Adviye ( Bir bedene sığdırılmış iki ruh)

Abone Ol

Ödüllü oyunların yazarı H. CAN UTKU’dan muhteşem güzellikte bir oyun ADVİYE’yi izledik H. ŞAHAP SAYILGAN’ın yönetmenliğinde iki kişilik, şaşasız bir dekor ve mütevazı kostümlerle insan okyanusunun el değmemiş, göz görmemiş mercan derinliklerine seyahat ettik.

Oyuncular sanki bu oyun için sanatçı olmuşçasına sahnede devleşip seyirciyi büyülediler. Oyun bir insanı iki bedene taşımış ve taşırken metafiziksel zaman kayıpları yaşamış iki farklı gelişen karakteri bir ruha ve hafızaya konumlayarak çoğumuzun keşkelerine bir doktor neşteri gibi temas etti.

Keşkeleri neşterleyen yazar, tiyatro oyuncularına ve seyircisine unutamayacağı bir şok etkisi yaşattı. Öyle ki yılların bana verdiği tiyatro ahlakı tiyatrocuları tanımak oldu ve şahsımca oyuncular sahnede oyun yapmıyorlardı. Kendi keşkeleri ile ADVİYE’nin keşkeleri arasında bağ kurup, okyanusun göksel mavisinden, kendi derin hissiyatlarına yolculuk ettiler.

Her oyunda oyuncuların seyirci üzerindeki etkisini ve oyunu yazan ben, bu seferlik oyuncuların da yazardan etkilenmelerini yazmak istedim. Çünkü onlar da hala bizim kadar yazarın etkisindeydiler…

Bizler de aslında iki karaktere sahip değil miyiz? Birincisi yaptıklarımız, ikincisi yapamadıklarımızı hayal eden bizler.

Bu hayata bizler doğarız, mesul biziz. Fakat çoğumuz başkalarının seçimlerini yaşar, başkalarının bakışıyla kendisine bakar, başkalarının suçlamalarıyla suçluluk hisseder ve bir gün bir bakmışız ki kendi kendimize başkalaşmışız Ve dahası koca bir hayatta bir cümle kuramadan, bir renk açamadan sönüverir ışığımız.

Halbuki doğa ve hayvanlar iç güdüsel olarak gelir, çiçek en güzel şekilde açar. Güvercin en renkli kanadıyla baharı alkışlar, yunuslar en büyük dalgayla denizde uçar ve bunu yaparken kimseye sormadan kimseye yaranmaya çalışmadan yaparlar. Kısada olsa uzunda olsa kendi hayatlarını yaşarlar.

Bizlerin keşkeleri olmayacak mı, tabi olacak. Söz konusu kendi keşkelerimiz de saklı tiyatro oyunun da kendi korkuları üstüne giden Adviye. Adviye daha şanslı. Çünkü içindeki ukdeleri daha az ve daha belirgin yaşamış. Seçimlerimizi kendimiz yapmalıyız, sonunda bir gün kendi kendimizin yargıcı olduğumuzda kendimize bile inanamayacağımız özgüvene sahip olarak yürürüz bu hayat yolunda. Yoksa bence doğmanın ve yaşamanın sürprizi kalmaz. Tıpkı denizde sürüklenen odun parçasına döneriz.

Önümüzdeki hafta 27-28 Şubat tarihlerinde İstanbul Devlet Tiyatrolarının sergilediği tek kişilik oyun BÜLBÜL SUSTURULDUĞUNDA ve çok güzel bir çocuk oyunu olan BARIŞ GEZEGENİ oyunları SABANCI KÜLTÜR MERKEZİ’NDE gösterime sunulacaktır.

Sizleri oyunlara ve salonlara bekliyoruz…