Ali Ravcı’nın Yeni Malatyaspor’daki görevinden istifa etmesi beklenmedik bir durumdu. Bu istifayı Ali Ravcı’nın, dediği gibi “Gördüğüm lüzum üzerine” diye yorumlamak iş bilmezlik olur. Ali Ravcı’nın istifasının altında yatan asıl nedenler bize Yeni Malatyaspor’un geleceği ile ilgili ufak tefek ipuçları veriyor aslında. Sporun iyi kötü içinde olan birisi bile, bir kulüpte her şey yolundayken herhangi birinin durduk yere istifa etmeyeceğini bilir. Liglerin başlangıç arifesinde gelen bu istifa olayını, hem kulübümüze zarar vermemek hem Ali Ravcı gibi bir değerimizi kaybetmemek hem de gerçekten doğru bir çözümleme yapmak için üç farklı şekilde incelemekte fayda var. Asıl neden ne olabilir? Ali Ravcı, yeni yönetimle çalışmaya başladığı ilk günden beri problemler yaşadı. Yerine, yanına, altına, üstüne birilerini getirme çalışmaları başından beri onu rahatsız etti. Yeni teknik heyet belirleme sürecinde de çok fazla bilgisine başvurulmadı. İç transferde onun raporu dikkate alınsa da dış transferde tamamen yönetim ve Mustafa Uğur etkili oldu. Tüm bunlara bir de ekonomik konularla ilgili futbolculara söz veren ama yönetimden dolayı birkaç kez zor durumda kalan adam pozisyonuna düşmek eklenince, yapacak başka bir şeyi kalmadı. Hele bir de 4 milyon denilip, yaklaşık 6 milyonu bulan transfer ve teknik heyet gideri göz önündeyken, mevcut yönetimin bu konuda daha fazla yükünü çekmek istememiş olabilir. İstifa, Kulübün geleceği açısından neden önemli? Yeni Malatyaspor’un kariyerli hoca ile çalışması, bu ligin üstünde yıldızları kadrosuna katması ve grubun şu an bana göre en iyi takımı olmasında problem yok ama geri planda sıkıntı çok. Ali Ravcı’nın istifası aslında Yeni Malatyaspor’un içinde kaynayan, bazen sönen, bazen dışarı taşan volkanları gösteriyor. Takım Malatya’ya geldi idman sahası yok. Futbolculara düzenli ödeme yapılacak, nasıl, kim hangi bütçeyle yapacak karamsarlık diz boyu. Başkan Adil Gevrek, kendi kontenjanından bir genel müdür atadı, bir sportif direktörü var buna rağmen hala dışarıdan birilerini dinleme yolunu seçiyor. Tamam, istişare falan önemli ancak sen kulübün organlarını dinleyip, dışarıda konuşulanları yaparsan olmaz. Kulüpte bazı transferlerin Ali Ravcı’dan onaysız yapılması da direk yönetim ile hocayı muhatap eder oldu. O zaman sportif direktör neden var ki boşuna o koltuğa maaş vermeyin, kimseyi de getirmeyin. Kısacası Yeni Malatyaspor’daki bu çarpıklıklar lig başlamadan bu istifayla gün yüzüne çıktı. Temennim yönetim bir an önce bu istifayla biraz irkilir ve yoluna daha doğru şekilde devam eder. Eğer Ali Ravcı’nın istifası bu şekilde okunursa, Yeni Malatyasporumuzun geleceği aydınlık demektir. Ali Ravcı’ya gelince… Ali Ravcı, bu memleketin ‘şu’ su da ‘bu’ su da deyip, allayıp pullamaya gerek yok. Malatya’da üst düzey futbol kariyeri say desen ilk üçtedir Ali Ravcı. Ama en büyük yanlışı Ali Özkan döneminde böylesine bir göreve gelerek, Mustafa Ceviz’i bıraktığı gün yaptı. Çünkü Malatya henüz böyle bir görevin farkında değil. Malatya’da 7 ay önce yönetimin amacı kulübü yapılandırmak değil, yeni isimleri getirerek süre kazanmaktı. Ali Ravcı bu tuzağa düştü maalesef. İçindeki kendi şehrine hizmet etme aşkı başkaları tarafından kullanıldı. 4 yılda 26 milyonun harcandığı bir kulübün her yerinde olup da, 200 bin liraya bir çim saha bile yaptırmayan Ali Özkan gibi birinin olduğu yerde yapılanmak, sportif direktörü dikkate almak hiç inandırıcı değilken, Ali Ravcı bile bile lades dedi. Ben, bu gazetede Ali Ravcı bu göreve ilk geldiği gün görev ve yetkilerini tüm dünya kulüplerinden örnekler vererek yazdım. Yetkilerini kullanamadı ya da kullandırmadılar benim nazarımda hiçbir önemi yok. Sonuç itibariyle Ali Ravcı bu kulübün tesisleşmesinde, sportif başarısında daha fazla başarılı olabilirdi. Bizde Ali Ravcı’dan bir Süleyman Hurma, Süleyman Tekgül, Önder Özen yetiştirebilirdik. Bu tür görevlerde biri size yetkilerinizi kullandırmıyorsa o gün bırakacaksınız. Eğer içerde kalıp mücadele edeyim derseniz zamanla o çarpık yapının bir parçası olursunuz. Ali Ravcı açısından bence hiç unutamayacağı tecrübeler edindiği bir dönem olmuştur. Bize gelince… Ben, Ali Ravcı’nın 7 aylık dönemde neler yaşadığını kulüpte her zaman neler olup bittiğini çok iyi biliyordum. Bu sürecin böyle noktalanacağını da aylar öncesinden yakın çevreme söylemiştim. Eğer bunları bugün yazdığım gibi ilk hissettiğim anda yazsaydım. Bu memlekette, kulüp düşmanı, Ali Ravcı istemezi, ortalığı karıştıran kişi ilan edilecektim. Ama olaylar bittikten sonra yazınca her şey süt liman oluyor maalesef. Aslında bizim işimiz bunları aylar öncesinden yazıp, kulübü de Ali Ravcı’yı da uyarmak ama kimse kusura bakmasın da bizim camiamız henüz bu seviyede değil!