Alima Yeni Malatyaspor bizleri şaşırtmaya devam ediyor diyerek başlamak istiyorum. Erciyes maçında takım halinde iyi futbol, 4 gün sonra birkaç futbolcu haricinde Altınordu karşısında kötü oyun ve alınan mağlubiyet, Pazar günü ise Adana Demirspor deplasmanın da son 40 dakika 10 kişi ile galibiyeti kaçırıp 1 - 1’ lik skorla Malatya’ya dönen ekibimizden bahsediyorum.
Müsabaka öncesi matematiksel hesap dediğimiz kavrama bakarsak, iki takımdan Alima Yeni Malatyaspor’un Play Off, Adana Demirspor’un ise ligi ilk iki de bitirip süper lige çıkma şansları devam ediyordu. Böyle bir durumda iki takım içinde alınabilecek en kötü sonuç mağlubiyetle beraber tabi ki beraberlik olacaktı. Hele de bir gün öncesinde Karabükspor’un deplasman galibiyetinden sonra ev sahibi Adana Demirspor’un bizim karşımızda mutlak galibiyete ihtiyacı vardı. Sonuçta 1 – 1’ lik skor iki takımada şans yüzdeleri açısından rakiplerinden geride oldukları için çok fayda sağlamadı.
Müsabaka boyunca iki takım arasındaki 9 puanlık farkı, sanki Alima Yeni Malatyaspor lehine görür gibiydik. Ev sahibi olan ve konumu itibari ile 3 puana daha fazla ihtiyacı görünümlü Adana Demirspor oynadığı futbol, gösterdiği mücadele ile aldığı bir puana ve de Guido Koçer’e yatıp kalksın şükretsin. Erkan Sekman’ın atılmasını bir tarafa bırakıp eksik oynadığımız sürece oyun disiplininden kopmadan takım halinde iyi savunma yapmamızın yanı sıra, çıktığımız ani hücumlarla da pozisyonlar yakalayan ekibimiz Guido Koçerle iki net fırsatı heba ederek olası 3 puanı da kaçırmış oldu.
Erkan’ın atılmasında hakeme biraz sitemimiz olsa da deplasmanda, galip durumda ve de sarısı olan bir oyuncunun daha dikkatli davranması gerekirdi diye düşünüyorum. Umut Nayır’ın koşusu ve yaptığı gol vuruşunun yanında, Sedat’ ın ara pasındaki inceliği, zaman ayarını da unutmamak gerekir.
Kaptan Vedat bir kalecinin takımı adına yapabileceği katkının hepsini bu karşılaşma da sergilemiştir. Yediği gole ille de bir kusurlu aranacaksa sağ bek Kemal çok iyi bir sezgi, kademe anlayışıyla (Her ne kadar geriden gelen oyuncu avantajlı olsa da) rakipten önce topa müdahale edebilirdi. Tıpkı Osman’ ın skor 1 - 0 iken başarılı bir şekilde araya girip topu kornere atması gibi.
Takım halinde kendimize o kadar öz güvenle oynadık ki örneğin; Azubike nin hiç kullanamadığı sol ayağı ile uzun toplar atmaya çalışarak (Doğru ve espri katarak) sanki deney yaptığına şahit olduk. Sadık kendisinden beklenen oyunu maç boyunca sergilerken, yaptığı önemli işler bize artık sıradan gibi geliyor. Osman oynadığı hem sol bek de hem de stoperde başarılı oldu. Sedat tecrübesinin bazen sertliğinin yanında, attığı zaman zaman final pasları ile de maçın öne çıkan isimlerinden biriydi.
Mba top hâkimiyeti, enerjisi ve takımı rakip sahaya taşımadaki becerisiyle önemli işler yaptı. Bu kadar özellikli olan bir oyuncunun takımımız adına en büyük eksikliği performans olarak sezon başından beri maçlarda ki bir iyi bir kötü olan istikrarsızlığıdır. Umut Nayır’ı nasıl Altınordu maçındaki cansız (silik) futbolu ile eleştirdiysek, bu karşılaşmada kendisini öne çıkaran görüntüsü ve attığı gölü ile de alkışlıyoruz. Böyle kapasiteye sahip olan genç oyuncumuzdan yüksek performans beklemek de bizlerin hakkı olsa gerek.
Ben geçen müsabakalar hakkında kazansaydık şu kadar puanımız olurdu, Play Off için de avantajlı konuma gelirdik demeyi uygun bulmuyorum. O zaman her takım kendine göre bir hesap yapar ve klasmandaki yerler beklenmedik biçimde değişmiş olur. Kendimize göre 3-5 puan önde olduğumuz yerde, diğer takımlara göre bir bakmışsınız 3-5 puan aşağı inmişiz.
Lakin iki Pazar arasındaki oynanan (iyi-kötü) futbolunki bu kadar farklı olmasına şaşırıyorum. Gerçi bunu üst düzey liglerde üst düzey takımlarda çok sık olmamakla beraber tekrarladığı için demek ki olabiliyormuş, diyorum. Maça gidip stada alınmayan taraftar gurubuna yapılanları öğrendim ve bu davranış içerisinde bulunanların ne amaç güttüklerini anlayamadım. Benim bildiğim deplasman maçın da taraftar alınmayacaksa önceden bilgi verilir ve boşu boşuna o kadar insan kalkıp oraya gitmemiş olur. Adana Demir taraftarlarının maç süresince ve maçtan sonra takımımıza yaptıkları kendi terbiye ve nezaketlerinin ne kadar düşük seviyede olduğunu gösterdi.
Maçın tecrübeli hakemi Süleyman Abay hakkında kırmızı kart verdiği pozisyonda negatif düşüncem oluşup kararı ağır bulsam da, müsabakanın sonlarına doğru Sedat Ağçay’ ın ceza sahası içerisinde rakibine girdiği anı penaltı çalmadığı için de (Çünkü penaltı verilebilirdi. Skordan da etkilenerek) kendisi hakkında ki fikrim değişti. Kardeş takım Adanaspor 12 yıl aradan sonra tekrar süper lige çıktı. Adana şehrine hayırlı olsun. Umarım zorla çıktıkları bu ligde kalıcı olur ve kolayca düşmezler…