- 18 Kas 2020 - 17:30

Malatya’da Çarpık Kentleşme Var

Çevreyolunun altında toplulaştırma veya dönüşüm olmadığı sürece müteahhitlerin 100 yıl da olsa oraya gitmesini bekleyemeyeceklerini dile getiren MİMDER Başkanı Mehmet Bülbüloğlu, Malatya’da çarpık bir kentleşme olduğunu ileri sürdü.

Mutlu Sarıgül
Mutlu Sarıgül Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Başkan Bülbüloğlu,

Bu noktada en büyük görev belediyelerimize, yerel yönetimlerimize düşüyor. Biz onlarla her zaman sorumluluk almaya, beraber hareket etmeye hazırız.

dedi.

Malatya İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİM-DER) çalışmalarına kaldığı yerden devam ediyor. Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bülbüloğlu’yla daha da aktifleşen MİMDER, gelecek yıllarda Malatya’nın yapılaşmasında söz sahibi olacak gibi görünüyor. BUSABAH gazetesi ve BUSABAH TV’ye yaptığı röportajla hem Malatya yapı stokunu değerlendiren hem de müteahhitlerin sorunlarını dile getiren MİMDER Başkanı Mehmet Bülbüloğlu önemli açıklamalarda bulundu. Bülbüloğlu’yla yaptığımız röportaj şöyle gelişti:

-Yaklaşık bir aydır görevdiniz ve göreve gelir gelmez hemen çalışmalara başladınız. Dernek olarak bir ay içerisinde neler yaptınız?

Göreve bir heyecanla geldik. Meslekte 10 yıllık bir tecrübem var. İnşaat Mühendisiyim ve müteahhitlik yapıyorum. Bu göreve gelirken müteahhitlik mesleğinin eksiklerini, ismindeki sıkıntılı yanları, yapılan o algı operasyonlarını ve temsil edilememesi noktasında bazı sıkıntıları gördüğüm için bu heyecanımla bu göreve geldim. Gelir gelmez de bazı şeyleri dernek adına, yönetim kurulumuzla beraber aldığımız kararlarla ve yaptığımız işlerle çok kısa bir sürede Derneğimizin ismini ve müteahhitlik ismini bir nebze olsun değiştirmeye çalıştık. Bu noktada biz üyelerimizi ve müteahhitleri temsil ediyoruz. Bu noktada bir birlik oluşturmanın peşindeyiz. Bu birlikteliği Malatya içerisinde sağladığımız zaman sesimizi daha güçlü ve daha net iletebileceğimizi düşünüyorum.

-Malatya- Elazığ depreminde bazı gerçekler ortaya çıktı. Konutların çok dayanıksız olduğunu, özellikle yeni yapılarda da hasarlar oluştuğunu gördük. Siz Malatya’daki yapı konusundaki eksiklikler olduğunu düşünüyor musunuz?

Ülkemizde 1999 yılında bir Körfez depremi yaşandı. 2011 yılında 81 ilde yapı denetim sistemi geçerli hale geldi. 1999 yılındaki bu depremden sonra bazı şeyler düzelmeye başladı. 2002 yılında devlet-hükümet değişimiyle beraber bazı şeylerde değişti. Yapı denetim sektörü geldi, inşaatta ilerlemeler oldu. Malzeme kalitesi artmaya başladı. 1999 yılından 2011 yılına kadar bütün illerde yapı denetimin oluşmasıyla beraber inşat kalitesi teknolojisinin belli bir aşamaya gelmesiyle beraber inşaatlarımız çok güçlü ve sağlam yapılar haline geldi. Ben bunu her yerde söylüyorum. 2010, 2011 yılında yapılan ya da son 10 yılda yapılan binalarda buna Malatya’da dâhil sağlam yapılar yapıldı.

-Malatya’daki yapı stokunu nasıl buluyorsunuz?

