2-2 yenildik

Bu hafta oynadığımız Gençlerbirliği maçına, mutlak galibiyetin geleceği, puansal olarak biz düşmeyiz dedirtecek ve bu yolda tüm kenti bir araya getirecek fırsat olarak gördüğümden farklı bir duyguyla stada gittim.

Abone Ol

2-2 YENİLDİK

Bu hafta oynadığımız Gençlerbirliği maçına, mutlak galibiyetin geleceği, puansal olarak biz düşmeyiz dedirtecek ve bu yolda tüm kenti bir araya getirecek fırsat olarak gördüğümden farklı bir duyguyla stada gittim. Maçta çok değişik duygular yaşadık. Maç dönüşünde 2-2’lik sonuca bir anlam yükleyememiştim. Eve geldiğimde oğlum baba “2-2 yenildik” diyince, Evet dedim, aradığım anlam tamda buydu.

Gol arayan taraf biz olacağımıza göre, topla oynamak ve gol aramak zorunda olduğumuz bir maç olmasına rağmen, dengeli giden, bazen bize ve rakip için hızlı hücum şansı veren bir maç oldu. Hagi Osman’ın performansı ile iki farklı öne geçtiğimiz andan sonraki beş dakikada bir durağanlık oldu bilmem hissettiniz mi? İşte maçı kazanma anı burasıydı. Oyuna hiçbir müdahale girişiminde bulunmayan kenar yönetimi, tribündeki seyirciden farksızdı. Rakip tek oyuncu değişikliği ile orta saha ve oyun üstünlüğünü aldı. Bu andan itibaren bu durumu fırsata çevirmek adına hamleler gelebilirdi. Fakat fırsatı kaçırınca rakibin golleri geldi. Yine acemice hatalar, ceza sahası içinde adam ve alan markajını birlikte uygulayan savunma oyuncusu top ön direkteki oyuncuya geldi diye kendini kurtarmak için öne çıkar mı? İkinci golde savunma oyuncusu ceza sahasına gelen topu “en ileri en yukarı” prensibi ile vurarak uzaklaştırır. Profesyonel düzeyde böylesine basit hatalar yaparsan topu kalenden çıkarmak zorunda kalırsın. Daha öncede söyledim bu iki bek oyuncusu ile hücum yapamadığın gibi savunmada yapamazsınız. Bu aksaklığı bir tek ben mi görüyorum.

Özellikle evinde, hem de rakiplerinle oynadığın altı puanlık maçlarda avantaj sağlayamayan takımımız için, zorlu bir süreç başlıyor. Daha dişli takımlarla oynayacağız. Tek avantajımız gençlerimizin dinamizmi ve deplasman maçlarına uygun oyuncu profilimiz. Allah Hagi Osman’ı korusun o yoksa, neyimiz var ki.

Yine yine yeniden, hiç değişen bir şey olmaz mı bu Malatya’da. Yanlışlardan ders alınmaz mı? Malatya Arguvanspor’da aynı imiş. Elin hocalarına verdiğiniz şansları kendi insanınıza vermeyin olur mu? Dışarıdan getirin. Ha getiremezsiniz o ayrı, yanlış olmasın size bunu alın dediklerinde onları ancak getirebilirsiniz. Sizin için ne misyon, ne memleket, nede memleketin insanı önemli. MaazAllah yeni hocalar yetişir. Futbolculardan da Malatyalı olanları gönderin, dışarıdan getirin. Yüksek paralar verin, yesin içsin, takım düşsün, ne fark eder ki nasıl olsa cebinden para veren yönetici mi var. Üzülerek söylüyorum bu anlayış içinde olan belediyeler var, lütfen Malatyalının parasını, fakir fukaranın parasını, kendi keyfinizi tatmin etmek adına harcamayın. Memleket uğruna, memleketliniz uğruna harcamayacaksanız. Yeni hoca getirdiniz bizim Malatya’da onlarca isim sayabiliriz. Bunlardan birine neden şans vermediniz. Hoca kriterlerinize uyan birilerimi olmadı. Sizin kriterleriniz ne ise kamuoyuna açıklayın da bilelim. TFF antrenörlük kurslarına onca paralar vermeyelim.

Esen kalın…