DOLAR

16,7832$% 0.34

EURO

17,4971% -0.28

STERLİN

20,2938£% -0.49

GRAM ALTIN

974,31%0,49

ÇEYREK ALTIN

1.590,00%0,19

BİTCOİN

322970฿%-0.78253

İmsak Vakti a 03:11
Malatya AÇIK 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

Yeşilçam’ın kötü adamı Mehmet Yağmur

Tarak, kalem, defter satarken kendisini bir anda Yeşilçam filmlerinde bulan Mehmet Yağmur, kötü adam rolüyle 120’ye yakın filmde oynadı. 2020 yılında koronavirüs (Kovid-199 nedeniyle hatarını kaybeden Yağmur, sinemada ‘kötü adam’ rollerinde oynasa da arkasında birçok güzel hatıra bıraktı.

Hasbihan Et

1959 yılında daha 17 yaşındayken Malatya’dan trenle İstanbul’a kaçan Yağmur, Kapalıçarşı’da kalem, tarak, defter satarken bir zabıtayla kavga etti ve kaçtı. Yeşilçam Sokağı’nda tanıştığı bir kişi sayesinde setlerde ışıkçılığa başlayan Mehmet Yağmur, sette amirlik yapmaya başladı. 1970 yılında Antalya’da Yılmaz Duru ile ‘Bin Yıllık Yol’ adlı film çekimine giden Yağmur, kamera arkasında çalışırken, bir oyuncunun gelmemesi üzerine, Yılmaz Duru’nun ‘Mehmet seni oynatalım’ demesiyle ilk olarak  ‘Bin Yıllık Yol’ filminde rol aldı.

Sinemaya, ‘kötü adam’ olarak adım atan Yağmur, 60-70 lirayla filmlerde kavgacı olarak rol aldı. Bir röportajında, “1973 yılında Mehmet Yağmur oldum” diyen Yağmur, Osman Faik Seden, Natuk Baytan, Remzi Jöntürk, Yılmaz Atadeniz gibi yönetmenlerle çalıştı.

İsminin olduğu 110 filmde rol alan Mehmet Yağmur, Erol Taş, Bilal İnci, Turgut Özatay, Hayati Hamzaoğlu, Kenan Pars gibi ünlü sanatçılarla birlikte ‘kötü adam’ olarak Yeşilçam’ın tarihine geçti.

2020 yılında yakalandığı koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden Mehmet Yağmur, 9.Malatya Uluslararası Film Festivali’nde ‘Sinemanın Olmazsa Olmazları Ödülü’nü almıştı.

Yağmur, Malatya’dan Yeşilçam’a uzanan öyküsünü şöyle anlatmıştı:

1959 yılında daha 17 yaşındayken Malatya’dan trenle İstanbul’a gittim. Kapalıçarşı’da kalem, tarak, defter satarken bir zabıtayla kavga ettim. Zabıtaya vurdum ve kaçtım. Yeşilçam Sokağı’nda tanıştığım bir kişi sayesinde setlerde ışıkçılığa başladım. Setlerde amir olarak görev yaptım. 1970 yılında Antalya’da Yılmaz Duru ile ‘Bin Yıllık Yol’ adlı film çekimine gittim. Bir oyuncunun gelmemesi sonrası, Yılmaz Duru, ‘Mehmet seni oynatalım’ dedi. ‘Bin Yıllık Yol’ filminde rol aldım ve sinemaya başladım. 60-70 lirayla filmlerde kavgacı olarak başladım. 1973 yılında Mehmet Yağmur oldum. Yönetmenler Osman Faik Seden, Natuk Baytan, Remzi Jöntürk, Yılmaz Atadeniz beni sevdiler, oynattılar ama biz yerimizi bilemedik. İsmimin olduğu 110 filmde rol aldım. O zaman bizden başka kötü adam yoktu. Erol ağabey, ben, Bilal İnci, Turgut ağabey, Hayati Hamzaoğlu, Kenan Pars vardı. Hamallıkla artist oldum. Günlük 2-3 filmde ‘kötü adam’ rollerinde oynadım. Sinemada kötü adam olmak her adamın kârı değil. Her adamın işi de değil. Her adam, kötü adamda olamaz çünkü yapılan işte alımı, bilgisi, yeteneği olacak. Yumruğu yedin, yere nasıl düşeceksin? ‘Takla at, yuvarlan’ diyor, yanlış düştüğün zaman kolunu kırarsın. Bunları bilmezsen kavgacı olamazsın. 1970’te bize 100 lira yevmiye veriyorlardı ki çok iyi paraydı. Günde 3 filmde kötü adam rolünde oynuyorduk. 30-35 kişilik kötü adam kadromuz vardı, her filmde bunlar oynuyordu. Kapalı çarşıda tarak, defter satarken birden kendimi Yeşilçam Sokağı’nda buldum. Işıkçılıkta çalıştım ama gözüm karaydı. Atla atla, düş düş, vur vur, kır kır, hiç korku yoktu. Kavganın A’sından Z’sine her şeyini biliyorduk. Nereden vurursun, nereden gidersin bunu bilemezsen olmaz, çekemezler. Onun için bir kariyerimiz vardı. Orayı da koruyabildiğimiz kadar koruduk. Gerçek dayak yediğim filmde oldu. Yılmaz Köksal kazara ayağı kaydı gözümün altına bir yumru attı, ‘gözüm çıktı’ sandım. Malkaçoğlu filmini çekerken ölümlerden döndük. Köprüden bizi aşağı atma sahnesi vardı. Camoka vuruyor, Cüneyt Arkın’ı ve bizi suya atıyor, Dalaman çayına. Dalaman çayının derinliği yarım metre, altı da betondu. 15 metreden aşağı düştük. İpi kestiler patır patır düştük ve canlı çıktık. O kadar ki işimiz sertti. Şuan ki aklım olsa bir tanesinde bile oynamazdım, canınla dövüşüyorsun.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Sinema için topladığım şişelerle zengin olurdum”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.