ABLA DARBE NE DEMEK?

Abone Ol

Sanırım travma böyle bir şey…

Şu yazıyı yazmaya başlamadan önce bir müddet düşündüm. “15 Temmuz’a dair ne yazabilirim?” diye…

Gözlerimi kapatınca aklıma yerlerdeki cesetler, salalar, ZPT’ler, Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprüyü kapatan askerler, darbecileri durdurmaya çalışan kahraman halk, bildiriyi okurken gözleri korkudan kocaman açılmış TRT spikeri, annelerin dilinden hiç düşmeyen dualar ve birçok şey geliyor…

O geceyi her düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor.

Zaten 15 Temmuz’dan önceki süreçte o kadar çok şehit vermiştik ki, her şehit cenazesinden dönüşümde haftalarca uyuyamayıp, “Daha kötü ne yaşayabiliriz ki?” derdim. O gece, ‘daha kötü ne yaşayabiliriz’i gördüm.

Allah bir daha yaşatmasın.

***

Herkesin o geceye dair bir anısı vardır. Benim de var. Ben de bunu size anlatacağım.

***

İşten eve döndüğümde çok yorgun olduğumdan yarım saatliğine kestirmiştim. Mesaj ve arama seslerine uyandım.

-“Türkan uyan İstanbul’da köprüyü kapatmış askerler…”

Herkes uyumuş, bir tek ben uyanığım. Akşam geç gelmişim zaten eve. Televizyonda askerlerin köprüyü kapattığını görünce inanamadım habere. Zaten gün boyunca hareketli geçmişti siyaset meydanı.

“Herhalde bir tür terör belasından dolayı önlem almak için yapıyorlardır” dedim. Daha bunu düşünürken, Başbakan Binali Yıldırım telefonla bağlandı kanala:

-“Bir darbe kalkışması ile karşı karşıyayız. Ancak önlemlerimizi aldık…” vs bir cümle söyledi.

Duyduklarıma inanamadım.

“Darbe” mi?

Büyüklerimizden dinlediklerimi, okuduklarımı hatırladım. İdamları, kan ve acıyı, cinayetleri…

Rüya görüyorum sandım. Öyle oturarak falan değil, ayakta izliyorum gelişmeleri.

Kaç yüz kişiyi aradığımı hatırlamıyorum. TRT spikerini görünce kafama dank etti. O ana kadar kardeşimin askerde olduğunu hatırlamamıştım bile…

Evet, kardeşim askerdeydi. Kalbim güm güm atmaya başladı.

Haberi var mıydı acaba, haberi olsa beni arardı, acaba telefonu açık mıydı? Annemi, babamı uyandırmayı düşündüm, bana bir akıl versinler diye. Telaşlanmamaları için sessiz sessiz izlemeye devam ettim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bağlandı sonra canlı yayına, içim bir nebze rahatladı. Halkı sokağa çağırınca evlerde kimse kalmadı. Herkes sokaklardaydı…

En sonunda kardeşimi aramaya cesaret ettim. Daha doğrusu buna mecburdum. Durumunu bilmek zorundaydım. Sanırım 4’üncü çalışta açtı telefonu. Bir müddet konuştuk. Onun bulunduğu noktada herhangi bir hareketlilik yoktu. İçlerinde hain darbeciler yoktu.

O kadar mutlu oldum ki, binlerce kez şükrettim.

Sonra bana unutamayacağım o soruyu sordu?

-“Abla darbe ne demek?” …

Düşünün 20 yaşında daha çocuk benim kardeşim. Birçok asker de böyleydi zaten. Habersiz, darbenin ne demek olduğunu bilmeyen çocuklar…

Tabi darbeci hainlere yeniden lanetlerimi iletiyorum.

Diğer taraftan kardeşimin bana sorduğu o soru, beni o gece en çok etkileyen durumlardan biriydi.

***

Sonraki süreçte biz de demokrasi nöbetlerine katıldık. Çok şükür darbe girişimi engellendi.

BUSABAH olarak da dakika dakika tüm gelişmeleri kamuoyuna duyurduk.

Ve inşallah 15 Temmuz’un yıl dönümünde yine demokrasi nöbetinde olacağız.

***

Tüm şehitlerimize rahmetle…