22 yılda yapılanlar, yapılamayanlar

Abone Ol

22 yıllık iktidar serüveni 3 Kasım 2002 günü başladı. Tek başına yeni kurulan Ak Parti geldi. Büyük umutlar ve heyecanla hikâye başladı.

Peki, bu 22 yıllık ülke yönetiminde neler yapıldı; neler yapılamadı; neler içimizde ukde kaldı:

Ülke koalisyon hükümetlerinden kurtuldu.

Mecliste çoğunluk elde edilerek verilen sözlerin verilmeme engeli kalmadı.

Uzun süreli hükümetler iş başına geldi.

Kısa bir dönem için Cumhurbaşkanı ve Başbakan aralarında sorun yaşasalar bu engel de 2007 yılında ortadan kalktı.

Özgürlükler, demokrasi ve insan hakları konusunda ilerleme kaydedildi.

Ekonomide ibre pozitife gidiyordu. Veriler oldukça umut verici idi.

İMF ile yollar ayrılıyordu.

Etnik izolasyonun kalkması konusu ivme kazanıyordu.

“Kürt sorunu benim sorunumdur” denilip bahar havası esiyordu.

Avrupa Birliği ile köprüler yeniden kuruluyordu.

Hastaneler, otoyollar, bölünmüş yollar hız kesmiyordu.

Savunma sanayii büyük bir ivme kazanıyordu.

Uluslararası arenada oyuna dahil edilen değil, oyun kurucu aktör yolunda mesafe alıyordu.

Türki Cumhuriyetler ve Afrika ülkeleri ile kadim geçmişlerimize dönüş vardı.

Darbe dönemi sona ermiş görünüyordu.  Vesayet yerle yeksan olmuş gibiydi.

Barış süreci ile silah bırakma hedefleniyordu.

Asker masada siyaset yerine, kışlada çalışıyor gibiydi.

Okullarda derslik ve öğretmen sorunu çözülmüştü.

Türkiye hür ve bağımsız olma yolunda eksikliklerini tamamlıyordu.

Bunlar olumlu yansıyan gelişmeler.

Elbette ki, dünya tos pembe değil, yolunda gitmeyen gelişmeler de yaşanacaktı.

AK Parti iktidara geldiğinde bürokraside tecrübesi yoktu. İçeride tutunabilmesi için birileri ile pazarlık yapacaktı. Bu pazarlık laik ve Kemalistler ile olamayacağını herkes biliyordu.  Geriye temiz, dürüst ve dayısı olmayanlar ile adeta ağlarını bir örümcek gibi ören bir örgüt vardı.

Dürüst ve samimi olanları kimse zaten görmeyecekti. Geriye bir tek örgüt kalıyordu.

Bu örgüt vari çalışan çeteler devletin tüm kılcal damarlarına girmek için kuyumcu titizliği ile çalışmışlar.

Devletin tüm kademelerini ele geçirmiş gibilerdi. 2012 yılına kadar bunların referansında olmayanlar asla listelere giremiyorlardı.

İlk denemelerini Gezi Olayları ve MİT TIR’larında yaptılar. Başarılı olamadılar fakat Türkiye’nin ilerleme hızına ket vurdular. Herkesin ortam sakinledi dediği anda 15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasını başlattılar. Hesap edemedikleri yüzünden başarısız oldular.

Geldiğimiz noktada bitmediklerini ilk günden beri söylüyoruz, söyleniyor…

En son Ankara’da yaşananlar bunun apaçık delilidir.

Detaylı temizlik yapılmadan bunlardan kurtulmak çok zor gibi…

Peki, AK Parti iktidarı neleri başaramadı:

4+4+4,  12 yıllık kesintisiz eğitim ile istenen sonuç elde edilemedi.

12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim bu ülkenin başına getirilebilecek en büyük beladır.

Sanayii ara eleman yetiştirme yok oldu. Suriyeliler olmasa bırak usta yetiştirmeyi çırak bile yetiştiremeyiz.

“Her türlü ırkçı söylemler ayaklar altında idi.”  Lakin geldiğimiz noktada bu konuda başarı sağlanmamış durumda…

İMF ile yollar ayrılmış idi lakin yine İMF’nin kapısı çalındı.

Ekonomi yüksek enflasyon ile ilerleyemiyor.

Avrupa Birliği rüyası, rüyada kalmış durumda…

Ehliyet ve liyakat sınıfta kaldı. Mülteci konusu hala büyük bir sorun…

Bürokrasi ahbap çavuşlara emanet…

Yolda olanlara çelme takılıyor, yolda bulunanlar tarafından…

Terörle mücadele yol almış olsa ABD ve Batı destekli örgütler hala büyük sorun teşkil ediyorlar.

Türki Cumhuriyetleri ile ekonomik birliktelik sağlanamıyor.

Hayat pahalılığı önlenemiyor.

Alım gücünün yükseltilmesi hayalden öteye gitmiyor.

Mülteci sorunu enkaz… Etnik ötekileştirmenin önüne geçilemiyor.

En büyük eksiğimiz sorunların çözümü yerine onların üstünü örtmeye çalışma çabamızdır.

Ne Asyalı oluyoruz, ne Avrupalı ve nede ümmet… Sadece biraz Anadolu olmuş durumdayız.

Ne kimse alınsın ve ne de kimse sevinsin herkesin yapacağı biraz samimi olmak, dürüst olmak…

Hak, hukuk ve hakkaniyetli olmak düsturumuz olsun…

Kalın sağlıcakla…