Bu mübarek günlerde ülkede acayip şeyler yaşıyoruz.
Mesela, dünya devi Barcelona’nın oyuncusu, milli oyuncumuz Arda’mız 65 yaşındaki gazeteciye saldırdı.
Dünyadaki hemen hemen her ülkenin gazete sayfalarına çıkan birinin olaylara bu kadar “yerel” bakması çok acayip!
Eşkıya mısın diyeceğim olmayacak;
Yılda 5 milyon dolar kazancı olan birinin eşkıya olması, olmazdı.
NEYSE
Mesela İrfan Buz’un gönderilmesi de acayip geldi bana…
Yeni Malatyaspor’u iki lig atlattırmış bir antrenörü sorgusuz-sualsiz göndermeyi anlamadım.
Senenin birinde Lucesco Galatasaray’ı şampiyon yaptıktan sonra sorgusuz-sualsiz gönderilmiş yerine Fatih Terim getirilmişti. O yıl hüsrana uğramıştı Galatasaray!
UEFA Kupası’nı almış bir antrenörün bıraktığı takıma tekrar gelmesi yanlış olmuştu. Çünkü doku farklılaşmıştı.
Bence İrfan Buz üç yılda iyi bi “doku” yakalamıştı ama nedense ne medyada ne yönetimde ne de taraftar nazarında güven yakalayamamıştı. Başarılar art arda gelmesine rağmen sürekli bir “güvensizlik” hissettim.
Ama şunu iyi biliyorum; bu başarıları İrfan Buz değil de Ziya Doğan veya Yılmaz Vural yakalasaydı halen konuşulur halen gazete sayfalarını süslerdi.
İkinci olduk sanki sonuncu olmuş gibi yaptık!
NEYSE
Mesela bu aziz mübarek günlerde bir Deniz Seki vakası yaşadık.
Uyuşturucu bulundurmak ve satmak suçundan hüküm giymiş bir ünlünün tahliyesini izledik.
Sanırsın ki yazdığı kitaptan dolayı ülkesinden sürgün edilen bir yazarın rejim değişikliği sonrası yurda dönüşü gerçekleşti.
Nasıl bir acayip ülkeyiz anlamadım!
Sabahın erken saatlerinde kalabalıklar hapishane önünde birikmiş, Deniz Seki’yi karşılamak için!
Ve maalesef bu konu ile ilgili onlarca olumlu yazı yazıldı.
Acayip…
NEYSE
Aç ve susuzluğun verdiği hallerin yansımasını Diyarbakır’da yaşadık.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır’da billboardlara “Ramazan Şanlıurfa’da yaşanır” diye parayla reklam yaptırtmış.
Bunun üzerine Diyarbakır karışmış!
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı;
“Diyarbakır'daki billboardlarda Şanlıurfa reklamının yapılması bu kentin değerlerini hiçe saymaktır. Bu kent sahipsiz değil, kabul edilemez"
Demiş…
Acayip…
NEYSE
Kaç yıl önce facebook’ta “Bu çağda kırk farklı iletişim çeşidi olması Ramazan Davulculuğu mesleğini düşündürmüyor mu? Yeter da…” diye yazınca tepkiler almıştım.
Bir yaşındaki kızımın sokağı iki tur atan davulcu yüzünden iki kere kalkması sonucu yazdığım bir paylaşımdı.
İnanın bu çağda bu kadar etkileşim olmasına rağmen halen ruhani bir şey arıyorsak davulda inanın kalsın ama işin manevi tarafı da kalmadı.
Kalkmaz ama acayip…
Neyse…