Adaylar mı, bildirge mi?

Abone Ol

7 Haziran Genel Seçimleri’ne 42 gün kala parti genel başkanları ve milletvekili adayları son kozlarını oynuyor. Beyannamesini açıklayan ve gelecek 9 yılı planlayan AK Parti Teşkilatı artık sahaya indi. İlçe ve köy gezileriyle start veren adaylar, vaat vermek yerine şimdiye kadar yapmış oldukları icraatları teminat göstermeyi tercih ettiler.

CHP cephesinde ise durum tam tersi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu seçim bildirgesini açıkladıktan hemen sonra tüm dikkatleri üzerine çekti. Öyle ki Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek bile CHP'ye oy verebileceğini söyledi. Vaatlerinin büyük bir kısmı ekonomiyi rahatlatmak adına hazırlayan Kılıçdaroğlu ve ekibi derslerini iyi çalışmışlar. Vatandaşı iyi tanıyor, vatandaşın kanayan yarasını da çok iyi biliyorlar.

Asgari ücretin ve emekli maaşının artacağı, çiftçiye mazot indirimi, evi olmayanı ev sahibi yapma çabaları, esnafa destek, maaş ikramiyeleri ve daha fazlası… Valla okuyunca kulağa hoş geliyor değil mi? Herkesin şikayetçi olduğu, dert yandığı sorunları tek tek inceleyip ciddi çözüm önerileri sunuyorlar.

AK Parti'ye göre bunların hiçbiri yapılamaz. Ülkenin ekonomik durumu bu vaatleri yerine getirmek için uygun değil. Ama vaadin merkezi CHP'ye göre de durum çok farklı. Hatta o kadar arkasındalar ki vaatlerinin, noter onayına bile başvuruyorlar.

Ne demek lazım bu durumda? Elbette sorunların çözülmesi, özellikle ekonomi anlamında rahatlamak hepimizin tek isteği. Ancak hangi şartlarda gerçekleşir bu vaatler ya da ne kadar ciddiler bu vaatleri verenler tartışılır.

E ne diyelim, tek isteğimiz her sonucun Türkiye'ye hayırlı olması. Atanamayan öğretmenlerin, emeklilerin, işçinin, yoksulun, öğrencinin unutulmayacağı bir 8 Haziran sabahına uyanmak dileğiyle…