- 30 Kas 2020 - 12:22

Esnafı Hem Pandemi Hem De Vergiler Vuruyor

35 yıldır kahvehane işletmeciliği yaptığını dile getiren Doğan Ulutaş isimli esnaf, meslek hayatında ilk defa deprem ve pandemiden sonra sıkıntıya düştüklerini ifade etti.

Mutlu Sarıgül
Mutlu Sarıgül Tüm Haberleri

Pandeminin artmasıyla birlikte 2’nci kez işyerleri kapatılan kahvehane, kıraathane ve internet kafe işletmecileri zor günler yaşıyor. Evlerine artık ekmek götüremediklerini dile getiren esnaflar devletten destek beklediklerini ifade ederken, kahvehane işletmecisi Hüseyin Kılıç,

Şu anda kapalı olan işyerlerimize reklam-ilan vergisi, çevre temizlik vergisi veriyoruz. Kapalı olan bir yere çevre temizlik, reklam ilan vergisi olur mu? Ne kazanıyoruz ki? Bizim bu konuda sıkıntımız çok büyük

dedi.

Pandeminin Türkiye’de ortaya çıkmasından bir süre sonra işyerleri bir süre kapatılan kahve ve kıraathaneler adeta bitme noktasına gelmiş, işyerleri açıldıktan sonra da eski düzenlerine bir türlü kavuşamamışlardı. Koronavirüs salgının tekrar çok hızla yayılmasından sonra tekrar kapatılan kahve ve kıraathane esnafları BUSABAH gazetesi ve BUSABAH TV olarak haftada bir defa yayınladığımız

''Esnaf konuşuyor” adlı yazı ve programımızın konuğu olarak dertlerini ve sıkıntılarını bir bir anlattılar.  Devletten destek beklediklerini bir kez daha dile getiren esnaflar önemli açıklamalarda bulundular.

35 yıldır kahvehane işletmeciliği yaptığını dile getiren Doğan Ulutaş isimli esnaf, meslek hayatında ilk defa deprem ve pandemiden sonra sıkıntıya düştüklerini ifade etti.

ULUTAŞ: İŞSİZLİĞİN NE OLUĞUNU HERKES BİLİYOR

Kredi borçları olduğunu hatırlatan Ulutaş,

İşyerlerimiz ikinci defa kapatıldı. Kredilerimizi, borçlarımızı ödeyemedik. Evimize ekmek götüremiyoruz. Benim 32 yaşında bir oğlum var, onu hala evlendiremedim. Bu tür problemlerle uğraşırken elimizdeki ekmeğimizin gitmesi bizi haddinden fazla bir şekilde mağdur etti. Ben devlet tarafından bize pandeminden dolayı en azından geçimimizi ağlayacak maddi anlamda bize para yardımında bulunulursa bizi mutlu eder. Çocuklarımıza karşı mahcup olmayız. İşsizliğin ne oluğunu, ekonomik krizin neler getirdiğini herkes az çok biliyor. Biz devletimizden yaşamımızı sürdürmemizi sağlayacak maddi destek bekliyoruz. Pandeminin başlamasından sonra işyerlerimiz kapatıldı. Bize krediyle ilgili bir imkân sunuldu. O krediyi kullandık. Ama bu kredinin de bir ödemesi var. Gelir olmazsa o kredinin taksini nasıl ödeyeceğimizin hesabını yapamıyoruz. Gelir olmazsa ben kredinin taksini nasıl ödeyeceğim? Pandemiyle ilgili de e-devletten müracaat ettim ve müracaatlarımın ardında da hiçbir şekilde bir destek verilmedi.

diye konuştu.

