Adı Apoata olsun mesela

Abone Ol

Öncelikle şunu yazayım:

İki günde on iki şehit vermiş bu milletin bir partisi, adını da söyleyeyim CHP’si, PKK terörünün müsebbiplerinden bir partiyle, adını da yazayım DEM’le aynı tarafta yer almıştır.

Nasıl?

İki günde on iki kahraman evladını yitiren, bu memleketin Meclisinin imza altına aldığı terörü kınama bildirisine, imza koymayan parti olarak.

Yazıklar olsun!

Güya kendi kendilerine, PKK’yı da ağızlarına almadan, ayrı bir bildiri yayınlamışlar.

O bildiriyi kimse okumayacak.

PKK destekçisi partiyle yana yana kaldığınızı bilecek.

Bunu, siz bile bile yaptınız.

Bölücülere, dünyaya mesaj vermek için yaptınız.

Siz Özgür değilsiniz.

İpiniz başkalarının elinde.

O Partiyle, ortak açıklama yapacağınız günler yakındır.

Gizli değil açık bir ittifak kurun.

Adı da, “Apo-Ata İttifakı” olsun mesela…

Büyükşehir başkan aday adaylarına ÖNERİYORUM:

Şehitlerimize, gazilerimize saygımızı, vefamızı göstermek, bir nebze olsun borcumuzu ödemek için, çocuklarımızda, gençlerimizde teröre karşı durmak, bulaşmamak, terör karşısında dağılmamak şuuru oluşturmak için, insanların kimisinin Fatiha okuduğu, kimisinin saygı duruşunda bulunduğu, kimisinin bakıp düşündüğü, oturup ağladığı bir Terör Şehitleri ve Gazileri Anıtı yapın.

Evet biliyoruz, deprem işleriniz çok.

Olsun!

Merkezi yeniden oluşturuyorsunuz maşallah diyeyim.

Bu Anıtı da proje içine alın.

Bu şehrin işlek bir yerine, mesela eski belediye binası yerine, şehitlerimize, gazilerimize, yakışır, saygı uyandırır, estetik, sanatsal bir Anıt yapın!

Terörle mücadeleyi kahraman askerlerimiz, kahraman güvenlik görevlilerimiz yapsın!

Sorunun psikolojik boyutuna da siz bakın!

İki yüzün üzerinde şehidi, üç yüzün üzerinde gazisi var bu Malatya Malatya’nın.

Türkiye de bir ilk olsun!

Depremzede Malatya örnek olsun.

 

İkinci önerim: KAYISI…

Dünyada birinciyiz.

Her yıl 100 bin tonun üzerinde kuru kayısı üretmekte ve bunun neredeyse tamamını yurt dışına satmakta ve Türkiye’ye 300 milyon dolar kadar döviz kazandırmaktadır.

Kuru kayısıda, dünyada üretiminin yüzde 70’i,  Türkiye üretiminin ise yüzde 85’i Malatya’dan.

Yaş kayısı da bu oranlar dünyada yüzde 11, Türkiye’de yüzde 55’tir.

Bunda, yaş kayısıyı pazara yetiştirmede gerekli altyapıya sahip olmayışımızın etkisi de vardı ama şimdi yok.

Dünya Kayısı Ticaret Merkezi, devasa, modern tesisleriyle yapıldı, hizmete hazır.

Kuru kayısıdaki yüksekliğimiz, kayısımızın içerdiği kuru maddenin çokluğu ve bundan dolayı kurutmaya uygunluğudur.

Hal böyleyken,  adımızla özdeş bu Allah vergisi ‘özel ve güzel’ meyvemizin İlimize, Ülkemize verebileceği faydanın çok altındayız. 

Çünkü hala geleneksel usullerle,  bu işi yapıyoruz.

Dikiyoruz, aşılıyoruz, gübreliyoruz, ilaçlıyoruz, deriyoruz, kükürtlüyoruz, kurutuyoruz, ambalajlıyoruz, pazarlıyoruz ve de ağlıyoruz!

Bunu en yükseğe çıkarmak mümkündür.

Ağaç sayımız, ürün miktarımız artsa da zihniyetimiz modernleşmediği için niteliksel dönüşümü yapamıyoruz.

Bunun için, Devlet’ten dilenmek, Devlet’e ağlamak yerine,  Devlet’in de katkıda bulunacağı şirketleşmeye gitmemiz gerekmektedir.

Allah’ın verdiği kayısımızdan, Allah’ın verdiği aklımızı kullanarak ondan en yüksek faydayı sağlayabiliriz.

Bunun için, Türk Ticaret Kanun’u hükümlerine göre kurulup yönetilen, denetlenen, tüzel kişiliği haiz, ticari şirketlerde bir araya gelerek, kayısıcılık yapmamız gerekmektedir.

Başta Büyükşehir olmak üzere, belediyelerimizin tek veya birlikte, Kayısı Üretim Tanıtım ve Pazarlama Şirketleri kurmaları ve vatandaşlarımızı da nakdi veya ayni sermayeyle ortak etmeleri, Malatya’nın bu “Mahalli Meselesine” neşter vurmaları gerekmektedir.

Belediyelerimiz, açtığı bu yolda vatandaşlarımıza örnek olacak ve zaman içinde çiftçilerimiz de kendi şirketlerini kurabilecektir.   

Bu yolla, çekirdekten, fidana, fidandan gübrelemeye, ilaçlamaya, çiçekten meyveye, dermeye, kükürtlemeye, kurutmaya, ambalajlamaya, pazarlamaya, markalaşmaya, dünyada fiyat belirlemeye kadar tüm aşamalar deneyimli uzmanlar tarafından yönetileceğinden, kayısıda devrim olacak; adı Malatya’mızla müsemma, güzel ve özel meyvemiz, Türkiye’de ve dünyada hak ettiği yere gelecek; sadece Malatya değil, Türkiye değil, dünya bu nimetten faydalanacaktır.

Çünkü, Türkiye de, dünya da henüz kayısıyı tanımadı!