0,64 kredi oranlarının düşürülmesiyle beraber stokta bayağı bir erime oldu. Tüm ülkede olduğu gibi Malatya’da da kentsel dönüşüm ihtiyacımız var. Ülke genelinde yaklaşık 6.7 milyon riskli yapı mevcut. Bunun sayısı, illere dağılımı bizlerin elinde yok. Biz bunu araştırdık ama tam net bir sayıya ulaşamadık. Aslında yapılması gereken bunun tam net sayısı ve hasar tespit durumunun yapılması gerekir. Biz her zaman bunu savunuyoruz. Çünkü bir sonraki yaşayacağımız felaket, Allah göstermesin, aynı sıkıntıları yaşamayalım, aynı acılara üzülmeyelim, ağlayamayalım. O açıdan Malatya’da da bir deprem haritasının oluşturulması gerekir. Çünkü fay hattı üzerinde bulunan bir iliz. Binalarımız belli bir komisyon kurularak laboratuvar eşliğinde hasar tespit çalışması yapılması gerekir. Türkiye ve Malatya bazında tüm binalarımızın bir röntgeninin çekilmesi lazım. Bu röntgen sonucunda hangi binaların dönüştürülmesi gerekir, yaşayan nüfus sayısı nedir, yapı stokumuz buna yeterli olmadığı zaten aşikar, bunun kentsel dönüşümünün yapılabilmesi için neler yapılması gerekir? Bazı yasal gerekli ama gereksiz bürokrasiler de bunun hızını düşürmekte. Yapı stokumuz şu anda tabi ki yeterli değil. Sağlam ve güçlü bir Malatya istiyorsak yeterli değil. İhtiyacı karşılamıyor.

-Bir bina devrilse, doğal afet olup binalar yıkılsa sorumlu siz müteahhitlerin, bu gibi durumlarda müteahhitler günah keçisi ilan ediliyor. Siz bunu doğru buluyor musunuz?

Ben öncelikle müteahhittin tanımını yapmak istiyorum. Müteahhit sanıldığının aksine kolay para kazanılan bir meslek olarak değil, 200’den fazla alt grubu, malzeme grubunu bünyesine katan ve teknik altyapıyla beraber bunu şehrin bina yükünü taşıyan güçlü bir organizasyon işidir ve bu organizasyonu sağlayan kişilere biz müteahhit diyoruz. Deprem olduğunda yıkılan binalarda her zaman ilk idam sehpasına çıkarılan kişi müteahhittir. Burada müteahhitlerin bir suçu yok mudur, her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de iyisi de vardır, kötüsü de vardır, art niyetlisi de vardır, art niyetli olmayıp hata yapan da vardır. Bunu bir pazılın bir parçası olarak değerlendirmek lazım. Burada müteahhitler, mimarlar, mühendisler, yerel yönetimler ve vatandaşlar. Bu 5 kalem bir bütün olarak değerlendirilip, doğru sonuca ulaşmak için, bir daha aynı sıkıntılar yaşamamak için, bunların hepsini aynı kefede değerlendirilmesi lazım. Sadece suçu müteahhittin üzerine atarsak veya bunda müteahhit suçlu dersek hiçbir noktaya ilerleyemeyiz. Müteahhitlerimiz tabi ki üzerine düşen görevleri yapmalılar. Burada herkes vicdanını önüne koyup, buna göre çalışmalar yapmalı. Kamuoyuna da şu şekilde sesleniyorum: Sadece müteahhit olarak değil, bunu genel bazda değerlendirmek lazım ki, bir daha aynı sıkıntıları yaşamayalım.

-Ben Malatya’da çarpık bir kentleşme olduğunu düşünüyorum. Mesela Yeşilyurt bölgesinde güzel, modern ve yüksek binalar dikilirken, aynı sözü Battalgazi ilçesi ve çevreyolu için söyleyemiyorum. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz? Siz müteahhitler niçin Battalgazi ilçesine veya çevreyolunun altına giremiyorsunuz, siz bunları belediyelerden mi bekliyorsunuz?

İmar denildiği zaman bunun birinci ayağı yerel yönetimlerdir. Bunun bir işleyiş sırası olması gerekiyor. Sondan başa gittiğimiz zaman biz başarılı olamayız. Gelişmemiş bir yere öncelikle müteahhittin gitmesi beklenemez. Müteahhitler yerel yönetimlerin, belediyelerin çözüm ortağıdır. Öncelikli biz bekliyoruz ki, belediyemiz gitsin, oraya gerekli olan hizmeti götürsün, imar yollarını açsın, altyapısını, kaldırımlarını yapsın, gerekli olan, okul, park, sosyal alanlarını oluştursun. Biz hepsi yapılsın demiyoruz. Bunların başlangıcı oluşturulduğu zaman zaten müteahhitlerimiz o noktaya doğru yöneliyor. Çevreyolunun altında toplulaştırma veya dönüşüm olmadığı sürece müteahhitlerimiz 100 yıl da olsa oraya gitmesini bekleyemeyiz. Bu noktada çarpık kentleşme, yapılaşma evet, var. Doğru yapılaşmayı etrafa yaymamız lazım. Çevreyolunun altını da geliştirmemiz lazım. Bu noktada en büyük görev belediyelerimize, yerel yönetimlerimize düşüyor. Biz onlarla her zaman sorumluluk almaya, beraber hareket etmeye hazırız.

