Bilene her gün Anneler Günü,kadınların baş tacı olduğu gün. Artık sembolleşen günde etkinliklerin yapılması çok güzel.
Malatya Belediyesinin belki de en çok beğendiğim hizmetlerinden biri de trambüsün Malatya’mıza getirilmesiydi.Evet,trambüs hattı Malatyalılara konforlu ve rahat bir ulaşım sağlayarak tüm hemşerilerimniz tarafından memnuniyetle karşılandı ve buna birde pembe trambüs hizmeti de katıldı.Evet sadece kadınlara özel bir taşıma aracı trambüs duraklarında çoğu kez rastladım yolcuları gözlemledim. Erkeklerin alınmadığı ve sadece kadınlara yönelik kaportası çiçekli desenli çok hoşuma gitmişti.
Trambüs durağında eşiyle araca binmeye çalışan amcaların binip sinirle indiklerine çoğu kez rastlasam da ve hatta bazı adamların bağırıp çağırmasını görsem de içten güldüğümü itiraf edeyim.
Üçüncü sayfa haberlerini dolduran kadın cinayetleri, eşi ve yakınları tarafından darp edilmiş kadınların sargılı fotoğrafları ve hatta haber sunucuların yine kadın cinayeti diye başladığı haberlerden o kadar dolmuştum ki sadece kadınların bindiği çiçek desenli araç bana farklı ve içimi rahatlatan bişeymiş gibi geldi.
Hatta bir zamanlar Malatya Belediyesi Dünya Kadınlar Günü’nde otobüsleri ücretsiz yapmışlardı. Haberlere bile çıkmıştı. Hayatımızda ufak detaylar her zaman ilham kaynağı sağlarlar ve insanlığı doğuran ve taşıyan kadınlara onların ayrıcalığını hissettirmek hepimize iyi gelecektir.
Bugün Dünya Kadınlar Günü’nde şahit olunmuş bir olayı anlatacağım. Sabah saat sekiz sıralarında çarşı merkez trambüs durağında trambüs bekliyordum.
Yanımızdaki kadınların tek binebildiği pembe trambüs geldi. Kadınlar ayrılıp otobüse bindi, hala şehrimizde pembe trambüsün farkında olmayan bir amca kadın şoföre bişeyleri hızla anlatmaya çalışıyordu. En sonunda pes edip eşinidetrambüsten dışarı çıkartarak söylenmeye başladı.‘Böyle olurmu, nasıl böyle sadece kadınlara otobüs veriyorlar, o zaman erkeklere de olsun…’
Üç beş dakika kadar geçmeden diğer trambüs durağa yanaştı. Sabah telaşıyla bindim. Önün biraz arkasındaydım, biraz önceki amca şoföre olanları anlatıyordu. Sitemini hemcinsinden çıkartır gibiydi. Şoför gülerek amcayı rahatlattı. Herkes amcayla şoförün konuşmasına dalmıştı. Bir sonraki durakta yaşlı bir teyze trambüse bindi. Elleri boştu, şoföre ‘Oğlum bugün kadınlara bedava değilmi?’ Şoför ‘Hayır teyze ama senin zaten kartın var bedava biniyorsun.’
Anlaşılan teyze her sabah aynı saatlerde bindiğinden şoförler tanıyordu. Yaşlı teyze yüzünü solgunlaştırarak yelek cebinden yaşlılık pasosunu titreyen elleriyle çıkartıp okuttu ve hemen ardından ‘He oğlum doğru dersinde tüm kadınlara eskiden olurdu. Bizim ıraklarda akrabalarımız oturur bayramlarda konuşuruz. Ben bizim belediyenin sadece kadınlara özel otobüsü var derim. Hemide çiçeklerle süslenmiş, bir de kadınlar gününde hep parasız olur derdim. Demek yanılmışım ama eskiden öyleydi demi?’
Şoför biraz evvelki amcaya yaptığı gibi gülerek başını salladı ‘He ana eskiden öyleydi.’ Ne anladım bu olaydan?
Bir teyze titreyen ellerine, yaşlı bedenine rağmen hala hayata gülerek, sevinçle koşarken kendi hemcinsine yıllar önce yapılmış bir ayrıcalığı kendi kendisinde yaşıyor ve umutluda… Her gün yanı başımda yarı boş olarak bizi almadan giden pembe trambüse bakıyorum konuşmalar, itirazlar çınlıyor kulağımda.
İşte israf israf buya diyenler haklımıydılar acaba? Neden koca trambüs yıl boyu yarı boş çalıştırılır da senede bir gün Kadınlar Günü’nde uygulanan sadece kadınlara yönelik ücretsiz binişler kaldırılır?Ha evet üniversite güzergahında çalışan trambüslere okuyan kadınlar biniyor.
Yılda sadece tek bir gün Malatya’mızın kadınlarına ayrıcalığı hatırlatmak Malatyalı kadınlarımıza değmezmi? Yoksa sadece üniversite güzergahına giden kadınlarımıza mı ayrıcalık var?
Bunlar ufak detaylar ama dedim ya hayata anlam katarlar. Darısı 2019 yılının Kadınlar Günü’ne. Bakalım Belediyemiz tüm Malatya kadınlarına ulaşabilecekmi yoksa sadece pembe trambüse mi kalacağız?