Ahengi bozmayalım...

Abone Ol

Sezona uzun yıllar sonra ilk defa iyi başladık.

Mersin karşısında alınan 3 – 1’lik galibiyet müthiş bir atmosfer oluşturdu camiada.

Böylesine kolay görünen aslında tuzak diyebileceğimiz bir maçın kazasız belasız atlatılması sevindirici.

Mersin İdmanyurdu’nun dağılan kadrosu, genç bir takımla sahada yer alması, ekonomik sıkıntılar ve transfer yasağı bu maçı kolaylaştırmadı, daha riskli hale getirdi.

Bugün kaybetmiş olsak ya da berabere bitirsek, camiadaki ‘negatif enerjiyi, erken bunalım sendromunu, hayal kırıklığını, acabaları, yine mi’ leri düşüne biliyor musunuz?

Onun için neyse ki en azından rahat diyebileceğimiz bir skorla kazandık ve lige 3 puanla başladık.

Fakat aynı tuzak bu kez kapımızın önünde duruyor.

Transfer tahtası kapalı Samsunspor ile Pazar günü kendi sahamızda karşılaşacağız. Kadrosundan 5 önemli oyuncuyu kaybeden Karadeniz temsilcisi sadece kendi alt yapısından ve amatörden 10 takviye yaptı.

Kamuoyu nezdinde kolay ve zayıf bir rakip gibi görülüyor ama bu hafta Adana Demirspor ile 0 - 0 berabere kaldılar, kolay lokma olmadılar.

Şayet Samsun’u yenemezsek, ‘bu takımdan bi cacık olmaz’ havası var millette. Ama bunlar yanlış düşünce. Geçen yıl göbeğimiz çatlayana kadar mücadele ettiğimiz her maçtan puan çıkardık. Bu ligin altın anahtarı mücadele!

Onun için ‘iç saha, Samsun kolay lokma’ demeden aynı ciddiyetle kazanmanın yollarını aramalıyız.

Ortalığı bulandırmayalım!

Burada bir başka önemli konu ise yakalanan havanın dağıtılmaması üzerinedir.

Kolay ya da zor, güçlü ya da güçsüz bir takımı da yensek bir gerçek var ki lige iyi başladık. Şimdi bu havayı bozmadan Samsun karşılaşmasını da en güzel şekilde atlatıp önümüze bakmalıyız.

Bu camiada havayı kimler bozabilirse sözüm onlara!

İlk aklıma gelen YEREL MEDYA!

Sevgili meslektaşlarım, değerli arkadaşlarım, övgüyü de yergiyi de ölçülü yaparsak, sadece bir maç kazanan takımı şampiyon ilan etmezsek, saha içindeki ufak – tefek sorunlara mercekle bakmazsak hiç sorun olmaz.

İkinci bölüm TARAFTARA!

Bunu sadece maçı maratonda izleyen tek taraftar grubumuz üzerine alınmasın. İnönü Stadı’na gelen tüm taraftarlar için diyorum. Daha sezon başı. Futbolculardan hazır olan var olmayan var. Geçen yıl gördük ki bu kulüp kaybettiği bir oyuncunun yerine yenisini koyacak çapta değil. Gol kaçabilir, penaltı gol olmayabilir, hatalı gol yenilebilir. ‘Daha ilk haftalar’ deyip, aynı oyuncuyu alkışla desteklersek hem maçı hem de oyuncumuzu kazanmış oluruz.

En büyük çuvaldız YÖNETİME!

Geçen sezon bu takımın play off potasından nasıl döndüğünü Deli Ali bile biliyor. Takım kazanıyorken, şehir umutlanıyorken, henüz krizler patlak vermemişken, üzerinize düşeni 1 kere değil 10 kere yapın. Yapın ki yine hedefe yaklaştığımızda ne oyuncular ne de şehir şu kadar maç başı bu kadar pirim birikti davasına girmesin!

Bu 3’lü çark görevini düzgün yaparsa, futbolcular ve teknik heyetin bu işi arızasız götüreceğine inanıyorum.

Velev ki yapamadılar, o zaman sonrasını biz değil, onlar düşünür!