-Aslında siz biraz da belediyelerle çatışıyorsunuz. Belediyelerin kendi asli vazifesi dışında inşaat sektörüne girmesinden rahatsızsınız, siz bu konuda belediyelerle görüşüp, ortak bir sonuca vardınız mı?

Bizim belediyelerle çatışmamızın sebebi Malatya. Malatya’nın iyi bir konuma gelmesi için. Burası bizim memleketimiz. Çünkü biz burada yaşıyoruz, buraya hizmet ediyoruz, ekmeğimizi burada kazanıyoruz. Bizim maksadımız belediyelerle çatışmak değil, aksine belediyelerle iyi ilişkiler halinde Malatya’ya iyi alanlar, yapılaştırma kazandırmak. Belediyelerle istişare halinde olmak bizim tercihimiz. Ama bazı şeyler olmadığı zaman illaki onlara da sesimizi çıkartacağız. Ve geçenlerde yaptığımız açıklama da bir ses çıkartmaydı. Derneğimize gelen şikâyetler var. Aynı şartlarda yarışmadıklarını düşünüyorlar. ‘Ben belediyeyle yarışamam, bana rakip oluyor’ diyor. Bu noktada da haklı. Belediyelerin bize rakip olması değil, bizimle beraber ortaklık kurması gerekir ki, şehrimizin o noktada gelişimine, dönüşümüne katkı sağlamak. Kentsel dönüşüme ihtiyacımız var, özellikle Battalgazi bölgesinin, çevreyolunun alt kısımlarının acil dönüştürülmesi gerekiyor. Oradaki arsaların ada bazında toplulaştırılması gerekiyor. Çünkü bunu bir müteahhit yapamaz, müteahhittin önünün açılması gerekiyor. Belediyelere burada söylemek istediğimiz, mademki bu konuda bir adım atmak istiyorsunuz, buyurun o zaman bu bölgelerde başlayın, bu bölgelerde konut yapın, biz de gelelim size eşlik edelim. Bunun dışındaki alanlarda zaten biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz. Yerel yönetimlerin bize bir set değil, arkadan bir rüzgâr olmasını, bizle birlikte hareket etmesini bekliyoruz. Bu noktada her zaman istişareye hazırız. Ama henüz bu noktada bir neticeye ulaşamadık.

-Siz müteahhitlerin birçok problemi var. Özellikle malzeme konusunda sıkıntı yaşıyorsunuz. Kısaca problemlerinizden bahsedebilir misiniz?

Müteahhitlik sektöründe kur artışıyla birlikte ve faizlerin bir müddet yükselmesiyle tekrar bir daralma dönemine girdi. Ve bununla beraber malzeme alım noktasında sıkıntılar var. Malzeme temin etme noktasında sıkıntılarımız bulunuyor. Bazı malzeme gruplarında çok hızlı bir fiyat artışı var. Biz bu fiyat artışlarını mecburen vatandaşa yansıtmamız gerekiyor. Zaten arsa oranları belirli seviyelere ulaşmış durumda. Bu noktada bu sefer de vatandaşlar bizlere tepki gösteriyorlar. ‘Bu fiyata daire mi olur, bu fiyata dükkan mı olur?’ diyorlar. Ama burada maalesef hepsi birbirine bağlı. Malzemeler özellikle dolar kurundan dolayı pahalı. Bu noktada bazı fabrikaların, üreticilerin koyduğu aşırı zamlar da var. Dolar kurunun da üzerinde zamlar yapılıyor. Son 1,5 ay içerisinde plastiğe yüzde 65 civarında zam geldi. Son 1,5 ay içerisinde dolar yüzde 65 oranında artmadı. Ama plastik yüzde 65 oranında arttı. Cam aynı şekilde, çimento aynı şekilde. Demirimiz zaten artıyor. Bizim yüzde 80 malzememiz dolar kuruyla alakalı. Ama dolar yüzde 20 artıyor, bizim malzememiz yüzde 40 artıyor. Dolar düşüyor, ama fiyatı düşen hiçbir malzeme yok. Krizi fırsata çeviren fabrikalarımız, üreticilerimiz var. Burada da devlet desteğini bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde daha detaylı dosyamızı hazırlayarak, basınımızla paylaşacağız.

18 Kas 2020 - 17:30 Malatya- Spor

Muhabir Mutlu Sarıgül


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi