Pazartesi akşamı Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, tüm basın mensuplarını bir araya topladı. Tüm ekibini de yanına alan Başkan Hacı Uğur Polat, bir ilke de imza attı.
Hiçbir belediye başkanının cesaret edemeyeceği şekilde kameraların önünde bizlerin sorularını yanıtladı. Güzel bir projenin öncülüğünü başlatmış oldu aslında. Çünkü harcamalardan, çalışmalara, alt yapıdan, imar projelerine kadar merak edilen ne varsa hepsini cevapladı.
İtiraf edelim ki ben ve tüm meslektaşlarımın çok hoşuna gitti bu yayın. Tabi bir kaç pürüz dışında…
Öncelikle güzel ve ağırlıklı olarak görsel işlere imza atılmış, bunu gördük. Başkan Hacı Uğur Polat “ben” değil “biz” mantığıyla o makamda oturduğunu herkese göstermiş oldu; ekibini de arkasına alarak. Belediye başkan yardımcıları ve tüm daire müdürleri de tüm misafirperverlikleriyle oradaydı.
Ama bazı hatalar ‘ben buradayım’ dedi.
Bazı televizyonların temsilcileri ve aktif olan gazetecilerin bir mikrofon kaçırma yarışı vardı anlamsızca.
‘Ben de oradaydım’ demek için mikrofonu eline alıp, sözde sorularıyla sahneye çıkan ve sorusunun cevabını alır almaz programın bitişini beklemeden kalkıp gidenler oldu mesela.
Bence bu insanlar büyük saygısızlık yaptı hem mesleğine hem de sorusuna itina ile cevap veren Belediye Başkanı Polat’a.
Daha sonra Güneş TV temsilcisine söz hakkı verildi. O da sağ olsun olmayacak yerde olmayacak bir soru sordu.
Faaliyet raporunu açıklayan belediye başkanına “Neden Ramazan ayında etkinlik yapıyorsunuz da Muharrem ayında bir çalışmanız olmuyor ve cemevlerine neden hassasiyet göstermiyorsunuz” şeklinde ilginç bir soru sordu.
Ama olmadı, hiç yeri değildi.
Başkan Hacı Uğur Polat profesyonelliğiyle gereken cevabı verdi ve aslında hepimizi şaşırttı.
“Muharrem ayı Ankara’daki patlamaya denk gelince Alevi dedeleriyle bir araya gelerek iftar çadırı kurmamızın uygun olmayacağına karar verdik. Ayrıca biz senede iki defa hem cami hem de cemevlerinin temizliğini yapıyoruz” dedi.
Bizler ekranın karşısına geçerken ve klavye başına otururken tarafımızı bir yana bırakıyoruz, bırakmak zorundayız. Mezhep ayrımı yapmak yerine bütünleştirici olmak zorundayız.
Alevilerin hakkını savunduğunu zannederek o soruyu soran ve sorduğu içinde böbürlenen arkadaş önce şunu bilmeli ki Muharrem ayı matem ayıdır ve bu ayda sessiz sedasız oruç tutulur, etkinlik yapılmaz.
Aleviliği ve Alevileri artık malzeme yapmayın. Elinizdeki basının gücünü, mezhep çatışması için kullanmayın. Zaten Başkan Polat da verdiği cevap ile Alevilik üzerine ne kadar çok bilgi sahibi olduğunu göstermiş oldu.
Bence prim yapmak için kullandığınız Alevilere bir özür borçlusunuz. Çünkü Aleviler sizin aksinize, bu şekilde gündeme gelmek istemiyor.