“GECELERİ3-4 DEFA UYANIYORUM”

İşyerlerimizin ne zaman açılacağını bilemiyorum. Ama şunu diyebilirim. TC kimlik numarasıyla, müracaatla uğraşacaklarına bizim maliye kayıtlarımız zaten var. Esnaf olduğumuz belli” diyen Ulutaş, şunları kaydetti:

Esnaflık kayıt ve sicil numaramıza göre kapatıldığımız aylar süresince bankalara kendi adımıza devlet tarafından maddi anlamda bizleri rahatlatacak, bizim geçimimizi sağlayacağımız şekilde para yatırılmasını talep ediyorum, en doğru olan da zaten budur. ‘Siz müracaat edin, biz bakacağız’ deniyor. Geliri olmayan bir insanın durumu nasıl olabilir ki, bunu da kendileri hesaplasınlar. İşyerlerimiz kapatılırken bizlere hiçbir şey söylenmedi. Sadece pandemiden dolayı söyledi. Elbetteki, bizler duyarlı insanlarız, biz hastalıkta üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz. Bana ‘20 gün iş yerini hiç açmayacaksın, bir kuruş da para almayacaksın’ deseler başım üstüne. Ama bakıyorsunuz işyeriniz açık ama yapacağınız meslek engellenmiş. Ben nasıl para kazanacağım, iş yerinin açık olması çok da önemli olmuyor. Ben 3. katta işyeri çalıştırıyorum, kim gelir benim işyerime ve çay içer? Çok mağduruz. Biz devletten, yöneticilerimizden bizim yerimize kendilerini koyup karar vermelerini istiyorum. empati yapsınlar. Zararımız çok fazla ve bunu hesaplamak da çok zor. Yaklaşık 18 bin lira zararım var. Borçlandık. Borçtan dolayı artık psikolojimiz bozuldu. Evimize ekmek götüremiyoruz. Eve gidiyorum, hanımımın, çocuklarımın yüzüne bakamıyorum. Sabah işe gideceğim ama gideceğim bir işyerim yok. Geceleri sabaha kadar 3-4 sefer uyanıyorum. Yarın ekonomik kriz daha da belirginleşirse ne yapabilirim diye çare arıyorum. Ben 60 yaşına geldim ve bu yaştan sonra başka bir meslek yapamam.

Kendisi yetkili olsaydı kıraathanelerle ilgili nasıl bir karar alacağını da söyleyen Ulutaş,

Ben sosyal mesafe kuralı için kıraathanelerde masaları azaltırdım. Buraya 50 kişi geliyorsa bu sayıya 25’e düşürecek şekilde bir düzen oluştururdum. Hijyene daha da önem verirdim. Maske ve sosyal mesafe kurallarına uygun olarak işyerlerin çalışmasına izin veridim.

dedi.

KILIÇ: SIKINTIMIZ ÇOK BÜYÜK

Zor durumda olduklarını belirten ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen kahvehane işletmeciliği yapan Hüseyin Kılıç da,

Öncelikle ben Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan’a seslenmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, gerçekten çok mağduruz. Malatya kahvecileri olarak çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Kahveyi kumarhane olarak görüyorlar. Kahve aslında Osmanlı’dan bu zaman kadar gelen bir kültürümüz. İnsanların buluştukları, kaynaştıkları ve iletişim kurdukları bir yer. Biz mahvolduk, bittik. Bundan 6-7 ay kadar önce de kapatıldık. Onun mağduriyeti bitmeden, tekrar kapatıldık, mağduriyete bir mağduriyet daha eklendi. Hiç bizleri dinleyen yok. Bize kale alan olmadı. Biz esnaf, Malatya kahvecileri olarak ne yapmamız gerekiyor? Şu anda kapalı olan işyerlerimize reklam-ilan vergisi, çevre temizlik vergisi veriyoruz. Kapalı olan bir yere çevre temizlik, reklam ilan vergisi olur mu? Ne kazanıyoruz ki? Bizim bu konuda sıkıntımız çok büyük. Tamamen zarar içerisindeyiz. Malatya esnafı olarak biz bittik. Madem öyle ruhsatlarımızı fes etsinler veya bize bir yol göstersinler. Biz ne yapacağız.

ifadelerine yer verdi.

