Adalet Meyvesi

Elindeki tüm imkanları kullandığı halde istediğini başaramayan bir yöneticinin, yönetici pozisyonunu koruyor olabilmesi, onun da üstünün yani asıl gözlemcinin pis işlerini hallediyor olması ile ilgilidir bazen.

Abone Ol

Elindeki tüm imkanları kullandığı halde istediğini başaramayan bir yöneticinin, yönetici pozisyonunu koruyor olabilmesi, onun da üstünün yani asıl gözlemcinin pis işlerini hallediyor olması ile ilgilidir bazen.

Hangi itin tasmasının hangi çakalınelinde olduğunu bilmek gerekir.

Çevrenizde muhakkak tanık olursunuz. Ya da ‘’Ya hu bunca usulsüzlüğe, yolsuzluğa, suça iştirake rağmen bu adama nasıl bir şey olmuyor?’’ dediğiniz olmuştur. Değerlendiriciler bozuk olunca başka nasıl bir sonuç bekleyebilirsiniz ki? Bunda şaşılacak bir taraf görmüyorum!

Değerlendiricinin bozuk olması durumu, sistemde adalete olan güveni doğrudan sarsmaktadır. Değerlendiriciye karıştırıcılar müdahale ediyor olabilir. Ancak bu değerlendiricinin basiretsizliğinin açıklaması olamaz.

Adalet olgun tatlı ve lezzetli bir meyve gibi olmalıdır. Gören herkesin iştahını kabartmalıdır. Sunumu öyle yapılmalıdır ki, kendisine sığınan mağdurun ağzı tatlanmalı, suçluya acı çekirdeği kalmalıdır.

6 ay arayla, aynı konuyla ilgili verdiği taban tabana zıt iki karar olan bir mahkeme heyetinin varlığı insanlara nasıl umut vaat edebilir? Bir düşünün: konu aynı, hikaye aynı, mahkeme heyetindeki isimler aynı… Farklı olan tek şey hikayenin kahramanları!

Suç ve suça iştirakin normalleşme sürecine daha nasıl büyük bir katkı sağlanabilir ki?

Teolojide var olan İlah-i Adalet kavramı bir nevi yaratıcı tarafından sükûnete davet olarak kabul edilebilir. Ancak bu kabulü silaha dönüştürmeyi düşünecekkadar zıvanadan çıkılmamalıdır.

’’Allah’ından bulsun’’ ‘’Sen sakin ol Allah var!’’ Ya hu hakkını arayan adam Allah yok mu diyor?

Sen mücadele etmezsen Allah yardım etmez beyim. Öyle olsa ‘’size karşı savaşanlarla siz de savaşınki Allah onları sizin ellerinizle cezalandırsın’’ ayetini nereye koyacağız?

İşte hak arama mücadelesi yürüten bir insana yapılan en basit psikolojik şiddet örnekleri bunlar…

Eskiden tecavüzcüleri istismarcıları teröristleri savunan avukatlara çok kızardım. Sitemimi ifade ettiklerim hatta isyan ettiklerim olmuştur. Avukatlar herkesin savunma hakkı olduğunu bunun adaletin tesisi için olmazsa olmaz olduğunu söyleseler de ben de hardal tanesi kadar yumuşama olmadı. Sonra basit davaları kazanabilmek için yalan ve iftira makinesine dönüşebilen avukatların varlığına şahit oldum. Kendi kendime sordum peki bunlar için ne düşünüyorsun diye. Öyle ya bana göre yalan ve iftira ehli bir avukatın, çocuk istismarcısını ya da bir kadın katilini savunan avukattan bir farkı yoktu!

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…