Allah dostları: Gerçek aşk!

Abone Ol

Allah dostuna varmak, kapısında suya ve aşka kanmak, her itiraza rağmen Allah’ a ve dostuna inanmak yürüyen ademi bedenlerimizde, aşk ateşi yakmak hayır bu değil aşk. Dizilerde gördüğümüz entrika dolaplarına sığamaz. Gece karanlığında yıldızlara bakıp görmeden Allah ve dostu peygambere aşık olan ve koca bir ayrılığı annesinin görmeyen gözlerinde nazar edip saklayan Veysel Karani’nin aşkı gerçek aşk olmalı. Çağların bilinmeziydi belki Allah dostlarının varlığı. Bir akıl etsek geçmişe baksak görecektik ama kibirden yapılı at gözlüklerimiz engel olmakta.

Allah dostlarını inkâr edenlerin gerekçeleri hep aynı. Nerdeyse ilk peygamberden bu yana Allah’ ın güzel yaratışına ve insanlara ayetler göndermesine inanmadılar. Son peygamber efendimiz Muhammet’in (Sav) gelişi ile en büyük inkârları da başladı. Şeytan fikirlerde hakkı silmeye çalışıp diri diri çocukları toprağa gömdürür iken merhametle uzanan hak sözüne en çok ben akıllıyım diyenler karşı durdu. Hâlbuki Kuran-ı Kerim’in dediği gibi akıl etmiyorlardı. Peygamberimizden sonra da birçok Allah dostu geldi bunlar gönül sultanlarıydı.

Cehaletle şeytan fikirleri kirletir iken bu gönül sultanları çölde vaha misali insanlığın özüne su taşıdılar. Abdulkadir Ceylaniler, Nakşibendiler, Mevlanalar sardı İslam’ı dört bir yandan. Allah aşkıyla yanan gönüllerin de hak aşkıyla dönen yıldızları örnek alıp Mevlana gibi dönerek semaya başladılar. Yine dar görüşlüler kirli fikirliler karşı durdu Mevlana’ya. Molla Kasımlar, Yunus Emre’nin yoluna tuzaklar kurdu günümüze kadar. Allah dostlarını inkar edenlerin hepsi kavruldu, yok oldu ama yinede şeytan ve avaresi durmadı savaşını kızgınlaştırarak sürdürdü.

Bir ademi olarak hakkın bana ihsan ettiği akılla düşünüyorum. Hak kadiri mutlak ise yaratma gücünde sınır yoktur. Bizim hayallerimizin çok ötesinde yaratışa sahip Allah her şeyi yaratır. Burada her insan imanı varsa hem fikir kalır. Alemlere rahmet yarattığı peygamberimizle aynı devirde yaşayan Veysel Karani’ ye Allah dostu diyebiliriz ki peygamberimizin mührü, hırkası ona kaldı. Allah bize bir ibret sunuyor. Alemlere rahmet peygamberimiz ile bile aynı devirde Allah dostunu yaratan, rabbimiz ondan sonra neden Allah dostu yaratmasın ve peygamber hırkasını binlerce ashaptan dört halifeden kimseye bırakmıyor da görmediği Veysel Karani’ye bırakıyor? Burada ki mana şu olabilir: Hak yolu açık, yürü bahanen peygamber görmemek ise Veysel Karani’ye bak o da görmedi ama peygamber hırkasına herkesten çok layık oldu ve bunu aşkla bağlanarak yaptı.

Günümüzde dahi Allah dostlarını inkâr edenlere şunu demek isterdim.

Siz hiç aşkı tattınız mı?

Aşk gibi bir derdiniz oldu mu?

Görüp de aşık olmak kolay, görmeden aşktır gerçek olan hak yolu.

Hak dostlarına dolu kalp gözüyle bakmak gerek…