“AÇIZ!”

Kahvehanelerin kumar yeri olmadığını dile getiren Kılıç,

Biz destek, yardım istiyoruz. Madem işyerlerimizi kapatıyorsunuz, bize de yardım etmeniz gerekiyor. Mesela Almanya öyle değil. Esnaf kaç aylık işyerini kapatıyor, bilmem kaç Avro destek veriyor. Bizim Türkiye’de ise umursamıyorlar. Eve bir parça ekmek götüremiyoruz. Bize pandemi sürecinde şimdiye kadar yardım yapılmadığı gibi çevre temizlik, reklam ilan vergisi için mesaj üstüne mesaj geliyor. Oyun olmazsa kahvenin bir anlamı yok zaten. Oyun dendiğinde akıllara hemen kumar geliyor. Hayır, kumar yeri değil. Eğlence yeri. Nasıl deniyorsa bizler ona göre ayak uyduralım. Zaten bütün tedbirlere uyuyoruz. Yeter ki, bizler bir parça ekmek parası kazanalım. Bizler alnımızın teriyle, namusumuzla para kazanıyoruz. Açız. Yapacağımız bir şey yok, artık son demlerdeyiz. Komple kapatsınlar, ne yapmamızı istiyorlarsa, onu yapalım.

diye konuştu.

ÇELİK: İLK KAPANMAMIZDA 75 BİN LİRA BİR ZARARA UĞRADIK

İnternet kafe işletmeciliği yapan Hasan Çelik isimli esnaf ise, şunları kaydetti:

İlk kapanmamızda 75 bin lira bir zarara uğradık. Şu anda iş yerimiz yaklaşık 10 gündür kapalı. Biz işletmemize epeyce bir cihaz aldığımız için aylık 15 bin lira sabit bir taksitimiz ve diğer giderlerimiz var. Toplamda 28 bin lira kadar aylık masrafımız bulunuyor. Ben işyerlerinin kapatılmasını makul bulmuyorum. Bu devletimizin kararı, buna saygı duyarız ama bir gerçek var ki, eğer böyle bir kapatma olacaksa devletimizin bizden tahsil ettiği ve edeceği bütün kredi borçları durdurulmalı, artı bizleri mülk sahiplerinin vicdanına bırakmayıp, bizleri mülk sahipleriyle karşı karşıya getirmeden kira konumuz halledilmeliydi. Yani kredi verip de, faizli veya faizsiz hiç farkı yok, geriye ödeyip başımıza ikinci bir dert açılacağına, gönlümüz bizden alınan tüm vergiler tahsil edilmesiydi, kapalı kaldığımız dönemlerde bizden kira alınmasıydı bizler bunları destek kabul ederdik. Ama gönlümüz şunu arzu eder, en azından aylık geçimimiz verilmeli.

“KAPALILIKTAN DOLAYI İŞSİZLİK ARTIYOR”

Bir yan gelirleri bulunmadığını belirten Çelik,

Herhangi bir yan gelirimiz yok. Bütün vaktimizi burada geçiriyoruz. Bizim çalışma süremiz çok uzun. Şu andaki ortamda geçim nasıl sağlanır. Şu anda herkes iş arıyor. İşsizlik söz konusu. Bir de kapalılıktan dolayı işsizlik artıyor. Geçimimizi nasıl sağlayacağımız konusunda herhangi bir ön görümüz yok. Kredi bizim için taze bir yük olacak. Taze bir yük olacağına devlet ve belediye tarafından tahsil edilecek olanlar bizden tahsil edilmez, artı geçimiz için bize cüzi miktarda bir destek sağlanırsa bu pandemi dönemini rahat bir şekilde atlatırız. Bu hastalık dünyayı etkilediği için, burada birilerini suçlamak çok doğru olmaz.

söylemlerini kullandı.

30 Kas 2020 - 12:22 - Gündem

Muhabir Mutlu Sarıgül


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi