2015 ve Hoşgörü!

Abone Ol

Her sene; yeni bir takvim yılına girildiğinde güzel temenniler sıralanır, sağlık, mutluluk, huzur başa konup, yanına herkesin kendinde ihtiyaç gördüğü eksiklikler eklenerek yeni yıldan istenir.

2015’ e de aynı duygularla girdik.

Yeni yıldan kendi adıma istediğim şeyler; sağlık, huzur ve mutluluk başta olmak üzere Yeni Malatyaspor’un şampiyonluğu, memleketimden başka tuttuğum tek takım Real Madrid’in tüm kupaları alması ve Cristiano Ronaldo – Messi rekabetinin daha da büyümesi oldu.

***

Türk toplumu ve dünya açısından beklentilerim ise sizinkilerin aynısı elbette. Daha hoşgörülü, daha barışçıl ve daha insan gibi yaşanılır bir dünya.

Tabi burada hoşgörü demişken, konuyu yine spora ve kendi yaptığımız işe getirmeden edemeyeceğim. Okuyucularımızın spor ile ilgili her yönden daha bilgili hale gelmesi, öngörülerimiz ile yetkililerin bazı yanlış giden olaylara doğru müdahale etmesi ve kamunun eleştirdiği konularda vicdan sesi olma gerekliliği ile bir şeyler yazıyoruz.

Bazen övüyoruz, bazen yeriyoruz.

***

Gündemime aldığım birçok konuyla ilgili çok sayıda telefon aldım bugüne kadar. Bunu birileri gibi ‘bakın muhatap alınıyorum’ güdüsüyle yazmıyorum elbet. Zaten böyle bir kaygım da olmadı hiçbir zaman. En son görüşmem sevgili TÜFAD Şube Başkanımız Nihat Bayındır ile oldu.

Ana temasında Malatyalı antrenörlerin yaşadıkları duruş problemi nedeniyle görev bulmakta zorlandıklarını ve bu yüzdende hiçbir zaman kendi değerimizi oluşturamadığımızı içeren bir yazının kritiğini yaptık telefonda dakikalarca.

***

Nihat Bayındır bu konuda çok duyarlı. Beni daha önceleri çıkan yazı ve yorumlarım nedeniyle de çok kez aradı. Antrenörlerin eleştirildikleri konuların karşısında olduğunu, birkaç örnekten yola çıkarak genelleme yapmanın doğru olmayacağını ifade etti. Ben de ona; kendisinin beni antrenör hakkını korumak için aradığını ama adı geçen bir tane bile antrenörün aramadığını söyledim. Sonuçta onunla bir birbirimizin dostluğuna gölge düşürmeyecek şekilde konuştuk ve telefonu kapattık.

***

Benzer bir durumda Cihangir Meriç ile ilgili gerçekleşti. Yeşilyurtspor ve onun takımı idare edişi ile ilgili eleştirilerin olduğu yazıdan dolayı yine dakikalarca konuştuk ve telefonu kibarca kapattık. O kendine göre eleştirilerin cevabını verdi. Ben de dinledim. Ama sonunda bazı noktalarda bir birimize hak verdik.

***

Bu örnekleri, hoşgörünün toplumumuz hele de spor camiası adına ne kadar önemli olduğu bilinsin diye yazıyorum. Birileri tarafından eleştirilmek, yaptığın işin beğenilmediğini duymak kimseyi rahatsız etmemeli. Eleştiriyi; önce bir okuyup, dinleyip, mantık süzgecinden geçirip sonra dikkate almak gerekli. İnanın yöneticimiz, antrenörümüz, basınımız, futbolcumuz ve siyasilerimiz bu seviyeye gelse bu toplumda ne kavga kalır ne de başarısızlık!

***

2015’ in ilk günlerinde hoşgörüye daha fazla ihtiyacımız olduğunu bir kez daha hatırlatıyor, herkesin yeni yılını tebrik ederken, mübarek Mevlit Kandili’ni de kutluyorum.…