Ak Parti’nin Özlem Zengin hatası

Abone Ol

HALKIN SESİNE KULAK TIKAMANIN BEDELİ HEP AĞIR OLMUŞTUR

Türkiye’de siyaset, halkın nabzını tutmayı gerektirir. Özellikle de 20 yılı aşkın bir süredir iktidarda olan bir partiyseniz, bu sürekliliğin en büyük nedeni, halkın size duyduğu güven olmuştur. Ancak AK Parti, son yıllarda bu güveni zedeleyen kararlar almakta ve tabanın sesine kulak tıkamaktadır. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri de Özlem Zengin vakasıdır.

Özlem Zengin, AK Parti içinde uzun süredir eleştirilen bir isimdir. Halkın hassasiyetlerine duyarsız açıklamaları, muhafazakâr seçmenin beklentileriyle örtüşmeyen duruşu ve partiye zarar veren tutumları, taban ile yönetim arasındaki mesafeyi her geçen gün açmaktadır. Bugün AK Parti’ye gönül veren insanlar, şu soruyu sormaktadır:

“Bizim sesimizi duyan kimse yok mu?”

HALKIN HASSASİYETLERİNİ YOK SAYAN BİR SİYASETÇİ

Özlem Zengin’in özellikle muhafazakâr seçmenin hassas olduğu konularda yaptığı açıklamalar, AK Parti’nin yıllardır omurgasını oluşturan kitlede büyük bir güven kaybına neden olmuştur. Başörtülü kadınların yaşadığı sorunlar, İstanbul Sözleşmesi, kadın hakları gibi meselelerdeki çıkışları, muhafazakâr camiada derin bir rahatsızlık yaratmıştır.

Özellikle son olarak Adli Yargı Hakim ve Savcı Kura Töreni’nde sergilediği tutum, parti içinde bile büyük bir tepkiye yol açmıştır. Eski milletvekillerinden Mehmet Metiner’in dahi eleştirdiği bu olay, Özlem Zengin’in artık yalnızca bir bireysel figür olmaktan çıkıp, AK Parti’ye zarar veren bir unsur haline geldiğini gözler önüne sermektedir.

Bugün muhafazakâr seçmenin büyük bir kısmı, AK Parti’nin bu tür isimlere neden ısrarla görev vermeye devam ettiğini sorgulamaktadır. Artık mesele sadece bir siyasetçi meselesi değil; mesele, AK Parti’nin halkın taleplerine ne kadar duyarlı olduğu meselesidir.

AK PARTİ’NİN EN BÜYÜK HATASI HALKIN SESİNE SAĞIR KALMAK

Bir siyasi hareketin en büyük sınavı, kendi hatalarını görebilme yeteneğidir. Ancak AK Parti, son yıllarda tabandan gelen eleştirilere karşı sağırlaşmış durumda. Oysa bu partiyi ayakta tutan en büyük unsur, halkın desteğidir. Eğer halkın sesine kulak verilmezse, bu desteğin sürmesi mümkün değildir.

Özlem Zengin’in AK Parti içinde korunması, muhafazakâr seçmenin partiden soğumasına neden olan en büyük unsurlardan biri haline gelmiştir. Sosyal medyada ve sokakta sıkça dile getirilen bir gerçek var:

“Özlem Zengin mi daha kıymetli, yoksa 20 yılı aşkın süredir sizi iktidarda tutan bu millet mi?”

AK Parti, bu soruya net bir yanıt vermek zorundadır. Eğer gerçekten halkın partisi olduğunu iddia ediyorsa, halkın sesine kulak vermelidir. Ve bunun ilk adımı, Özlem Zengin gibi isimlerin partiye verdiği zararın farkına varmak ve bu zararı önleyecek adımları atmaktır.

ÖZLEM ZENGİN AK PARTİ’YE NE KADAR ZARAR VERDİ?

AK Parti’nin son yıllardaki oy kayıplarına bakıldığında, muhafazakâr seçmenin duyduğu rahatsızlık açıkça görülmektedir. 2023 seçimleri ve sonrasında yapılan anketler, AK Parti’nin özellikle muhafazakâr seçmende ciddi bir oy kaybı yaşadığını ortaya koymaktadır.

Bu kaybın en büyük nedenlerinden biri, AK Parti’nin temsil ettiği kimliğin giderek aşınmasıdır. Özlem Zengin gibi isimlerin halkın değerleriyle örtüşmeyen söylemleri ve tavırları, bu kırılmayı daha da derinleştiren faktörlerden biri olmuştur.

Özellikle, eşcinsellerin oynadığı bir filmi beğendiğini ve iki kere izlediğini açıklaması gibi tavırlar, muhafazakâr seçmen tarafından kabul edilemez bulunmuştur. Üstelik kendi öz yeğenini savcı atamaları sırasında ön plana çıkararak Cumhurbaşkanı’na yaranmaya çalışması, yıllardır dillendirilen torpil iddialarının varlığına dair inanca kapı aralamıştır. Tüm bu olaylar, Özlem Zengin’in yalnızca kendisine değil, AK Parti’ye de büyük zarar verdiğini göstermektedir.

YA HALKIN SESİNE KULAK VERİLECEK YA DA BEDELİ AĞIR OLACAK

Halka rağmen siyaset yapıp zarar gören ve hatta kaybolup giden ilk parti AK PARTİ olmayacaktır. Geçmişte bunu bir çok kere gördük. Öncelikle ak Parti’nin bunu görmesi, kabullenmesi ve bunun önüne geçecek tedbirleri alması gerekmektedir

AK Parti, 2002’den bu yana halkın desteğiyle iktidarda kalmış bir partidir. Ancak eğer halkın talepleri göz ardı edilmeye devam edilirse, bu desteğin sürmesi imkânsız hale gelecektir. Özlem Zengin gibi isimlerin parti içinde korunması, tabanda büyük bir güvensizlik oluşturmuştur.

AK Parti’nin önünde kritik bir yol ayrımı bulunmaktadır:

Ya halkın sesine kulak verecek ve tabanın hassasiyetlerini gözeten bir politika izleyecek,

Ya da halkın taleplerine sırt çevirerek iktidarını kaybetme riskini göze alacaktır.

Bugün bir karar verilmelidir:

Özlem Zengin mi daha kıymetli, yoksa yıllardır AK Parti’yi iktidarda tutan bu millet mi?

Unutulmamalıdır ki, bu partiye iktidarı getiren ne Özlem Zengin’dir ne de onun gibi figürler. Bu parti, halkın teveccühüyle ayakta durmaktadır. Eğer halkın sesine kulak verilmezse, günü geldiğinde AK Parti de tarihin tozlu sayfalarına karışacaktır.

Bugün gerçek bir özeleştiri yapmanın vaktidir. Eğer AK Parti gelecekte de var olmak istiyorsa, milletin taleplerine rağmen siyaset yapma lüksünün olmadığını anlamalıdır.

Ve bunun ilk adımı, Özlem Zengin gibi figürlerin partiye verdiği zararı kabul etmek ve gereken adımları atmaktır.

Unutulmamalıdır ki,

“Emanet ehline verilmezse, liyakatsiz ellerde yozlaşan bir dava, milletin vicdanında kaybolmaya mahkûmdur.”

Saygılarımla