir kişi ise bu sistemin mecliste Ali İlhan tarafından getirildiğini belirtti.

Ali İlhan iki saatlik ziyaretimde bana çok şey öğreten insan olarak hafızamda yer aldı. Bedensel bir engelimiz olsa da hayatımızdan vazgeçmeyeceğimizi, bunun bizi yıldırmak yerine daha çok hayata bağlayacağını ve en önemlisi de kendi hayatını değiştirmekle kalmayıp diğer engellilere de umut ışığı olarak gayret göstermesi her insanın alması gereken en büyük dersti bence.

İşte benim birkaç cümleye sığdırmak istediğim ve kendisiyle tanışmaktan, kendisinin Malatyalı olmasından büyük onur duyduğum Ali İlhan'ın hikayesi bu.

Eğer tanımayan varsa ya da tanımak isteyen varsa ve Ankara'da benim de bir kapım olsun diye aklından geçiren varsa bence muhakkak oda Ali İlhan'la tanışmalı.

O zaman bana hak vereceksiniz.

İyi niyetin ve azmin en büyük zafer örneği olan bu isme köşemde yer vermemin en büyük sebebi ise şu halimizle hayattan vazgeçip her fırsatta şikayet edip yaşamayı, çalışmayı, küçük bir grip olmayı bile dert edecek kadar umutsuzluğa kapılıyoruz ya, yapmayalım diye.