Belli kişiler pahalılıktan dem vurarak:
“Aç karın tencere de yıkar hükümeti de yıkar” demiş.
Doğru demiş.
Aç karnına kim yaşar?
Hayatın birinci kuralı beslenme olduğuna göre…
Pahalılık el yakıyor can yakıyor mide yakıyor.
Allah dar gelirlilerin emeklilerin asgari ücretlilerin yardımcısı olsun.
Tuzu kuru olanlar nasılsa zam üstüne zam yaparak işlerini bir şekilde yürütüyorlar.
“Geride kalanın canı çıksın” misali.
Fakaaat…
İçimizde bizimle yaşayan Suriyelilerle hiç konuştunuz mu?
Bizimle birlikte yaşamaktan kaçı memnun?
Bunca dışlanmaya bunca hakarete bunca kovulmaya bunca kin beslenmeye bunca “defolsunlar memleketlerine” gibi aşağılama sözlerine nasıl katlanıyorlar?
Hiç sordunuz mu?
Ben sordum.
Yüzde ellisi buradan, ülkemizde, ilimizde olmaktan memnunlar.
Geri kalanı ise ne diyor biliyor musunuz?
“Dayanamıyoruz aslında”
Orda da açtık burada da, orada da işsizdik burada da orada da zulüm vardı burada da farklı zulüm görüyoruz, aşağılanıyoruz, orada da Esatçılar bizi dışlıyorlardı burada da Türklerin bir kısmı dışlıyor“ diyorlar ve ekliyorlar:
“Keşke vatanımızda olsaydık ta bunları duymasak, yaşamasak”
“Kendi toprağımızda öleydik te bunları duymasaydık”
“Meğer vatansızlık ne acı bir şeymiş”
Bunları duyun beyler!
“Aç karın tencerede yıkar hükümeti de” diyor birileri.
Yıkar tabi.
Suriyede de yıktılar işte.
Ne vatanları kaldı ne bayrakları ne orduları ne aileleri.
Sonucu hepimiz görüyoruz.
Mideleri aç ve vatansızlar.
Adam ne diyor biliyor musunuz?
“Karım olmayaydı da vatanım olaydı, işim olmayaydı da vatanım olaydı, aç dolaşaydım da kendi vatanımda aç olaydım, çocuklarım olmayaydı da vatanım olaydı, cahil kalaydım da vatanımda dolaşaydım, arabam, işim, gücüm olmayaydı da vatanım da olaydım, bayrağım altında yaşayaydım”
Daha ne diyeyim, Suriyelilere bakında biraz ibret alın…