Galatasaray yenilgisinin hiçbir açıklaması olamaz. Nokta.
Efendim yok Galatasaray şampiyonluğa oynuyor, yok adamların kadro değeri bizim kadronun 10 katı, yok bilmem onların adı Galatasaray falan filan. Geçin bunları.
Bu takım, kendisine gönül vermiş o kadar insanı tüm Türkiye’nin gözü önünde bu denli rezil rüsva edemez. Buna hakkı yok.
Sahada ne oynadığı belli olmayan bir takım, kenarda ne oynattığı bilinmeyen bir teknik heyet.
Allah aşkına Erol Hoca sana samimi bir soru soruyorum: Galatasaray maçında sahaya sürdüğün takımın ne oynadığını sen anlayabildin mi?
Ya sahaya çıkan on bir… 1 hafta önce affedilip sürgünden dönmüş Murat Akça 11’de.
Hani Robin Valçın, sen bu adamın esas mevkii stoper demedin mi?
Peki ya Pereira, Bifouma, Barış Alıcı, Ahmet Ildız nerede?
Bifouma’yı devre arasında sen transfer ettirmedin mi? Neden maçtan 1 gün önce kadrodan çıkardın?
Hocam ne olursa olsun ben hâlâ senin hocalığına inanıyor ve de güveniyorum. Yalnız sende son zamanlarda nedenini çözemediğim bir akıl tutulması durumu görüyorum.
O kadar bariz yanlışlar yapıyorsun ki bazen “bu kararları veren Erol Hoca olamaz” diyorum kendi kendime.
Kamara’yı kendin istedin ama “ben daha önce istemiştim, geç aldılar” diyorsun.
Bifouma’yı sen transfer ettirdin ama kesen, on bire koymayan yine sensin.
Barış Alıcı attığı gollerle takımı kupada yarı finale kadar taşıdı, ama yarı finalde kadroda yok.
Murat Yıldırım kaç haftadır sahada sadece koşuyor, ama her zaman on birin değişmez ismi.
Bu kadar çok yanlış haliyle yapılan doğruları da götürüyor.
Üçe bu kadar emek veren, şehrin futboluna 5 yılda iki şampiyonluk hediye etmiş yönetimi de hak etmediği eleştirilerle karşı karşıya bırakıyor.
Sana hâlâ inananlar için silkin ve de kendine gel hocam.
Not: Yazıyı kaleme aldığım dakikalarda Erol Bulut ile yollar henüz ayrılmamıştı. Bu gelişmeye rağmen yazımda herhangi bir değişiklik yapma ihtiyacı duymuyorum.