Ağız değişti, çünkü insan değişti

Abone Ol

Bir şehrin ağzı, sadece kelimelerden ibaret değildir.
Ağız; insanın dünyayla kurduğu ilişkinin sesidir.
Ne kadar açık yaşanıyorsa, o kadar açık konuşur.
Ne kadar gizleniliyorsa, o kadar yuvarlaklaşır.

Malatya’da eski insanların ağzı netti.
Çünkü eski insanlar netti.

Söz, uzatılmazdı.
Cümle kısa olurdu ama ne dendiği belliydi.
Bugünkü gibi “şöyle de olabilir, böyle de” yoktu.
Gerçek neyse, olduğu gibi söylenirdi.

Bunu en iyi, o günün sözlerinde görürüz.
“Ak it, kara it hepsi bir it” denirdi mesela.
Ne açıklama isterdi ne diplomasi.
Hakikat, cümlenin içindeydi.

Bu bir dil meselesi değildi yalnızca.
Bu bir ahlak meselesiydi.

Eski insanların kullandığı kelimeler azdı ama yükü ağırdı.
Beddua ederken bile niyet gizlenmezdi.
“Gün yüzü görmeyesin” denirdi.
Sertti ama açıktı.

Dua da aynı açıklıktaydı.
Uzun temenniler değil, net dilekler vardı:
“Ömrün çoğ ola”,
“Tutttuğun taş altın ola”.

Yani söz, ya hayırdı ya da hayrın karşısı.
Arası yoktu.

Bugün ise kelimeler çoğaldı.
Cümleler uzadı.
Ama netlik azaldı.

Dilbilim açısından bakıldığında burada bir ağız kaybı yok.
Sesler yerinde, kelimeler yerinde.
Ama kullanım değişti.
Kelimenin taşıdığı niyet değişti.

Eskiden kelime, gerçeği söylerdi.
Bugün kelime, gerçeği dolaştırıyor.

Bu da bizi sosyolojiye getiriyor.
Eski insan yüz yüze yaşardı.
Mahalle vardı, göz vardı, yarın yine karşılaşmak vardı.
O yüzden sözü eğip bükemezdi.

Bugünün insanı kalabalıkta ama dağınık.
Kaçacak alan çok, sorumluluk az.
Söz bağlayıcı olmaktan çıktı.

Bu yüzden ağız değişti.
Ağızdan çıkan cümleler değişti.
Eski insanların kelimeleri netti,
Bugünkü kelimeler yuvarlak.

Eskiden bir söz, insanı tarif ederdi.
“Adamdır” denirdi, yeterdi.
Bugün sayfalar dolusu anlatılıyor ama kim olduğu hâlâ anlaşılmıyor.

Eskiler saf değildi.
Açıktı.
Netti.

Bugün ise açık sözlülük risk sayılıyor.
Sözün arkasında durmak değil,
Sözden kaçmak maharet gibi görülüyor.

O yüzden eski kelimeleri özlüyoruz.
Ama aslında özlediğimiz şey kelime değil;
O kelimeleri bu kadar açık söyleyebilen insan.

Çünkü kelimeyi öğrenmek kolaydır.
Ama kelimenin arkasında durmak zordur.

Ve bütün bu anlatının sonunda, eski Malatya ağzı yine en doğru sözü söylüyor:
Eskiden laf ağırdı gardaş, şimdi adam lafın altına gizlenir oldu.