Bu cümle Kuran-ı Kerim’den alınmış bir ayettir. Ankebut,29/ 45
Allah’ı anmaktan kasıt namazdır. Namaz ise bir mümini her türlü kötülükten ve hayasızlıktan alıkoyar. (Aynı ayet)
Ayet-i Kerime’nin muhatabı Allah’a iman edenlerden başkası değildir.
Allah’a iman eden bir insanı diğerlerinden ayıran fark kendini bekleyen ahiret hayatının gerçekliğine hazırlamasıdır.
İman edenler için ahiret; dünya (değersiz, önemsiz) hayatının sorgulanacağı, yaptıklarının hesabını vereceği ve sonucunda nihayetsiz bir şekilde kalacağı yüksek bir hayattır.
Bunu realize etmeyen , gerçekçi bulmayan ciddiye almayan ve ve yaşamı sadece bu hayattan ibaret sayanlar bu söz meclisinin dışındadırlar.
Onların kalpleri ahireti inkâr edicidir, sorgulanacakları bir hayata inanmadıkları için de kendilerine gösterilen hiçbir delili ciddiye almazlar.
Peki ahiret gerçeğine inanan biz müminler için Allah’ı anmak neden önemsiz ve ciddiyetsiz hale gelmiştir?
Kâinatın ve hayatın sahibi olan Yüce yaratıcının davetine icabet edip huzuruna varmaktan bizi alıkoyan nedir?
Yer gök ve bu ikisi arasındaki her şey secde ederken, namaz kılmak konusunda neden gevşek davranırız?
Yemek yemek için bile daha fazla vakit harcarken, namaza neden bir türlü vakit ayıramayız?
İftiharla inşa ettiğimiz koca koca camiler birkaç ihtiyarın mekânı olmaktan neden bir türlü kurtulamaz?
Müslüman kimliğimizle dünyayı hak ve adalete çağırırken namaz kıldırmakla görevli peygamber varislerini neden küçük görürüz?
Hangi işimiz Allah’ı anmaktan daha önemli olabilir ki?
Dünyayı mı kurtarıyoruz?
Atomu mu parçalıyoruz?
Ölümsüzlüğe çare mi bulduk?
Namaz kılmakla meşgul olurken yetiştiremeyeceğimiz eksik kalan işimiz nedir?
Kimin kınamasından korkuyoruz? Patronun mu, mesai arkadaşlarının mı?
Vallahi Allah’ın kınaması en kötüdür.
Kimin vereceği itibardan şereften yoksun kalırız? Devlet başkanının mı, valinin mi ?
Vallahi izzet, şeref ve itibar bütünüyle Allah’ın yanındadır.
Kimin sevgisini kaybedeceğimizden korkuyoruz? Eşimiz, dostumuz, akrabamızın mı?
Vallahi Allah’ın sevgisini kaybetmek en acıtıdır.
Kimin ya da neyin vereceği menfaatten mahrum kalırız? Makamımız, malımız ya da çocuklarımızın mı?
Vallahi hayatımızın sahibi olan ve yöneten Rabbimiz menfaat verenlerin en iyisidir.