27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

Abone Ol

İnsanlığın kendisi kadar eski olan bir sanattır tiyatro. İnsanlık tarihin karanlık çağlarında bir araya gelip gün içinde av sırasında başlarından geçen olayları jest ve mimikleriyle meraklılarına anlatmaya başladığı andan itibaren tiyatro hayatımızda var ola gelmiştir.

Aynanın icat edilmediği ve sadece sudaki yansımamızın olduğu zamanlarda insanlar kendi toplumsal olaylardaki başkarakterleri anlatır iken gözlem ve kendi içlerindeki yetenekle doğayı kendi türündeki insanı taklit etmeye çalışmıştır.

Kimi zaman vahşi bir avcının kürküne bürünerek etrafında ki doğayı taklit edip anlatan oyuncular tiyatronun ilk oyuncularıdır. İnsanlık tarihi çağlar boyunca geliştikçe her milletin kendi anlayışında tiyatrolar gelişme bulmuştur.

Günümüz modern tiyatrosu batılı anlamda isimlendirilse de geçmişini Orta Asya’nın geniş bozkırlarında buluruz. Nitekim Asya kıtası insanlığın beşiği olmuş her türlü yenilik ilk burada başlamıştır.

Hala Orta Asya bozkırlarında şamanlar tarih öncesinden gelen geleneklerle bir tür gösteri yapmaktalar. Son derece etkileyici ve ilk insanlara aitmiş gibi ruhumuzda kabul gören bu tür gösteriler gerçekten jest ve mimikleriyle ve olası bir yetenekle yapılmakta tiyatronun en sade örneklerini sunmaktadır.

Dünya Tiyatro Günü sosyalleşmiş insanın sosyalleşmesinin bir ürünü olarak doğmuştur ve evrenselliğini hep korumuştur. Çünkü tiyatro hep vardı. Biz sadece ona bir isim koyduk ama o isminden çağlar öncesinde doğmuştu. Zaten ayna icat edilse de insanı en iyi gösteren yine insan seçilmiştir.

Bunu tiyatroyu dolduran ve insanların hallerini izleyen her insanda görebilmektesiniz. Türklerde de tarihin akışına göre tiyatro hep vardı. İlk zamanlar şamanlar savaş sahnelerini ve geçmişte yaşayan büyüklerin rollerine girmişlerdi. Daha sonraki zamanlarda orta oyunları kış yarısı etkinlikleri meddahların gösterileri ile tiyatro hayatımızın hep içinde olmuştur.

Batılı anlamda ilk tiyatrolar Osmanlı devrinde yazılmış ve sahnelenmiş Cumhuriyet Dönemi’nde ise süre gelerek devam etse de devlet düzeyinde 10 Haziran 1949 yılında devlet tiyatrolarının kurulmasıyla devlet tarafından tam desteklenmeye başlanmıştır.

Devlet tiyatroları onlarca yıl boyunca Türk ve dünya edebiyatının binlerce oyununu Türk halkıyla buluşturup Türk toplumunun kültürel gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Tiyatro metin haliyle bir edebi tür olsa da sahnesiyle ayrıca güzel sanatlar sanatı olmuştur.

Tiyatro geçmişle gelecek arasındaki en iyi köprü olma yolunu korumaktadır. İnsanlar kendisini en iyi şekilde tanımak istiyorlarsa tiyatroya ilgileri olmalı. Bu kendimize yapacağımız en iyi yol olacaktır. Dünya Tiyatrolar Günü’müz bizim günümüz bizi en iyi anlatan bir gün…