Malatya Özsan Sanayi Sitesi’nde meydana gelen küçük çaplı bir trafik kazasının ardından 19 yaşındaki beyaz eşya teknisyeni Miraç Özbay ile karşı taraf arasında yaşanan anlaşmazlık, darp iddiasıyla karakola taşındı. Özbay, kazanın ardından evrak işlemleri için gidilen işletmede darp edildiğini iddia ederek darp raporu aldı ve şikâyetçi oldu.
“HATALI BENDİM AMA DARP ETMEYE HAKLARI YOKTU”
Beyaz eşya teknisyeni Miraç Özbay henüz 19 yaşındayken, küçük bir trafik kazasına karışıyor. Kaza da hatalı bendim diyen Özbay olayı şöyle anlattı:
“Dün sabah saat 9 civarında, Özsan sanayi tarafında araç arızası nedeniyle sanayiye gittim. Orada ufak bir trafik kazası yaşadım. Ben tali yoldaydım, karşı taraf ana yoldaydı. Kör noktadan çıktım. Hatam olduğunu kabul ediyorum. Zaten baştan “Ben hatamı kabul ediyorum” dedim. Ufak bir sıyrık vardı. Ben de dedim ki, “Aracı kendi kaportacımda yaptırayım.” Ancak bunu kabul etmediler. Israrla “Biz kendi kaportacımıza götüreceğiz” dediler.
Benden 5 bin lira talep ettiler. Açıkçası bu rakam bana çok fazla geldi. Çünkü ortada çok küçük bir sıyrık vardı. Kendi kaportacım, “Rötuşla ya da küçük bir işlemle halledilir” dedi. Ama karşı taraf, “Bu şekilde yapılırsa sırıtır, tampon komple boyanacak” diyerek bu parayı istedi. Ben bu ücreti kabul etmeyince, “Ya parayı vereceksin ya da bizim kaportacımıza yaptıracağız” dediler. Ben de “Bu şekilde anlaşamıyoruz, trafiği çağıralım” dedim. Trafik polisi geldi, kaza tutanağı tutuldu. Yaralama olmadığı için polis ayrıldı.
Daha sonra evrakları doldurmak için karşı tarafın işletmesine gittik. Özsan Sanayi Sitesinde bulunan büyük bir nakliye şirketiydi. Evrakları doldururken bir anda bana bağırmaya başladılar. Ben de doğal olarak sinirlendim. Çünkü bu bir kazaydı ve çözümü vardı. Bu kadar büyütülmesini anlamadım. Tam kaza tutanağını doldururken, işletme sahibi geldi ve beni darp etmeye çalıştı. Arkadan biri beni tuttu, işletme sahibi de karnıma ve kafama yumruk attı. Kendimi zor dışarı attım. Hemen ustamı aradım, “Beni darp ediyorlar” dedim. Polisi aramamı söyledi. Polis geldi, darp raporu aldım ve karakola giderek şikâyetçi oldum.
Ben 19 yaşındayım, ehliyetim var. Trafikte ufak bir dalgınlık sonucu küçük bir kazaya karışmış olabilirim. Ama bunun sonucu şiddet olmamalıydı. Küçük bir sıyrık yüzünden bir insan darp edilmemeli. Yetkililere sesleniyorum. Bu konuda gereğinin yapılmasını istiyorum. Kimsenin, özellikle genç bir insanın, böyle bir olay yaşamasını istemiyorum.”
“BU TARZ ESNAFLAR YÜZÜNDEN BİRÇOK ESNAFA LEKE GİDİYOR”
Miraç Özbay'ın ustası olan Aslı Badem Çala ise, olaya tepkisiz kalmadı. Eskiden esnafların bir ahilik kültürü olduğunu hatırlatan Çala,
“Dün tatsız bir durum yaşanmış. Bu ülkede bu trafik magandalarına ne zaman dur denebilecek? Bir çocuğu güvenini alıp dükkanın içerisine koyuyorlar ve orada birden fazla kişi çocuğu darp ediyor. Eskiden ahilikte herkes çocuğunu bir esnafa emanet ederdi. Şimdi bunların hiçbiri kalmadı. Böyle esnaflar yüzünden gerçekten utanıyorum. Bu tarz esnaflar yüzünden birçok esnafa leke gidiyor”
dedi.
“YAZIKLAR OLSUN BÖYLE ESNAFLARA”
Yetkililere seslenen Çala,
“Yetkililerimizden gereğinin yapılmasını talep ediyorum. Daha 19 yaşında bir genç korktu ve görecek önünde birçok günleri var. Kaza hepimizin başına gelebilir. Elemanımı dövmüş bir de dükkan içinde tutuyorlar. Çocuk can havliyle kendini zorla dışarı atıyor ve beni arıyor. Bu ne kadar adil bir şey ya? Sen bir de esnaf olacaksın ve bir kadın gelecek, orada dövdüğün, yola attığın personelini toplayıp gidecek. Yazıklar olsun böyle esnaflara”
şeklinde sitem etti.
“BU İŞE ARTIK DUR DESİNLER, ŞİDDETE GÖZ YUMULMASIN”
Kazayı yapan Miraç Özbay’ın tanıdığı olan Abdülvahap Tanış’da bu duruma tepkisiz kalmadı. Tanış şu sözleri kullandı:
“Malatya’da yol ve trafikle ilgili çok büyük bir sorun yok aslında. Asıl sorun vatandaşta. Herkes yaya gidemiyor, araba kullanıyor. Kaza oluyor. Daha araçtan iner inmez insanlar karşı tarafın üstüne çöküyor. Bu kabul edilecek bir şey değil. Çoluğumuzu, çocuğumuzu dışarı salamaz hâle geldik.
Eskiden öyle miydi? Biz yaşça büyüğüz. Eskiden birine çarptığında insan özür dilerdi. Saygı vardı. Şimdi hem vuruyorlar hem de sopa çekiyorlar. Daha bu işin başı. Karşındaki genç bir çocuk. Olabilir, hata yapmış olabilir. İnsan mı öldü? Hayır. Bu bir teneke parçası, yapılır. Bunun bir yolu yordamı olmalı. Büyük küçüğü bilmeli, küçük de büyüğe saygı duymalı. Ama bu düzen kalmadı. Bir araba kayıyor diye insanın üzerine sopa ile yürünür mü? Burası dağ başı mı?
Yetkililere sesleniyorum: Kazalar olabilir. Trafikte her şey olabilir. Bir çocuğu kandırıp dükkâna sokuyorlar, içeride biri tutuyor, biri vuruyor. Ne hakla benim oğlumu, kardeşimi dükkâna sokup darp ediyorsunuz? Bu ayıptır. Vallahi ayıptır. İnsan biraz utanır. Arabanın zararı varsa başımızın üstüne, yaptırılır. Buna kimsenin itirazı yok. Ama şiddet olmaz. Sopayla, dayakla olmaz. Sen onu döversen, yarın başkası da seni döver. Bu nereye kadar gidecek? Her yer buz, yollar kaygan. Bir genç çocuğun onuruyla oynanmaz. Yetkililerden ricamız şu; Bu işe artık dur desinler. Şiddete göz yumulmasın. Gençlerimizi bu vahşete teslim etmeyin.”